Miras Hukuku

Miras hukukuna ilişkin hükümler Türk Medeni Kanun’un üçüncü kitabında düzenlenmiştir. Miras hukukunun konusu, miras bırakan şahsın vefatı ile sona ermeyen hak ve borçlarına ilişkin hususların hukuki düzlemdeki sonuçlarıdır. Miras hukukunda “mülkiyetin devamlılığı ilkesi” esastır. Tereke açıkça reddedilmedikçe atanmış ve yasal mirasçılar, mirasçılık sıfatını ölümle beraber kazanırlar. Mirasçılar arasında terekenin paylaşılmasına ilişkin hususlarda anlaşmazlık çıktığına mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Miras hukukuna ilişkin anlaşmazlıklarda öncelik, taraflar arasındaki uzlaşmayı sağlamak olmalıdır. Bu sebeple tüm mirasçıların anlaşarak miras taksim sözleşmesi ile mirası paylaşması en hızlı ve kolay yoldur. Eğer taraflar anlaşama sağlanamaz ise aşağıda belirtilen davaları açmak mecburiyetinde kalabileceklerdir;

  • İstihkak davası,
  • Tenkis davası,
  • Tapu iptal davası,
  • Veraset belgesinin iptali davası,
  • Miras sözleşmesinin iptali davası
  • Mal paylaşımı ve saklı payın korunması davası,
  • Muvazaalı miras hukuku işlemlerine karşı iptal davaları,
  • Taksim ve Ortaklığın giderilmesi davaları

Eğer ki Murisin (miras bırakan) terekesi borca batık ise mirasın reddedilmesi halinde atanmış ve yasal mirasçılar bu borçlardan sorumlu olmayacaklardır.