Mirasın Reddi

Mirasın Reddi Nedir? Reddi Miras Nasıl Yapılır?

Mirasın reddi, mirasçının kendisine kalan mirası kabul etmek istemediğini resmi şekilde bildirmesidir. Halk arasında bu işleme çoğu zaman “reddi miras” denir. Hukuki adı ise “mirasın reddi”dir.

Bir kişi vefat ettiğinde mirasçılarına yalnızca malvarlığı değil, borçlar da geçebilir. Bu nedenle miras bırakanın borçları malvarlığından fazlaysa, mirasçıların mirası reddetmesi gerekebilir. Aksi halde mirasçılar, miras bırakanın borçlarından kendi malvarlıklarıyla sorumlu hale gelebilir.

Mirasın reddi özellikle borçlu miras bırakanlarda, icra dosyası olan kişilerde, banka kredisi ve kredi kartı borçları bulunanlarda, vergi borcu veya SGK borcu olanlarda, ticari borç bırakanlarda ve malvarlığından çok borç bırakan kişilerde büyük önem taşır.

Mirasın Reddi Nedir?

Mirasın reddi, mirasçının mirasçılık sıfatından doğan hak ve borçları kabul etmediğini beyan etmesidir.

Miras hukukunda kural olarak miras, miras bırakanın ölümüyle mirasçılara geçer. Bu geçiş yalnızca malları değil, borçları da kapsar. Bu nedenle mirasçı, miras bırakanın borçlarından sorumlu olmak istemiyorsa kanunda öngörülen süre ve usule uygun şekilde mirası reddetmelidir.

Türk Medeni Kanunu m.605’e göre yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise miras bırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse mirasın reddedilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.

Bu nedenle mirasın reddi iki şekilde karşımıza çıkar:

Gerçek ret

Hükmen ret

Gerçek ret, mirasçının süresi içinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası reddettiğini bildirmesidir.

Hükmen ret ise miras bırakanın ölüm tarihinde açıkça borca batık olması halinde mirasın kanunen reddedilmiş sayılmasıdır.

Reddi Miras Ne Demektir?

Reddi miras, halk arasında mirasın reddi için kullanılan ifadedir. Hukuki olarak doğru terim “mirasın reddi”dir.

Reddi miras, mirasçının “ben bu mirası istemiyorum” demesinden ibaret değildir. Bu beyanın kanunda öngörülen süre içinde ve yetkili makama yapılması gerekir.

Mirasçı mirası reddederse, miras bırakanın borçlarından sorumlu olmaz. Ancak mirası reddeden kişi, miras malları üzerinde hak da iddia edemez.

Yani mirasın reddi yalnızca borçlardan kurtulma aracı değildir; mirasçılık hakkından da vazgeçme sonucunu doğurur.

Miras Neden Reddedilir?

Miras çoğu zaman miras bırakanın borçları nedeniyle reddedilir.

Örneğin miras bırakanın bankalara kredi borcu, kredi kartı borcu, vergi borcu, SGK borcu, icra dosyaları, senet borçları veya ticari borçları olabilir. Miras bırakanın malvarlığı bu borçları karşılamıyorsa mirasçılar borç yükü altında kalabilir.

Mirasın reddedilmesinin başlıca sebepleri şunlardır:

Miras bırakanın borca batık olması

İcra dosyalarının bulunması

Kredi veya kredi kartı borçlarının fazla olması

Vergi veya SGK borçlarının bulunması

Ticari borçların mirastan fazla olması

Miras bırakanın kefalet borçlarının bulunması

Mirasın değersiz veya masraflı olması

Mirasçının mirasla ilgilenmek istememesi

Aile içi anlaşmazlıklar

Mirasçıların miras paylaşımıyla uğraşmak istememesi

Ancak miras reddedilmeden önce miras bırakanın malvarlığı ve borçları dikkatle araştırılmalıdır. Çünkü miras reddedildiğinde yalnızca borçlar değil, haklar da reddedilmiş olur.

Mirasın Reddi Süresi Ne Kadardır?

Mirasın gerçek reddi için süre kural olarak 3 aydır.

Türk Medeni Kanunu m.606’ya göre miras, 3 ay içinde reddolunabilir. Yasal mirasçılar bakımından bu süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat etmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar. Vasiyetname ile atanmış mirasçılar bakımından ise süre, miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar.

Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Yani süre geçirilirse mirasın gerçek reddi hakkı kaybedilebilir.

Bu nedenle vefat haberinden sonra miras bırakanın borçları araştırılmalı ve miras reddedilecekse üç aylık süre kaçırılmamalıdır.

Üç Aylık Süre Ne Zaman Başlar?

Yasal mirasçılar için üç aylık süre kural olarak miras bırakanın ölümünün öğrenildiği tarihten başlar.

Örneğin kişi babasının ölümünü 1 Haziran’da öğrenmişse, kural olarak 3 aylık süre 1 Haziran’dan itibaren işlemeye başlar.

Ancak mirasçı, mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispat ederse süre bu öğrenme tarihinden başlayabilir. Bu durum özellikle uzak akrabalar, nüfus kayıtlarından sonradan haberdar olan mirasçılar veya atanmış mirasçılar bakımından önemlidir.

Atanmış mirasçı bakımından süre, vasiyetname veya mirasçılık tasarrufunun kendisine resmen bildirildiği tarihten başlar.

Üç Aylık Süre Kaçırılırsa Ne Olur?

Üç aylık süre kaçırılırsa mirasın gerçek reddi kural olarak yapılamaz.

Bu durumda mirasçı mirası kabul etmiş sayılabilir ve miras bırakanın borçlarından sorumluluk gündeme gelebilir.

Ancak süre kaçırılmış olsa bile her şey tamamen bitmiş olmayabilir. Eğer miras bırakan ölüm tarihinde açıkça borca batıksa, yani ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, mirasın hükmen reddi gündeme gelebilir.

Hükmen ret, üç aylık süreye tabi değildir. Çünkü burada miras, kanun gereği reddedilmiş sayılır. Ancak mirasçının bu durumu mahkemede tespit ettirmesi gerekebilir.

Bu nedenle üç aylık süre kaçırılmışsa ilk bakılması gereken konu şudur:

Miras bırakan ölüm tarihinde borca batık mıydı?

Miras bırakanın malvarlığı borçlarını karşılıyor muydu?

Ödemeden aciz açıkça belli veya resmen tespit edilmiş miydi?

Mirasçı mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulundu mu?

Mirasın Gerçek Reddi Nedir?

Mirasın gerçek reddi, mirasçının süresi içinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası reddettiğini beyan etmesidir.

Gerçek ret için mirasçının ayrıca miras bırakanın borca batık olduğunu ispatlaması gerekmez. Mirasçı, mirası herhangi bir sebeple reddedebilir.

Ancak ret beyanı kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Mirasçı “borçlar fazla çıkarsa reddediyorum” veya “sadece borçları reddediyorum, malları kabul ediyorum” diyemez.

Miras reddedildiğinde mirasçı mirasın tamamını reddetmiş olur. Hem mallardan hem borçlardan uzaklaşır.

Mirasın Hükmen Reddi Nedir?

Mirasın hükmen reddi, miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olması halinde mirasın kanun gereği reddedilmiş sayılmasıdır.

TMK m.605/2’ye göre miras bırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.

Burada mirasçının üç ay içinde ret beyanında bulunması gerekmez. Çünkü kanun, miras bırakanın borca batık olması halinde mirasın zaten reddedilmiş sayılacağını kabul eder.

Ancak uygulamada mirasçının bu durumu mahkeme kararıyla tespit ettirmesi gerekebilir. Özellikle alacaklılar mirasçılara karşı icra takibi başlatmışsa, mirasçılar hükmen ret iddiasıyla dava açabilir veya icra takibine karşı savunma yapabilir.

Gerçek Ret ile Hükmen Ret Arasındaki Fark Nedir?

Gerçek ret ile hükmen ret farklıdır.

Gerçek ret, mirasçının kendi iradesiyle yaptığı ret beyanıdır. Üç aylık süreye tabidir. Sulh hukuk mahkemesine yapılır. Mirasçının miras bırakanın borca batık olduğunu ispatlaması gerekmez.

Hükmen ret ise miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olması nedeniyle kanunen doğan bir sonuçtur. Üç aylık süreye bağlı değildir. Ancak miras bırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması gerekir.

Gerçek ret için mirasçı “mirası reddediyorum” der.

Hükmen rette ise mirasçı “miras bırakan ölüm tarihinde borca batıktı, bu nedenle miras hükmen reddedilmiş sayılır” der.

Bu ayrım özellikle üç aylık süre kaçırıldığında çok önemlidir.

Mirasın Reddi Nereye Yapılır?

Mirasın gerçek reddi, sulh hukuk mahkemesine yapılır.

Uygulamada miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesi yetkili kabul edilir. Ret beyanı yazılı dilekçeyle yapılabileceği gibi mahkemede sözlü beyanla da yapılabilir.

Mahkeme, mirasın reddi beyanını özel sicile kaydeder ve mirasçıya talep halinde mirası reddettiğini gösteren belge verir.

Mirasın reddi için notere gidilmesi tek başına yeterli olmayabilir. Ret beyanının sulh hukuk mahkemesine yapılması gerekir.

Mirasın Reddi Davası Hasımlı mı Açılır?

Mirasın gerçek reddi, çoğu zaman hasımsız bir başvuru niteliğindedir. Mirasçı sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası reddettiğini bildirir.

Hükmen ret ise çoğu zaman hasımlı dava olarak gündeme gelir. Çünkü miras bırakanın borçlu olduğu alacaklılar, mirasçılara karşı takip veya dava açabilir. Bu durumda mirasçılar alacaklılara karşı mirasın hükmen reddedildiğinin tespitini isteyebilir.

Bu nedenle gerçek ret ile hükmen ret usulü karıştırılmamalıdır.

Gerçek rette esas olan süresinde ret beyanıdır.

Hükmen rette esas olan miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olduğunun tespitidir.

Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?

Mirasın gerçek reddi için mirasçı, üç aylık süre içinde sulh hukuk mahkemesine başvurur.

Başvuruda genellikle şu belgeler gerekir:

Miras bırakanın ölüm belgesi veya nüfus kayıt örneği

Mirasçının kimlik bilgileri

Mirasçılık durumunu gösteren belge

Mirasın reddi dilekçesi

Varsa veraset ilamı

Başvuru dilekçesinde miras bırakanın kim olduğu, ölüm tarihi, başvurucunun mirasçılık sıfatı ve mirasın kayıtsız şartsız reddedildiği açıkça yazılır.

Ret beyanı açık olmalıdır. Şartlı, tereddütlü veya kısmi ret yapılamaz.

Miras Kısmen Reddedilebilir mi?

Hayır. Miras kısmen reddedilemez.

Mirasçı, mirasın yalnızca borçlarını reddedip mallarını kabul edemez. Ya mirası tamamen kabul eder ya da tamamen reddeder.

Örneğin mirasçı “bankadaki borçları reddediyorum ama arsayı kabul ediyorum” diyemez. Böyle bir beyan geçerli ret beyanı sayılmayabilir.

Mirasın reddi kayıtsız ve şartsız olmalıdır.

Miras Şartlı Olarak Reddedilebilir mi?

Hayır. Miras şartlı olarak reddedilemez.

Mirasçı “borç çıkarsa reddediyorum”, “malvarlığı azsa reddediyorum” veya “şu borçlar varsa reddediyorum” gibi şartlı beyanda bulunamaz.

Ret beyanı net olmalıdır:

“Mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddediyorum.”

Bu nedenle dilekçe hazırlanırken belirsiz ve şartlı ifadelerden kaçınılmalıdır.

Mirasın Reddi İçin Bütün Mirasçıların Başvurması Gerekir mi?

Hayır. Her mirasçı mirası kendi adına reddeder.

Mirasçılardan biri mirası reddederken diğerleri kabul edebilir. Bir mirasçının reddi diğer mirasçıları otomatik olarak bağlamaz.

Örneğin üç kardeşten biri mirası reddedebilir, diğer ikisi reddetmeyebilir. Bu durumda reddeden kardeş mirasçılıktan çıkar; onun payının kimlere geçeceği ise miras hukukunun devam hükümlerine göre belirlenir.

Ancak borçlu miraslarda genellikle tüm mirasçıların birlikte değerlendirme yapması daha sağlıklı olur. Çünkü bir mirasçı reddederken diğerleri reddetmezse borç sorumluluğu bakımından farklı sonuçlar doğabilir.

Mirası Reddeden Kişinin Payı Kime Geçer?

Mirası reddeden yasal mirasçı, miras bırakanın ölümünden önce ölmüş gibi değerlendirilir.

Bu durumda onun payı, miras hukukuna göre kendisinden sonra gelen mirasçılara geçebilir.

Örneğin miras bırakanın çocuğu mirası reddederse, bu kişinin çocukları varsa miras payı onlara geçebilir. Bu durumda altsoyun da mirası reddetmesi gerekebilir.

Bu nokta çok önemlidir. Mirası yalnızca bir kişinin reddetmesi, borçların ailede tamamen sona erdiği anlamına gelmeyebilir. Pay, altsoya geçiyorsa çocuklar adına da ret işlemi gerekebilir.

Çocuklar Adına Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?

Küçük çocuklar adına mirasın reddi özel dikkat gerektirir.

Velayet altındaki çocuklar adına mirasın reddi için anne ve babanın çocuğu temsilen işlem yapması gerekir. Ancak bazı durumlarda çocuğun menfaati ile velinin menfaati çatışabilir. Bu durumda kayyım atanması veya mahkeme izni gerekebilir.

Örneğin baba vefat etmiş ve miras borca batıksa, anne hem kendisi hem de çocukları adına mirası reddetmek isteyebilir. Çocuklar küçükse onların adına yapılacak ret işlemi ayrıca usulüne uygun yürütülmelidir.

Çocuklar adına mirasın reddinde süre de önemlidir. Üç aylık süre çocuklar bakımından da dikkatle takip edilmelidir.

Anne veya Baba Mirası Reddederse Çocuklara Borç Kalır mı?

Evet, kalabilir.

Mirası reddeden kişi miras bırakanın ölümünden önce ölmüş gibi kabul edildiği için onun payı altsoyuna geçebilir. Bu nedenle anne veya baba mirası reddettiğinde, miras payı çocuklara geçebilir.

Eğer çocuklar da mirasçı haline geliyorsa, çocuklar adına da mirasın reddi gerekebilir.

Bu durum özellikle borçlu miraslarda çok önemlidir. Örneğin miras bırakanın oğlu mirası reddederse ve oğlunun çocukları varsa, borçlu miras torunlara geçebilir. Torunlar küçükse, onlar adına da usulüne uygun ret işlemi yapılmalıdır.

Bu nedenle miras reddi yapılırken yalnızca bir mirasçının durumu değil, sonraki mirasçılar da değerlendirilmelidir.

Mirasın Reddi Borçlardan Tamamen Kurtarır mı?

Mirasın reddi usulüne uygun yapılmışsa, mirasçı miras bırakanın borçlarından sorumlu olmaz.

Ancak mirasçı mirası reddetmeden önce mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunmuşsa ret hakkını kaybedebilir.

Ayrıca mirasçı miras bırakanın borcuna ayrıca kefil olmuşsa, müşterek borçluysa veya kendi adına bir sorumluluk üstlenmişse, mirası reddetmesi bu kişisel sorumluluğu ortadan kaldırmayabilir.

Örneğin mirasçı babasının banka kredisine kefil olmuşsa, babasının mirasını reddetmesi kefalet sorumluluğunu otomatik olarak sona erdirmez. Çünkü kefalet, mirasçılıktan bağımsız kişisel bir borç ilişkisi olabilir.

Mirası Kabul Sayılan Davranışlar Nelerdir?

Mirasçı bazı davranışlarıyla mirası kabul etmiş sayılabilir. Bu durumda mirası reddetme hakkını kaybedebilir.

Mirası kabul anlamına gelebilecek davranışlara örnek olarak şunlar verilebilir:

Miras mallarını satmak

Miras malını kendi malı gibi kullanmak

Terekeye ait paraları çekmek ve harcamak

Miras mallarını paylaşmak

Terekeye ait taşınmazı devretmek

Miras bırakanın alacaklarını tahsil edip kendi adına kullanmak

Terekenin olağan yönetimi dışında işlemler yapmak

Buna karşılık cenaze işlemlerini yapmak, defin masraflarını karşılamak, terekedeki malları korumak, evi kilitlemek, bozulacak malları muhafaza etmek gibi zorunlu ve koruyucu işlemler her zaman mirası kabul anlamına gelmeyebilir.

Bu ayrım somut olaya göre değerlendirilir.

Cenaze Masrafını Ödemek Mirası Kabul Sayılır mı?

Genellikle hayır.

Cenaze ve defin işlemlerini yapmak, toplum ve aile düzeni gereği yapılan zorunlu işlemlerden biridir. Bu nedenle sırf cenaze masrafını ödemek veya defin işlemleriyle ilgilenmek mirası kabul anlamına gelmeyebilir.

Ancak mirasçı terekeye ait malları satıp kendi adına kullanmaya başlarsa veya miras malları üzerinde tasarrufta bulunursa durum değişebilir.

Mirası reddetmeyi düşünen kişilerin özellikle tereke malları üzerinde tasarruf yapmaktan kaçınması gerekir.

Miras Bırakanın Maaşını veya Bankadaki Parasını Çekmek Riskli midir?

Evet, riskli olabilir.

Miras bırakanın banka hesabındaki parayı çekmek, emekli maaşını almak, kira gelirini tahsil etmek veya alacaklarını kendi adına kullanmak mirası kabul anlamına gelebilir.

Mirası reddetmeyi düşünen mirasçıların, terekeye ait para ve malları kullanmadan önce hukuki değerlendirme yapması gerekir.

Özellikle banka hesabından para çekmek, miras mallarını satmak veya borçları kendi adına yapılandırmak ret hakkını tehlikeye sokabilir.

Vergi Borcu Varsa Miras Reddedilebilir mi?

Evet. Miras bırakanın vergi borcu varsa ve mirasçı borçlardan sorumlu olmak istemiyorsa mirası reddedebilir.

Mirasın reddi halinde mirasçı, miras bırakanın vergi borçlarından mirasçı sıfatıyla sorumlu olmaz.

Ancak mirasçı daha önce başka bir sıfatla borçtan sorumluysa, örneğin şirket ortağı, kanuni temsilci, kefil veya başka hukuki sıfat taşıyorsa, mirasın reddi bu sorumlulukları otomatik olarak ortadan kaldırmayabilir.

Bu nedenle vergi borçlarında mirasçılık sorumluluğu ile şahsi/şirket kaynaklı sorumluluk ayrılmalıdır.

Banka Kredi Borcu Varsa Miras Reddedilebilir mi?

Evet. Miras bırakanın banka kredi borcu, kredi kartı borcu veya tüketici kredisi borcu varsa miras reddedilebilir.

Miras reddedilmezse mirasçılar miras bırakanın borçlarından sorumlu hale gelebilir.

Ancak kredi hayat sigortasıyla güvence altına alınmış olabilir. Bu durumda borcun sigorta tarafından ödenip ödenmeyeceği ayrıca araştırılmalıdır.

Mirası reddetmeden önce bankalardan borç bilgisi, sigorta durumu, kredi sözleşmeleri ve teminatlar incelenmelidir.

SGK Borcu Varsa Miras Reddedilebilir mi?

Evet. Miras bırakanın SGK borçları da mirasın reddi bakımından dikkate alınabilir.

Özellikle işveren, şirket ortağı veya ticari faaliyeti olan kişilerin SGK prim borçları mirasçılar açısından risk oluşturabilir.

Miras reddedildiğinde mirasçılık sıfatından doğan borç sorumluluğu ortadan kalkar. Ancak mirasçı başka bir sıfatla borçtan sorumluysa bu ayrıca değerlendirilir.

Mirasın Reddi Alacaklıları Etkiler mi?

Evet. Mirasın reddi, miras bırakanın alacaklılarını etkileyebilir. Çünkü mirasçı mirası reddettiğinde alacaklılar o mirasçıdan borcu talep edemez.

Ancak kanunda alacaklıları koruyan bazı hükümler vardır. Örneğin mirasçı, kendi alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklılar belirli şartlarda bu redde karşı hukuki yollara başvurabilir.

Ayrıca miras bırakanın alacaklıları, tereke malları üzerinden alacaklarını tahsil etmeye çalışabilir.

Bu nedenle mirasın reddi yalnızca mirasçı ile miras bırakan arasındaki bir mesele değildir; alacaklılar bakımından da sonuç doğurur.

Mirası Reddeden Mirasçı Daha Sonra Vazgeçebilir mi?

Mirasın reddi beyanı kural olarak geri alınamaz.

Mirasçı süresi içinde mirası reddettiğinde, bu beyan kesin sonuç doğurur. Sonradan “borç yokmuş, mirası kabul etmek istiyorum” demesi kural olarak mümkün değildir.

Bu nedenle miras reddedilmeden önce malvarlığı ve borç durumu iyi araştırılmalıdır.

Ancak ret beyanının irade sakatlığı, hata, hile veya korkutma gibi nedenlerle iptali ayrı hukuki tartışma konusu olabilir. Bu durumlar istisnaidir ve ayrıca dava gerektirebilir.

Mirasın Reddi Halinde Veraset İlamı Alınır mı?

Mirasın reddi için veraset ilamı alınması her zaman zorunlu olmayabilir; ancak uygulamada mirasçılık durumunun tespiti için veraset ilamı gerekebilir.

Veraset ilamı, kimlerin mirasçı olduğunu ve miras paylarını gösterir.

Mirasın reddi başvurusunda mahkeme mirasçılık ilişkisini görmek isteyebilir. Bu nedenle veraset ilamı veya nüfus kayıtları dosyaya sunulabilir.

Ancak veraset ilamı almak tek başına mirası kabul anlamına gelmez. Mirasçılık belgesi almak, mirasçılık sıfatını belgelemek içindir. Fakat bu belge alındıktan sonra miras malları üzerinde tasarruf yapılırsa risk doğabilir.

Mirasın Reddi İçin Avukat Zorunlu mu?

Mirasın reddi için avukat zorunlu değildir. Mirasçı sulh hukuk mahkemesine kendisi de başvurabilir.

Ancak borçlu tereke, küçük çocuklar, süre kaçırma, hükmen ret, icra takibi, alacaklı davaları, vergi/SGK borçları veya mirası kabul sayılabilecek davranışlar varsa hukuki destek almak önemlidir.

Özellikle üç aylık süre kaçırılmışsa veya alacaklılar mirasçılara icra takibi başlatmışsa, mirasın hükmen reddi teknik bir dava haline gelir.

Mirasın Reddi Dilekçesinde Ne Yazılmalıdır?

Mirasın gerçek reddi dilekçesinde şu bilgiler bulunmalıdır:

Miras bırakanın adı soyadı

Miras bırakanın ölüm tarihi

Başvurucunun mirasçılık sıfatı

Mirasın kayıtsız ve şartsız reddedildiği

Ret beyanının sicile kaydedilmesi talebi

Gerekirse belge verilmesi talebi

Dilekçede gereksiz uzun açıklamalara gerek yoktur. Önemli olan ret beyanının açık ve kayıtsız şartsız olmasıdır.

Mirasın Reddi İçin Örnek Dilekçe

NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

MİRASIN REDDİNİ TALEP EDEN:
Ad Soyad: […]
T.C. Kimlik No: […]
Adres: […]

MİRAS BIRAKAN:
Ad Soyad: […]
T.C. Kimlik No: […]
Ölüm Tarihi: […]

KONU:
Miras bırakan […]’ın mirasının kayıtsız ve şartsız reddi beyanımızın tescili talebidir.

AÇIKLAMALAR

  1. Miras bırakan […] […] tarihinde vefat etmiştir. Miras bırakan ile aramdaki mirasçılık ilişkisi nüfus kayıtları/veraset ilamı ile sabittir.
  2. Türk Medeni Kanunu m.605 ve devamı hükümleri uyarınca miras bırakanın mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddediyorum.
  3. Mirasın reddi beyanımın ilgili sicile kaydedilmesine ve tarafıma mirasın reddedildiğine dair belge verilmesine karar verilmesini talep ederim.

HUKUKİ NEDENLER

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.605 ve devamı hükümleri ile ilgili mevzuat.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda açıklanan nedenlerle, miras bırakan […]’ın mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğime ilişkin beyanımın tespitine, mirasın reddi beyanımın özel sicile kaydedilmesine ve tarafıma belge verilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

Tarih: […]
Talep Eden: […]
İmza: […]

EKLER

  1. Kimlik fotokopisi
  2. Ölüm belgesi veya nüfus kayıt örneği
  3. Varsa veraset ilamı
  4. Diğer belgeler

Hükmen Ret Davası İçin Hangi Deliller Gerekir?

Mirasın hükmen reddinde miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olduğu ispatlanmalıdır.

Bu konuda şu deliller kullanılabilir:

İcra dosyaları

Banka borç yazıları

Kredi ve kredi kartı borçları

Vergi borcu kayıtları

SGK borç kayıtları

Tapu kayıtları

Araç kayıtları

Banka hesap kayıtları

Ticaret sicili kayıtları

Şirket borçları

Alacaklı beyanları

Miras bırakanın malvarlığı araştırması

Sosyal ve ekonomik durum kayıtları

Ölüm tarihi itibarıyla aktif-pasif malvarlığı karşılaştırması

Hükmen ret davasında kritik nokta, miras bırakanın ölüm tarihindeki mali durumudur. Sonradan ortaya çıkan borçlar veya sonradan oluşan aciz tek başına yeterli olmayabilir. Ölüm tarihinde ödemeden aczin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması gerekir.

Mirasın Reddi Halinde Emekli Maaşı veya Ölüm Aylığı Alınabilir mi?

Mirasın reddi ile sosyal güvenlikten doğan bazı haklar birbirinden ayrılmalıdır.

Mirasın reddi, mirasçının tereke üzerindeki hak ve borçları reddetmesi anlamına gelir. Ancak ölüm aylığı, dul-yetim aylığı veya sosyal güvenlikten kaynaklanan bazı haklar miras hakkı değil, kanundan doğan sosyal güvenlik hakkı niteliğinde olabilir.

Bu nedenle mirası reddeden kişinin ölüm aylığı alıp alamayacağı, sosyal güvenlik mevzuatına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Genel olarak mirasın reddi, sosyal güvenlikten doğan hakları otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Ancak her somut durumda SGK şartları ayrıca incelenmelidir.

Mirasın Reddi Halinde Hayat Sigortası Alınabilir mi?

Hayat sigortası da miras hukukundan ayrı değerlendirilebilir.

Eğer miras bırakanın hayat sigortasında belirli bir lehtar gösterilmişse, sigorta tazminatı doğrudan lehtara ödenebilir. Bu hak miras payından bağımsız olabilir.

Ancak sigorta poliçesinin içeriği, lehtar, kredi bağlantısı ve ödeme şartları önemlidir.

Mirası reddetmeden önce banka kredilerinde hayat sigortası olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Çünkü bazı durumlarda kredi borcu sigorta tarafından karşılanabilir ve mirasın borca batık olup olmadığı değişebilir.

Mirasın Reddi Halinde Araç veya Ev Alınabilir mi?

Miras reddedilmişse, reddeden mirasçı artık miras malları üzerinde hak iddia edemez.

Bu nedenle mirasçı mirası reddettikten sonra miras bırakanın aracını, evini, bankadaki parasını veya başka malvarlığı değerlerini alamaz.

Eğer mirasçı mirası reddetmeden önce bu malları kendi malı gibi kullanır, satar veya devralırsa ret hakkını kaybetme riski doğabilir.

Mirası reddetmeyi düşünen kişinin tereke mallarını kullanırken çok dikkatli olması gerekir.

Mirasın Reddi İcra Takibini Durdurur mu?

Miras reddedilmişse, mirasçının miras bırakanın borçlarından sorumlu olmadığı ileri sürülebilir.

Eğer alacaklı mirasçıya karşı icra takibi başlatmışsa, mirasçı mirasın reddi kararını veya hükmen ret iddiasını kullanarak takibe karşı yasal yollara başvurabilir.

Ancak icra takibinde süreler çok önemlidir. Ödeme emrine süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşebilir. Bu nedenle mirasın reddi kararı olsa bile icra dosyası ayrıca takip edilmelidir.

Hükmen ret iddiası varsa, icra takibine karşı hangi mahkemede ve hangi yolla savunma yapılacağı somut dosyaya göre belirlenmelidir.

Mirasın Reddi Halinde Mirasçılık Belgesi Değişir mi?

Mirasın reddi halinde mirasçılık durumu değişebilir. Reddeden mirasçı, miras bırakanın ölümünden önce ölmüş gibi kabul edildiği için onun payı diğer mirasçılara veya altsoyuna geçebilir.

Bu nedenle yeni duruma göre ek mirasçılık belgesi veya yeni veraset ilamı gerekebilir.

Özellikle bir mirasçının reddi sonrası altsoy mirasçı haline geliyorsa, onların da mirası reddedip reddetmediği önem kazanır.

Mirasın Reddi Sonrası Alacaklılar Ne Yapabilir?

Miras bırakanın alacaklıları, tereke mallarından alacaklarını tahsil etmeye çalışabilir. Miras reddedilmişse, alacaklılar reddeden mirasçıya kişisel olarak başvuramaz.

Ancak mirasçıların kötü niyetli şekilde mirası reddettiği veya kendi alacaklılarına zarar vermek amacıyla ret yaptığı iddia ediliyorsa, alacaklılar belirli hukuki yollara başvurabilir.

Ayrıca mirası reddeden mirasçı, ret öncesinde tereke mallarını kullanmış veya mal kaçırmışsa sorumluluk tartışmaları doğabilir.

Mirasın Reddi Halinde En Sık Yapılan Hatalar

Mirasın reddi konusunda sık yapılan hatalar şunlardır:

Üç aylık süreyi kaçırmak

Mirasın reddinin noterden yapılabileceğini sanmak

Sulh hukuk mahkemesine başvurmamak

Sadece bir mirasçının reddetmesinin tüm aileyi kurtaracağını düşünmek

Çocuklar adına ret işlemini unutmak

Miras mallarını kullanıp sonra mirası reddetmeye çalışmak

Bankadaki parayı çekmek

Aracı veya evi kullanmak

Mirası kısmen reddetmeye çalışmak

Şartlı ret beyanı vermek

Hükmen ret ile gerçek reddi karıştırmak

Miras bırakanın borçlarını araştırmadan mirası reddetmek

Hayat sigortası veya kredi sigortasını kontrol etmemek

İcra takibini ayrıca takip etmemek

Bu hatalar ciddi borç sorumluluğu doğurabilir.

Pratik Kontrol Listesi

Mirasın reddi düşünülüyorsa şu sorular cevaplanmalıdır:

Miras bırakan ne zaman vefat etti?

Mirasçı ölüm tarihini ne zaman öğrendi?

Üç aylık süre doldu mu?

Miras bırakanın borçları neler?

İcra dosyaları var mı?

Banka kredi borcu var mı?

Kredi kartı borcu var mı?

Vergi veya SGK borcu var mı?

Miras bırakanın malvarlığı neler?

Tapu, araç, banka hesabı var mı?

Hayat sigortası var mı?

Mirasçı tereke malını kullandı mı?

Bankadan para çekildi mi?

Mirası kabul anlamına gelebilecek işlem yapıldı mı?

Altsoy mirasçı olur mu?

Küçük çocuklar adına ret gerekir mi?

Hükmen ret şartları var mı?

Bu sorular cevaplanmadan mirasın reddi konusunda karar verilmemelidir.

Sonuç

Mirasın reddi, mirasçının miras bırakanın hak ve borçlarını kabul etmek istemediğini resmi şekilde bildirmesidir. Türk Medeni Kanunu m.605’e göre yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Miras bırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.

Mirasın gerçek reddi kural olarak üç ay içinde yapılmalıdır. TMK m.606’ya göre bu süre, yasal mirasçılar için miras bırakanın ölümünün öğrenildiği tarihten; atanmış mirasçılar için ise mirasçılık tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar.

Üç aylık süre kaçırılmışsa mirasın gerçek reddi yapılamayabilir. Ancak miras bırakan ölüm tarihinde borca batıksa mirasın hükmen reddi gündeme gelebilir. Hükmen rette üç aylık süre uygulanmaz; önemli olan ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olmasıdır.

Mirasın reddi ciddi sonuçlar doğurur. Miras reddedildiğinde mirasçı borçlardan kurtulabilir; ancak miras malları üzerindeki haklarını da kaybeder. Ayrıca reddeden mirasçının payı altsoyuna geçebileceği için çocuklar ve sonraki mirasçılar bakımından ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

Bu nedenle mirasın reddi sürecinde süre, mahkeme, ret beyanı, altsoy, küçük çocuklar, tereke mallarının kullanılması, icra takipleri, banka borçları, vergi/SGK borçları ve hükmen ret ihtimali birlikte değerlendirilmelidir.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir