Mirasın Hükmen Reddi
Mirasın Hükmen Reddi Davası Nasıl Açılır?
Mirasın hükmen reddi, miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olması halinde mirasın kanun gereği reddedilmiş sayılmasıdır. Halk arasında çoğu zaman “3 aylık reddi miras süresini kaçırdık, artık ne olacak?” sorusuyla gündeme gelir.
Normal mirasın reddinde mirasçının 3 ay içinde sulh hukuk mahkemesine başvurması gerekir. Ancak miras bırakan ölüm tarihinde açıkça borca batıksa, yani malvarlığı borçlarını karşılamıyorsa, mirasın hükmen reddi söz konusu olabilir.
Bu durumda mirasçı, “Ben süresinde reddi miras yapmadım ama miras bırakan zaten ölüm tarihinde borca batıktı; bu nedenle miras kanunen reddedilmiş sayılır” diyebilir.
Mirasın hükmen reddi özellikle icra takibi, banka borcu, kredi kartı borcu, vergi borcu, SGK borcu, senet borcu, ticari borç veya kefalet borcu bulunan miras bırakanlar bakımından önemlidir.
Mirasın Hükmen Reddi Nedir?
Mirasın hükmen reddi, miras bırakanın ölüm tarihinde borçlarını ödeyemeyecek durumda olması halinde, mirasın kanun gereği reddedilmiş sayılmasıdır.
Türk Medeni Kanunu m.605/2’ye göre miras bırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.
Burada mirasçının ayrıca üç ay içinde reddi miras beyanında bulunması gerekmez. Çünkü kanun, borca batık tereke için mirasçıları koruyan özel bir karine kabul etmiştir.
Ancak uygulamada alacaklılar mirasçılara karşı icra takibi başlatabilir veya dava açabilir. Bu durumda mirasçıların mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığını mahkeme önünde ileri sürmesi gerekebilir.
Hükmen Ret ile Normal Reddi Miras Arasındaki Fark Nedir?
Normal reddi miras, mirasçının kendi iradesiyle mirası reddetmesidir. Bunun için kural olarak 3 aylık süre içinde sulh hukuk mahkemesine başvurulması gerekir.
Hükmen ret ise miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olması nedeniyle kanunen ortaya çıkan sonuçtur.
Aradaki temel farklar şunlardır:
Normal reddi miras 3 aylık süreye tabidir.
Hükmen ret klasik 3 aylık süreye tabi değildir.
Normal reddi mirasta mirasçının borca batıklığı ispatlaması gerekmez.
Hükmen rette miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olduğu ispatlanmalıdır.
Normal ret, sulh hukuk mahkemesine yapılan beyanla gerçekleşir.
Hükmen ret çoğu zaman alacaklılara karşı açılan tespit davası veya icra takibinde savunma olarak gündeme gelir.
Bu nedenle süre kaçırılmışsa ilk değerlendirilmesi gereken yol mirasın hükmen reddidir.
Hükmen Ret Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?
Hükmen ret için temel şart, miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olmasıdır.
Yani miras bırakanın aktif malvarlığı borçlarını karşılamamalıdır. Örneğin miras bırakanın adına kayıtlı ev, araç, banka hesabı veya başka değerli malvarlığı yok; buna karşılık çok sayıda icra dosyası, banka borcu, vergi borcu veya ticari borcu varsa hükmen ret gündeme gelebilir.
Ancak sadece borcun varlığı yeterli değildir. Borçların, miras bırakanın malvarlığından fazla olması gerekir.
Örneğin miras bırakanın 2 milyon TL borcu ama 5 milyon TL değerinde taşınmazı varsa, tereke borca batık kabul edilmeyebilir.
Buna karşılık miras bırakanın 3 milyon TL borcu, fakat yalnızca 100.000 TL değerinde malvarlığı varsa hükmen ret şartları değerlendirilebilir.
Borca Batıklık Ne Demektir?
Borca batıklık, miras bırakanın ölüm tarihindeki borçlarının malvarlığından fazla olmasıdır.
Burada önemli tarih, miras bırakanın ölüm tarihidir. Mahkeme, miras bırakanın ölüm anındaki aktif ve pasif malvarlığını karşılaştırır.
Aktifler şunlar olabilir:
Tapulu taşınmazlar
Araçlar
Banka hesapları
Alacaklar
Şirket hisseleri
Kira gelirleri
Ticari malvarlığı
Değerli eşyalar
Pasifler ise şunlar olabilir:
Banka kredileri
Kredi kartı borçları
İcra borçları
Senet borçları
Vergi borçları
SGK borçları
Ticari borçlar
Kefalet borçları
Mahkeme bu kalemleri değerlendirir ve ölüm tarihi itibarıyla terekenin borca batık olup olmadığını araştırır.
Hükmen Ret İçin Borca Batıklık Ne Zaman Aranır?
Hükmen ret için borca batıklık, miras bırakanın ölüm tarihinde aranır.
Bu çok önemlidir.
Miras bırakan öldükten sonra ekonomik koşullar değişmiş, malların değeri düşmüş, faiz işlemiş veya borçlar artmış olabilir. Ancak hükmen ret değerlendirmesinde esas alınacak zaman ölüm tarihidir.
Örneğin ölüm tarihinde miras bırakanın malvarlığı borçlarını karşılıyorsa, sonradan borçların faizle artması tek başına hükmen ret sebebi olmayabilir.
Buna karşılık ölüm tarihinde zaten borçlar malvarlığından fazlaysa, sonradan bazı alacaklıların dava veya icra takibi başlatması hükmen ret iddiasını güçlendirebilir.
Hükmen Ret İçin Üç Aylık Süre Var mı?
Mirasın hükmen reddi, normal reddi mirastaki 3 aylık süreye tabi değildir.
Normal miras reddinde TMK m.606 gereği mirasın 3 ay içinde reddedilmesi gerekir. Ancak hükmen ret, TMK m.605/2’de düzenlenen ayrı bir durumdur. Burada miras, miras bırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse kanunen reddedilmiş sayılır.
Bu nedenle 3 aylık süre kaçırılmış olsa bile, miras bırakan ölüm tarihinde borca batıksa mirasın hükmen reddi ileri sürülebilir.
Ancak mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunmamış olması gerekir. Çünkü mirasçı tereke mallarını sahiplenmiş, satmış, gizlemiş veya olağan yönetimi aşan işlemler yapmışsa ret hakkını kaybedebilir. TMK m.610 bu konuda önemlidir.
Hükmen Ret Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Mirasın hükmen reddi davasında görevli mahkeme uygulamada davanın niteliğine göre değerlendirilir.
Mirasın gerçek reddi, sulh hukuk mahkemesinde yapılan hasımsız bir beyan niteliğindedir.
Ancak mirasın hükmen reddi çoğu zaman alacaklılara karşı açılan tespit davası niteliğindedir. Bu davada terekenin borca batık olduğunun ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespiti istenir. Bu nedenle davanın asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiği kabul edilen uygulamalar bulunmaktadır.
Uygulamada mahkemeler arasında görev tartışmaları çıkabildiği için dava açmadan önce talebin niteliği doğru kurulmalıdır.
Eğer sadece süresinde gerçek ret beyanı yapılacaksa sulh hukuk mahkemesi gündeme gelir.
Eğer üç aylık süre geçmiş ve alacaklılara karşı “terekenin borca batık olduğunun tespiti ve mirasın hükmen reddi” isteniyorsa dava tespit davası niteliğinde değerlendirilir.
Hükmen Ret Davası Kime Karşı Açılır?
Hükmen ret davası genellikle miras bırakanın alacaklılarına karşı açılır.
Çünkü bu davada mirasçılar, alacaklıların kendilerinden talepte bulunamayacağını ileri sürer. Bu nedenle davada karşı taraf, miras bırakanın borçlu olduğu kişi, banka, kurum veya şirketler olabilir.
Örneğin miras bırakanın banka kredi borçları varsa bankalar; vergi borcu varsa ilgili vergi dairesi; SGK borcu varsa SGK; icra takibi yapan alacaklılar varsa bu alacaklılar davalı gösterilebilir.
Hükmen ret davasında alacaklıların kim olduğunun doğru belirlenmesi önemlidir. Çünkü kararın etkili olabilmesi için borç iddiasında bulunan alacaklıların davaya dahil edilmesi gerekir.
Hükmen Ret Davası Hasımsız Açılır mı?
Genellikle hayır.
Normal reddi miras başvurusu hasımsız yapılabilir. Ancak hükmen ret, çoğu zaman miras bırakanın alacaklılarına karşı ileri sürülen bir tespit davasıdır. Bu nedenle hasımlı açılması gerekir.
Davalı olarak miras bırakanın alacaklıları gösterilmelidir.
Örneğin mirasçıya karşı icra takibi yapan banka varsa, hükmen ret davası bu bankaya karşı açılmalıdır.
Eğer dava hasımsız açılırsa veya alacaklılar davaya dahil edilmezse, kararın alacaklılara karşı etkisi tartışmalı hale gelebilir.
Hükmen Ret Davasında Ne Talep Edilir?
Dilekçede talep açık kurulmalıdır.
Genellikle şu yönde talepte bulunulur:
Miras bırakanın ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğunun tespiti
Mirasın TMK m.605/2 kapsamında hükmen reddedilmiş sayıldığının tespiti
Davacı mirasçıların miras bırakanın borçlarından sorumlu olmadığının tespiti
Varsa icra takipleri yönünden sorumluluk bulunmadığının belirlenmesi
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesi
Talep sonucu belirsiz yazılmamalıdır. “Reddi miras istiyoruz” demek yerine, özellikle “terekenin borca batık olduğunun ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespiti” istenmelidir.
Hükmen Ret Davasında Hangi Deliller Kullanılır?
Hükmen ret davasında en önemli konu delildir. Çünkü miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olduğu ispatlanmalıdır.
Kullanılabilecek deliller şunlardır:
İcra dosyaları
Banka kredi borcu yazıları
Kredi kartı borçları
Vergi borcu kayıtları
SGK borç kayıtları
Senetler
Mahkeme dosyaları
Alacaklı yazıları
Tapu kayıtları
Araç kayıtları
Banka hesap hareketleri
Ticaret sicili kayıtları
Şirket kayıtları
Vergi dairesi kayıtları
Malvarlığı araştırması
Bilirkişi incelemesi
Tanık beyanları
Sosyal ve ekonomik durum araştırması
Ölüm tarihi itibarıyla aktif-pasif hesabı
Dava dilekçesinde bu deliller tek tek belirtilmeli ve ilgili kurumlara müzekkere yazılması talep edilmelidir.
Ölüm Tarihindeki Malvarlığı Nasıl Araştırılır?
Mahkeme, miras bırakanın ölüm tarihindeki malvarlığını araştırır.
Bu kapsamda şu kurumlara yazı yazılabilir:
Tapu müdürlükleri
Trafik tescil müdürlüğü
Bankalar
Vergi daireleri
SGK
Ticaret sicili müdürlüğü
Belediyeler
İcra müdürlükleri
Noterler
Miras bırakanın şirket ortaklığı varsa ilgili ticaret sicili ve şirket kayıtları da incelenebilir.
Amaç, ölüm tarihi itibarıyla miras bırakanın aktif malvarlığını ve borçlarını ortaya koymaktır.
İcra Dosyaları Hükmen Ret İçin Yeterli midir?
İcra dosyaları önemli delildir; ancak tek başına her zaman yeterli olmayabilir.
Miras bırakan hakkında çok sayıda icra dosyası olması borca batıklık iddiasını güçlendirir. Ancak mahkeme yine de miras bırakanın malvarlığını da araştırır.
Çünkü borçların fazla olması kadar, malvarlığının bu borçları karşılayıp karşılamadığı da önemlidir.
Örneğin 1 milyon TL icra borcu olan miras bırakanın 5 milyon TL taşınmazı varsa borca batıklık yok denilebilir.
Bu nedenle icra borçları ile aktif malvarlığı birlikte değerlendirilir.
Banka Borçları Nasıl İspatlanır?
Banka borçları için ilgili bankalara müzekkere yazılması istenebilir.
Miras bırakanın kredi, kredi kartı, kredili mevduat hesabı, kefalet veya teminat borçları olup olmadığı bankalardan sorulabilir.
Dilekçede bilinen bankalar tek tek yazılmalıdır. Mirasçılar hangi bankalara borç olduğunu bilmiyorsa genel araştırma talep edilebilir; ancak somut banka bilgisi varsa dosya daha hızlı ilerler.
Bankalardan ölüm tarihi itibarıyla borç bakiyesi, kredi sözleşmeleri, kefalet bilgileri, hayat sigortası olup olmadığı ve ödeme planları istenebilir.
Vergi ve SGK Borçları Nasıl Araştırılır?
Vergi borçları için ilgili vergi dairelerine ve Gelir İdaresi kayıtlarına yazı yazılması talep edilebilir.
SGK borçları için Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan miras bırakanın işverenlik, şirket ortaklığı, prim borcu veya diğer borçları sorulabilir.
Özellikle ticari faaliyet yürüten miras bırakanlarda vergi ve SGK borçları büyük önem taşır.
Bu borçlar ölüm tarihi itibarıyla hesaplanmalı ve terekenin pasifine dahil edilmelidir.
Tapu ve Araç Kayıtları Neden Önemlidir?
Hükmen ret davasında yalnızca borçlar değil, mallar da araştırılır.
Miras bırakanın taşınmazı, aracı, banka hesabı, şirket hissesi veya başka malvarlığı varsa, bunlar terekenin aktifini oluşturur.
Tapu kayıtları, araç kayıtları ve banka hesapları bulunmadan borca batıklık sağlıklı belirlenemez.
Miras bırakanın hiç malvarlığı yoksa ve çok sayıda borcu varsa hükmen ret iddiası güçlenir.
Ancak malvarlığı varsa, bu malların ölüm tarihindeki değerleri bilirkişi tarafından hesaplanabilir.
Hayat Sigortası Hükmen Ret Davasında Önemli midir?
Evet. Özellikle banka kredilerinde hayat sigortası çok önemlidir.
Miras bırakanın kredi borcu varsa, bu kredi için hayat sigortası yapılmış olabilir. Eğer sigorta borcu karşılıyorsa, terekenin borca batık olup olmadığı değişebilir.
Bu nedenle bankalara yalnızca borç miktarı değil, krediyle bağlantılı hayat sigortası olup olmadığı da sorulmalıdır.
Sigorta şirketinden poliçe, lehtar, teminat miktarı ve ödeme durumu istenebilir.
Bazen mirasçılar borç var sanarak hükmen ret düşünür; ancak kredi sigortası borcu kapatabilir. Bu yüzden sigorta araştırması önemlidir.
Hükmen Ret Davasında Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?
Evet. Çoğu hükmen ret davasında bilirkişi incelemesi gerekir.
Bilirkişi, miras bırakanın ölüm tarihindeki aktif ve pasif malvarlığını karşılaştırır. Taşınmaz ve araç değerleri, banka borçları, icra dosyaları, vergi borçları, SGK borçları ve diğer borçlar incelenir.
Sonuçta terekenin ölüm tarihi itibarıyla borca batık olup olmadığı değerlendirilir.
Bilirkişi raporunda ölüm tarihi esas alınmalıdır. Güncel değerler tek başına yeterli değildir. Çünkü hükmen ret için kritik tarih ölüm tarihidir.
Hükmen Ret Davası Ne Zaman Açılmalıdır?
Hükmen ret davası için normal reddi mirastaki 3 aylık süre uygulanmaz.
Ancak bu, davanın sonsuza kadar bekletilmesinin doğru olduğu anlamına gelmez. Alacaklılar mirasçılara karşı icra takibi başlatırsa, mirasçılar süreleri kaçırmadan itiraz ve dava yollarını değerlendirmelidir.
Özellikle ödeme emri tebliğ edilmişse, icra hukukundaki itiraz süreleri çok kısa olabilir. Hükmen ret iddiası olsa bile icra dosyası ayrıca takip edilmelidir.
Bu nedenle alacaklılardan talep gelmişse, icra takibi başlamışsa veya mirasçılar borç tehdidi altındaysa hükmen ret davası geciktirilmemelidir.
İcra Takibi Başlamışsa Ne Yapılır?
Miras bırakanın alacaklıları, mirasçılara karşı icra takibi başlatabilir.
Bu durumda mirasçı, ödeme emrine süresinde itiraz etmelidir. İtirazda mirasın hükmen reddedilmiş olduğu, terekenin borca batık olduğu ve mirasçının borçtan sorumlu olmadığı ileri sürülebilir.
Ancak sadece icra dosyasına itiraz etmek her zaman yeterli olmayabilir. Ayrıca terekenin borca batık olduğunun ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespiti için dava açılması gerekebilir.
İcra takibinde süre kaçırılırsa takip kesinleşebilir. Bu nedenle icra tebligatı alınır alınmaz hızlı hareket edilmelidir.
Hükmen Ret Davası İcra Takibini Kendiliğinden Durdurur mu?
Hayır. Hükmen ret davası açılması her durumda icra takibini kendiliğinden durdurmaz.
İcra takibinin durması için ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi, icra mahkemesinde veya genel mahkemede gerekli başvuruların yapılması veya mahkemeden uygun tedbir talep edilmesi gerekebilir.
Bu nedenle mirasçı, “hükmen ret davası açtım, icra dosyası artık işlemeye devam etmez” diye düşünmemelidir.
İcra dosyası ayrı, hükmen ret davası ayrı takip edilmelidir.
Hükmen Ret Savunma Olarak İleri Sürülebilir mi?
Evet. Mirasın hükmen reddi dava yoluyla ileri sürülebileceği gibi, mirasçıya karşı açılan alacak davasında veya icra takibiyle bağlantılı süreçlerde savunma olarak da ileri sürülebilir.
Örneğin banka mirasçıya karşı alacak davası açmışsa, mirasçı cevap dilekçesinde miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olduğunu ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığını savunabilir.
Ancak çoğu durumda ayrıca tespit davası açmak daha net bir hukuki sonuç sağlar.
Mirası Kabul Eden Mirasçı Hükmen Ret İleri Sürebilir mi?
Mirasçı mirası açıkça veya örtülü olarak kabul etmişse hükmen ret ileri sürmesi zorlaşır.
TMK m.610’a göre yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Ayrıca ret süresi bitmeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, olağan yönetim dışında işler yapan, miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işlemler yapan veya tereke mallarını gizleyen ya da kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez.
Bu hüküm, hükmen ret bakımından da önemlidir. Mirasçı tereke mallarını sahiplenmişse, bankadaki parayı çekmişse, aracı satmışsa, taşınmazı devretmişse veya malları paylaşmışsa mirası kabul etmiş sayılabilir.
Bu nedenle hükmen ret iddiasında bulunan mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlardan kaçınmış olması gerekir.
Hangi Davranışlar Hükmen Ret Hakkını Tehlikeye Sokar?
Şu davranışlar mirası kabul anlamına gelebilir ve hükmen ret iddiasını zayıflatabilir:
Miras bırakanın aracını satmak
Taşınmazı devretmek
Bankadaki parayı çekip kullanmak
Tereke mallarını mirasçılar arasında paylaşmak
Miras bırakanın alacaklarını tahsil edip kişisel kullanmak
Tereke mallarını gizlemek
Tereke mallarını kendi adına geçirmek
Miras bırakanın ticari işletmesini kendi adına sürdürmek
Olağan koruma ve yönetim sınırlarını aşan işlemler yapmak
Buna karşılık cenaze işlemlerini yapmak, evi kilitlemek, malları korumak, bozulacak malları muhafaza etmek gibi koruyucu işlemler her zaman mirası kabul anlamına gelmeyebilir.
Bankadaki Parayı Çekmek Hükmen Reddi Engeller mi?
Evet, engelleyebilir.
Miras bırakanın banka hesabındaki paranın mirasçı tarafından çekilip kullanılması, tereke malını sahiplenme anlamına gelebilir. Bu da mirası kabul sayılma riskini doğurur.
Eğer mirasçı sadece cenaze gideri gibi zorunlu bir gider için işlem yapmışsa durum ayrıca değerlendirilir. Ancak genel olarak terekeye ait paranın kişisel kullanılması hükmen ret iddiası bakımından risklidir.
Bu nedenle borçlu miraslarda banka hesaplarına dokunmadan önce hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Miras Bırakanın Borcunu Ödemek Hükmen Reddi Engeller mi?
Miras bırakanın borcunu ödemek bazı durumlarda mirası kabul anlamına gelebilir.
Eğer mirasçı miras bırakanın borçlarını kendi iradesiyle mirasçı sıfatıyla ödemeye başlamışsa, bu davranış mirası kabul ettiğini gösterebilir.
Ancak cenaze gideri, acil koruma gideri veya zorunlu masraflar her zaman aynı sonucu doğurmaz.
Ödeme yapılırken açıklama, ödeme sebebi, miktar ve davranışın niteliği önemlidir.
Hükmen ret düşünülüyorsa miras bırakanın borçlarını yapılandırmak, taksitlendirmek veya ödemek risklidir.
Hükmen Ret Davasında Davacı Kimdir?
Davacı, miras bırakanın yasal veya atanmış mirasçısıdır.
Mirasçılardan biri veya birkaçı dava açabilir. Tüm mirasçıların birlikte dava açması zorunlu olmayabilir. Ancak davanın sonucu ve miras paylarının sonraki mirasçılara geçmesi bakımından aile yapısı dikkatle değerlendirilmelidir.
Özellikle mirası reddeden veya hükmen ret isteyen kişinin altsoyu varsa, onların durumu ayrıca ele alınmalıdır.
Tüm Mirasçılar Hükmen Ret Davası Açmalı mı?
Tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi çoğu zaman daha sağlıklıdır. Ancak her mirasçı kendi durumuna göre dava açabilir.
Mirasın hükmen reddi terekenin borca batık olmasıyla ilgili olduğu için, borca batıklık bütün tereke bakımından değerlendirilir. Ancak mirasçılardan birinin mirası kabul anlamına gelen davranışı varsa, o mirasçı bakımından sonuç farklı olabilir.
Örneğin bir mirasçı tereke malını satmış, diğer mirasçılar hiçbir işlem yapmamış olabilir. Bu durumda hükmen ret iddiası mirasçılar yönünden ayrı ayrı değerlendirilebilir.
Küçük Çocuklar İçin Hükmen Ret Gerekir mi?
Miras payı küçük çocuklara geçmişse, çocuklar açısından da hükmen ret veya mirasın reddi değerlendirilmelidir.
Örneğin baba mirası reddetmiş veya hükmen ret istemişse, onun payı çocuklarına geçebilir. Çocuklar küçükse, onların menfaati için velayet veya kayyım işlemleri gerekebilir.
Küçüklerin miras borçlarından korunması için süreler ve temsil meselesi dikkatle yürütülmelidir.
Mirasın hükmen reddi davasında küçük çocukların taraf durumu, menfaat çatışması ve temsil yetkisi ayrıca incelenmelidir.
Hükmen Ret Davası Kazanılırsa Ne Olur?
Mahkeme hükmen ret talebini kabul ederse, miras bırakanın ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğu ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığı tespit edilir.
Bu durumda davacı mirasçılar, miras bırakanın borçlarından mirasçı sıfatıyla sorumlu tutulamaz.
Alacaklılar, borcu davacı mirasçılardan talep edemez. Ancak tereke malları varsa alacaklılar tereke üzerinden alacaklarını tahsil etmeye çalışabilir.
Mirasçıların miras bırakanın borcuna ayrıca kefil, müşterek borçlu veya şahsi garanti veren kişi olması halinde ise bu kişisel sorumluluk ayrıca değerlendirilir.
Hükmen Ret Davası Kaybedilirse Ne Olur?
Mahkeme terekenin borca batık olmadığına karar verirse hükmen ret talebi reddedilebilir.
Bu durumda mirasçı, miras bırakanın borçlarından mirasçı sıfatıyla sorumlu olabilir.
Eğer icra takipleri varsa, alacaklılar mirasçılara karşı takiplerini sürdürebilir.
Bu nedenle dava açmadan önce aktif ve pasif malvarlığı gerçekçi şekilde araştırılmalıdır. Sadece borçların bulunması hükmen ret için yeterli değildir; borçların malvarlığından fazla olması gerekir.
Hükmen Ret Kararı Tüm Alacaklılara Karşı Etkili midir?
Bu konu davanın taraflarına ve kararın kapsamına göre değerlendirilir.
Hükmen ret davası alacaklılara karşı açıldığında, davaya taraf olan alacaklılar bakımından kararın etkisi daha net olur.
Bu nedenle bilinen tüm alacaklıların davalı olarak gösterilmesi önemlidir.
Sonradan yeni bir alacaklı ortaya çıkarsa, hükmen ret kararı güçlü bir delil niteliğinde olabilir. Ancak yeni alacaklının davaya taraf olup olmadığı ve kararın kapsamı ayrıca değerlendirilebilir.
Hükmen Ret Davasında Zamanaşımı veya Hak Düşürücü Süre Var mı?
Hükmen ret, normal reddi mirastaki üç aylık süreye tabi değildir. Uygulamada hükmen ret iddiasının süreye bağlı olmadığı kabul edilmektedir.
Ancak bu, mirasçıların icra takiplerine veya davalara karşı süreleri kaçırabileceği anlamına gelmez.
Örneğin mirasçıya ödeme emri tebliğ edilmişse, icra itiraz süresi içinde gerekli işlem yapılmalıdır. Hükmen ret iddiası ayrıca ileri sürülebilir; fakat icra dosyasındaki süreler kaçırılırsa takip kesinleşebilir.
Bu nedenle hükmen ret davalarında iki ayrı süre mantığı vardır:
Hükmen ret iddiası bakımından klasik 3 aylık ret süresi uygulanmaz.
İcra ve dava süreçlerindeki itiraz/cevap süreleri ayrıca takip edilmelidir.
Hükmen Ret Dilekçesinde Ne Yazılmalıdır?
Dilekçede şu hususlar açıkça yazılmalıdır:
Miras bırakanın kimliği
Ölüm tarihi
Davacıların mirasçılık sıfatı
Davalı alacaklıların kim olduğu
Miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olduğu
Aktif malvarlığı bulunmadığı veya borçları karşılamaya yetmediği
Bilinen borçlar
Bilinen malvarlığı
Mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışta bulunmadığı
TMK m.605/2 kapsamında mirasın hükmen reddedilmiş sayılması gerektiği
Deliller
Talep sonucu
Dilekçe soyut olmamalıdır. “Miras bırakan borçluydu” demek yeterli değildir. Hangi borçların bulunduğu, hangi malların olmadığı ve borca batıklığın nasıl oluştuğu açıklanmalıdır.
Hükmen Ret Davası İçin Örnek Dilekçe
NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI:
Ad Soyad: […]
T.C. Kimlik No: […]
Adres: […]
DAVALI:
[…] Bankası / […] Vergi Dairesi / […] Alacaklı
Adres: […]
KONU:
Miras bırakan […]’ın ölüm tarihi itibarıyla terekesinin borca batık olduğunun ve mirasın Türk Medeni Kanunu m.605/2 gereğince hükmen reddedilmiş sayıldığının tespiti talebidir.
AÇIKLAMALAR
- Davacı, […] tarihinde vefat eden […]’ın yasal mirasçısıdır. Miras bırakanın ölüm tarihi […] olup, davacının mirasçılık sıfatı nüfus kayıtları/veraset ilamı ile sabittir.
- Miras bırakan, ölüm tarihi itibarıyla borçlarını ödeyemeyecek durumda olup terekesi borca batıktır. Miras bırakan hakkında çok sayıda icra takibi bulunmakta, banka kredi ve kredi kartı borçları devam etmekte, vergi/SGK/ticari borçları bulunmaktadır.
- Miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla aktif malvarlığı, mevcut borçlarını karşılamaya yeterli değildir. Miras bırakan adına kayıtlı taşınmaz, araç, banka hesabı ve diğer malvarlığı değerlerinin araştırılması için ilgili kurumlara müzekkere yazılması gerekmektedir.
- Davacı mirasçı, tereke mallarını sahiplenmemiş, tereke mallarını gizlememiş, kendisine mal etmemiş ve mirası kabul anlamına gelebilecek herhangi bir işlem yapmamıştır.
- Türk Medeni Kanunu m.605/2’ye göre miras bırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Somut olayda miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla terekesi borca batık olduğundan mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespiti gerekmektedir.
HUKUKİ NEDENLER
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.605/2, m.610 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER
Nüfus kayıtları, veraset ilamı, ölüm belgesi, icra dosyaları, banka kayıtları, kredi sözleşmeleri, kredi kartı borç kayıtları, vergi borcu kayıtları, SGK kayıtları, tapu kayıtları, trafik tescil kayıtları, ticaret sicili kayıtları, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve sair yasal deliller.
SONUÇ VE TALEP
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Miras bırakan […]’ın ölüm tarihi itibarıyla terekesinin borca batık olduğunun tespitine,
- Mirasın Türk Medeni Kanunu m.605/2 gereğince hükmen reddedilmiş sayıldığının tespitine,
- Davacının miras bırakanın borçlarından mirasçı sıfatıyla sorumlu olmadığının tespitine,
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
Tarih: […]
Davacı / Vekili: […]
İmza: […]
EKLER
- Nüfus kayıt örneği
- Ölüm belgesi
- Veraset ilamı
- İcra dosyası örnekleri
- Banka/alacaklı yazıları
- Diğer belgeler
Hükmen Ret Davasında En Sık Yapılan Hatalar
Bu davalarda sık yapılan hatalar şunlardır:
Hükmen ret ile normal reddi mirası karıştırmak
Üç aylık süre kaçtı diye tüm hakların bittiğini sanmak
Davanın hasımsız açılabileceğini düşünmek
Alacaklıları davalı göstermemek
Ölüm tarihindeki borca batıklığı ispatlamaya odaklanmamak
Sadece güncel borç miktarını sunmak
Miras bırakanın aktif malvarlığını araştırmamak
Tapu ve araç kayıtlarını dosyaya getirtmemek
Bankalara yazı yazdırmamak
Hayat sigortası olup olmadığını araştırmamak
Mirasçının tereke malını kullanıp kullanmadığını değerlendirmemek
İcra takibine süresinde itiraz etmemek
Dilekçede “reddi miras” deyip hükmen ret talebini açık kurmamak
Bu hatalar davanın reddine veya icra takibinde hak kaybına neden olabilir.
Pratik Kontrol Listesi
Hükmen ret davası açmadan önce şu sorular cevaplanmalıdır:
Miras bırakan ne zaman öldü?
Normal reddi miras süresi kaçırıldı mı?
Miras bırakan ölüm tarihinde borca batık mıydı?
Bilinen icra dosyaları var mı?
Banka kredi borçları var mı?
Kredi kartı borçları var mı?
Vergi veya SGK borçları var mı?
Ticari borç var mı?
Miras bırakanın taşınmazı var mı?
Aracı var mı?
Banka hesabı var mı?
Şirket hissesi var mı?
Kredi hayat sigortası var mı?
Mirasçı tereke malını kullandı mı?
Bankadan para çekildi mi?
Araç veya taşınmaz satıldı mı?
Alacaklılar kim?
İcra takibi başlamış mı?
Ödeme emrine itiraz süresi geçti mi?
Bu sorular netleşmeden hükmen ret davası sağlıklı kurulamaz.
Sonuç
Mirasın hükmen reddi, miras bırakanın ölüm tarihinde borca batık olması halinde mirasın kanunen reddedilmiş sayılmasıdır. Türk Medeni Kanunu m.605/2’ye göre miras bırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.
Normal reddi miras 3 aylık süreye tabidir. Ancak hükmen ret, klasik 3 aylık ret süresine bağlı değildir. Bu nedenle 3 aylık süre kaçırılmış olsa bile, miras bırakan ölüm tarihinde borca batıksa hükmen ret ileri sürülebilir. Uygulamada hükmen ret iddiasının süreye tabi olmadığı kabul edilmektedir.
Ancak hükmen ret için yalnızca borç bulunması yeterli değildir. Miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla aktif malvarlığı ve borçları karşılaştırılmalı, terekenin gerçekten borca batık olduğu ispatlanmalıdır.
Ayrıca mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunmaması gerekir. TMK m.610’a göre tereke mallarını gizleyen, kendisine mal eden veya olağan yönetimi aşan işlemler yapan mirasçı mirası reddedemez.
Bu nedenle hükmen ret davalarında ölüm tarihi, borçlar, malvarlığı, alacaklılar, icra dosyaları, banka kayıtları, vergi/SGK borçları, hayat sigortası ve mirasçının davranışları birlikte değerlendirilmelidir.
