Çocuğun Yurt Dışına Çıkarılması İçin Diğer Ebeveynin İzni Gerekir mi?

Çocuğun Yurt Dışına Çıkarılması İçin Diğer Ebeveynin İzni Gerekir mi?

Boşanma sonrasında çocuğun yurt dışına çıkarılması, aile hukukunda en çok tereddüt yaşanan konulardan biridir. Velayet sahibi anne veya baba, çocuğuyla birlikte tatil, eğitim, aile ziyareti veya yerleşim amacıyla yurt dışına çıkmak isteyebilir. Diğer ebeveyn ise çocuğun geri getirilmeyeceğinden, kişisel ilişki hakkının engelleneceğinden veya çocuğun kendisinden uzaklaştırılacağından endişe edebilir.

Bu konuda tek bir basit cevap vermek doğru değildir. Çünkü mesele; çocuğun velayetinin kimde olduğuna, anne ve babanın evli olup olmadığına, ortak velayet bulunup bulunmadığına, seyahatin geçici mi kalıcı mı olduğuna, pasaport ve vize işlemlerine, çocuğun üstün yararına ve kaçırma riskine göre değişir.

Genel olarak velayet sahibi ebeveyn, çocuğun günlük yaşamı ve bakımına ilişkin kararları alma yetkisine sahiptir. Ancak çocuğun yurt dışına çıkarılması, özellikle uzun süreli kalış, yerleşme, okul değişikliği veya diğer ebeveynle kişisel ilişkinin engellenmesi sonucunu doğuruyorsa, aile mahkemesinin müdahalesi gerekebilir.

Velayet Sahibi Ebeveyn Çocuğu Yurt Dışına Çıkarabilir mi?

Velayet kendisine verilen anne veya baba, kural olarak çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve günlük yaşamına ilişkin kararları alma yetkisine sahiptir. Bu nedenle kısa süreli tatil, aile ziyareti veya geçici seyahat gibi durumlarda velayet sahibi ebeveynin çocuğu yurt dışına çıkarabilmesi mümkündür.

Ancak bu yetki sınırsız değildir. Velayet hakkı çocuğun üstün yararına uygun kullanılmalıdır. Velayet sahibi ebeveyn, çocuğu diğer ebeveynden tamamen koparmak, kişisel ilişki kararını fiilen etkisiz hale getirmek veya çocuğu geri getirmemek amacıyla yurt dışına çıkaramaz.

Bu nedenle çocuğun yurt dışına çıkarılması meselesinde asıl ayrım şudur:

Geçici ve makul süreli seyahat mi söz konusu?

Yoksa çocuğun yerleşim yerini değiştirecek, okulunu ve hayat düzenini etkileyecek kalıcı veya uzun süreli bir yurt dışı planı mı var?

Kısa süreli seyahat ile kalıcı taşınma aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulmaz.

Diğer Ebeveynin Muvafakati Her Zaman Gerekir mi?

Hukuki açıdan velayet tek ebeveyndeyse, velayet sahibi ebeveynin çocuğu kısa süreli yurt dışına çıkarması için her durumda diğer ebeveynin izni aranmaz denilebilir. Ancak pratik uygulamada bu kadar basit değildir.

Pasaport başvurusu, vize işlemleri, havayolu şirketi kuralları, sınır geçişi, gidilecek ülkenin giriş şartları veya konsolosluk işlemleri bakımından diğer ebeveynin noter onaylı muvafakatnamesi istenebilir.

Özellikle çocuk tek ebeveynle seyahat ediyorsa, bazı ülkeler veya havayolları çocuğun kaçırılmadığını göstermek amacıyla diğer ebeveynin muvafakatnamesini talep edebilir.

Bu nedenle “hukuken izin gerekmiyor” demek, seyahatte hiçbir sorun çıkmayacağı anlamına gelmez. Uygulamada muvafakatname alınması, sınır ve vize işlemlerinde sorun yaşanmaması açısından çoğu zaman faydalıdır.

Pasaport İçin Diğer Ebeveynin İzni Gerekir mi?

Reşit olmayan çocukların pasaport işlemlerinde muvafakatname meselesi önemlidir.

Anne ve baba evliyse ve velayet birlikte kullanılıyorsa, çocuk için pasaport başvurusunda anne ve babanın birlikte rızası aranabilir.

Boşanma sonrasında velayet anne veya babadan birine verilmişse, velayet sahibi ebeveynin pasaport başvurusu yapabilmesi mümkündür. Ancak uygulamada nüfus müdürlükleri, mahkeme kararı, kesinleşme şerhi, velayet belgesi veya diğer ebeveynin muvafakati gibi belgeler isteyebilir.

Bu nedenle pasaport başvurusu öncesinde güncel nüfus müdürlüğü uygulaması kontrol edilmelidir.

Özellikle ortak velayet, geçici velayet, boşanma davası devam ederken verilen tedbiren velayet kararı veya yurtdışına çıkış yasağı iddiası bulunan dosyalarda pasaport işlemleri daha dikkatli yürütülmelidir.

Muvafakatname Nedir?

Muvafakatname, diğer ebeveynin çocuğun yurt dışına çıkmasına izin verdiğini gösteren yazılı onay belgesidir. Uygulamada genellikle noter aracılığıyla düzenlenir.

Muvafakatnamede çocuğun kimlik bilgileri, seyahat edecek ebeveynin bilgileri, gidilecek ülke, seyahat tarihleri, seyahatin amacı ve izin kapsamı açıkça yazılabilir.

Örneğin:

“Anne … tarafından müşterek çocuk …’ın 01.07.2026 – 15.07.2026 tarihleri arasında İngiltere’ye turistik amaçlı götürülmesine ve seyahat sonunda Türkiye’ye geri getirilmesine muvafakat ederim.”

şeklinde düzenleme yapılabilir.

Muvafakatnamenin kapsamı önemlidir. Sadece kısa süreli tatil için verilen izin, kalıcı yerleşim izni anlamına gelmez. Bu nedenle izin süresi ve amacı açık yazılmalıdır.

Muvafakatname Olmadan Yurt Dışına Çıkılırsa Ne Olur?

Muvafakatname olmadan yurt dışına çıkılması her durumda hukuka aykırı olmayabilir. Ancak uygulamada ciddi riskler doğurabilir.

Sınır kapısında, havayolu check-in sırasında veya gidilecek ülkenin girişinde diğer ebeveynin muvafakati sorulabilir. Bazı ülkeler çocuk kaçırma riskine karşı özellikle tek ebeveynle seyahat eden çocuklarda izin belgesi arayabilir.

Ayrıca diğer ebeveyn çocuğun geri getirilmeyeceğinden veya kişisel ilişki hakkının engelleneceğinden endişe ediyorsa aile mahkemesine başvurabilir. Mahkemeden çocuğun yurt dışına çıkarılmasının önlenmesi, pasaport işlemlerinin sınırlandırılması, kişisel ilişkinin korunması veya velayetin yeniden değerlendirilmesi talep edilebilir.

Bu nedenle muvafakatname olmadan seyahat etmek, özellikle taraflar arasında yüksek çatışma varsa riskli olabilir.

Kısa Süreli Tatil İçin İzin Gerekir mi?

Kısa süreli tatil için hukuki değerlendirme daha esnektir.

Velayet sahibi ebeveyn, çocuğun üstün yararına aykırı olmamak ve kişisel ilişki hakkını engellememek şartıyla çocuğuyla kısa süreli yurt dışı tatiline çıkabilir.

Ancak seyahat kişisel ilişki günlerine denk geliyorsa, diğer ebeveynin görüşme hakkı etkilenebilir. Bu durumda önceden bilgi vermek, tarihleri paylaşmak ve gerekiyorsa telafi kişisel ilişki düzenlemek daha sağlıklı olur.

Örneğin çocukla yaz tatilinde 10 günlük yurt dışı seyahati planlanıyorsa; dönüş tarihi, konaklama bilgileri, iletişim bilgileri ve biletler diğer ebeveynle paylaşılabilir. Bu, hem güveni artırır hem de ileride “çocuğu kaçıracak” iddialarını zayıflatır.

Kalıcı Olarak Yurt Dışına Taşınmak İçin İzin Gerekir mi?

Evet, kalıcı yurt dışına taşınma kısa süreli tatilden farklıdır.

Velayet sahibi ebeveyn çocuğu kalıcı olarak başka bir ülkeye götürmek istiyorsa, bu durum çocuğun yerleşim yerini, okulunu, sosyal çevresini, diğer ebeveynle kişisel ilişkisini ve günlük yaşamını köklü şekilde değiştirir.

Bu nedenle diğer ebeveynin rızası yoksa aile mahkemesinden izin veya velayet/kisisel ilişki düzenlemesinin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.

Mahkeme bu durumda şu hususları inceler:

Taşınma çocuğun üstün yararına uygun mu?

Çocuğun eğitim ve sağlık düzeni nasıl etkilenecek?

Diğer ebeveynle kişisel ilişki nasıl sürdürülecek?

Taşınma gerçek ve makul bir sebebe dayanıyor mu?

Çocuğun gideceği ülkedeki yaşam koşulları nedir?

Çocuk idrak çağındaysa görüşü nedir?

Diğer ebeveynle bağın kopma riski var mı?

Kalıcı taşınma, velayet hakkının doğal sınırlarını aşabilecek bir sonuç doğurduğundan, tek taraflı hareket etmek ciddi uyuşmazlıklara neden olabilir.

Boşanma Davası Devam Ederken Çocuk Yurt Dışına Çıkarılabilir mi?

Boşanma davası devam ederken velayet genellikle tedbiren anne veya babadan birine bırakılabilir. Bu süreçte çocuğun yurt dışına çıkarılması daha hassas değerlendirilir.

Çünkü henüz nihai velayet kararı verilmemiştir. Mahkeme, dava süresince çocuğun bakım, barınma, eğitim ve kişisel ilişki düzenini geçici olarak belirler.

Boşanma davası devam ederken çocuğun yurt dışına çıkarılması diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkını veya mahkemenin velayet değerlendirmesini etkileyebilir. Bu nedenle yurt dışı seyahati planlanıyorsa mahkemeden izin istenmesi veya diğer ebeveynin yazılı muvafakatinin alınması daha güvenli olur.

Özellikle taraflar arasında çocuk kaçırma iddiası, yabancı ülkeye yerleşme planı, pasaport saklama, iletişimi kesme veya kişisel ilişkiyi engelleme ihtimali varsa mahkeme yurt dışı çıkışına sınırlama getirebilir.

Ortak Velayette Çocuk Yurt Dışına Nasıl Çıkarılır?

Ortak velayette anne ve baba, çocuğun önemli kararlarını birlikte alır. Yurt dışına çıkış, özellikle uzun süreli seyahat, okul değişikliği veya yerleşim planı içeriyorsa ortak karar gerektirir.

Bu nedenle ortak velayette diğer ebeveynin yazılı onayı alınmadan çocuğun yurt dışına çıkarılması uyuşmazlık doğurabilir.

Ortak velayet protokolünde yurt dışı seyahatleri açıkça düzenlenmelidir.

Örneğin:

“Taraflar, müşterek çocuğun kısa süreli yurt dışı seyahatlerinde seyahat tarihleri, ülke, konaklama ve dönüş bilgilerini birbirlerine en az 15 gün önce yazılı olarak bildireceklerdir. Uzun süreli eğitim, yerleşim veya okul değişikliği içeren yurt dışı planları tarafların ortak yazılı rızasına bağlıdır.”

Bu tür hükümler uygulamada çok faydalıdır.

Velayet Kendisine Verilmeyen Ebeveyn Çocuğu Yurt Dışına Çıkarabilir mi?

Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğu yurt dışına çıkarması daha dikkatli değerlendirilir.

Bu ebeveyn çocukla kişisel ilişki hakkına sahiptir; ancak velayet hakkı kendisinde değildir. Bu nedenle çocukla yurt dışı seyahati yapabilmesi için velayet sahibi ebeveynin yazılı muvafakati gerekebilir.

Örneğin baba ile çocuk arasında yaz tatilinde 15 gün kişisel ilişki kurulmuş olabilir. Baba bu süre içinde çocuğu yurt dışına götürmek istiyorsa, velayet sahibi annenin iznini almak uygulamada önemlidir.

Eğer velayet sahibi ebeveyn haksız şekilde izin vermiyorsa, mahkemeden belirli seyahat için izin istenebilir. Mahkeme çocuğun üstün yararını, seyahat süresini, güvenlik riskini, dönüş garantisini ve kişisel ilişki düzenini değerlendirir.

Diğer Ebeveyn İzin Vermezse Ne Yapılır?

Diğer ebeveyn çocuğun yurt dışına çıkmasına izin vermiyorsa, öncelikle izin vermeme sebebi değerlendirilmelidir.

Eğer izin vermeme keyfî ise ve seyahat çocuğun yararına uygunsa aile mahkemesinden izin talep edilebilir. Örneğin çocuk eğitim, sağlık, aile ziyareti, sportif faaliyet, kültürel gezi veya kısa süreli tatil için yurt dışına çıkacaksa ve dönüş tarihi belli ise mahkeme izin verebilir.

Ancak diğer ebeveynin endişesi haklı olabilir. Örneğin çocuğun geri getirilmeyeceğine dair ciddi emareler varsa, götüren ebeveynin yurt dışına kalıcı yerleşme planı varsa, gidilecek ülke ile Türkiye arasında çocuk iadesi bakımından sorunlar varsa veya kişisel ilişki hakkı tamamen engellenecekse mahkeme izin talebini reddedebilir ya da sınırlı koşullarla kabul edebilir.

Bu nedenle izin davasında seyahatin amacı, süresi, konaklama yeri, dönüş bileti, okul takvimi, iletişim planı ve çocuğun yararı açıkça gösterilmelidir.

Mahkemeden Yurt Dışı Çıkış İzni Nasıl İstenir?

Mahkemeden yurt dışı çıkış izni istenirken talep somut olmalıdır.

Dilekçede şu bilgiler yer almalıdır:

Çocuğun kimlik bilgileri

Velayet durumu

Seyahate götürecek ebeveynin bilgileri

Gidilecek ülke

Seyahat tarihleri

Seyahatin amacı

Konaklama bilgileri

Dönüş tarihi

Uçak bileti veya rezervasyon bilgileri

Diğer ebeveynin neden izin vermediği

Seyahatin çocuğun üstün yararına neden uygun olduğu

Kişisel ilişki günlerine etkisi

Telafi kişisel ilişki önerisi

Varsa okul, sağlık, yarışma, kurs veya aile ziyareti belgeleri

Talep genel olmamalıdır. “Çocuğun yurt dışına çıkarılmasına izin verilmesini istiyorum” demek yerine, hangi tarihlerde, hangi ülkeye, hangi amaçla gidileceği açık yazılmalıdır.

Çocuğun Yurt Dışına Çıkarılmasının Engellenmesi Mümkün mü?

Evet. Eğer çocuğun kaçırılma, geri getirilmeme, diğer ebeveynle ilişkisinin koparılma veya üstün yararına aykırı şekilde yurt dışına götürülme riski varsa, mahkemeden önleyici tedbir talep edilebilir.

Bu kapsamda aile mahkemesinden çocuğun yurt dışına çıkışının geçici olarak engellenmesi, pasaport işlemlerinin sınırlandırılması, pasaportun teslimi, kişisel ilişki düzeninin yeniden belirlenmesi veya velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.

Ancak bu talepler ciddi sonuç doğurduğu için somut delillere dayanmalıdır. Sadece “çocuğu kaçırabilir” şeklindeki soyut korku yeterli olmayabilir.

Örneğin ebeveynin yurt dışında kalıcı iş bulması, eşyalarını taşıması, çocuğun okul kaydını iptal ettirmesi, dönüş bileti almaması, diğer ebeveynle iletişimi kesmesi, daha önce çocuğu göstermemesi veya açıkça “çocuğu geri getirmeyeceğim” demesi bu talebi güçlendirebilir.

Çocuk Kaçırma Riski Varsa Ne Yapılmalıdır?

Çocuk kaçırma riski varsa hızlı hareket edilmelidir.

Öncelikle aile mahkemesinden çocuğun yurt dışına çıkarılmasının önlenmesi için tedbir istenebilir. Boşanma veya velayet davası devam ediyorsa aynı dosyada talep kurulabilir. Ayrı bir dava veya değişen koşullara göre velayet tedbiri de gündeme gelebilir.

Ayrıca pasaport, sınır çıkışı, okul, adres, kişisel ilişki ve iletişim konularında somut önlemler talep edilmelidir.

Çocuk yurt dışına çıkarılmış ve geri getirilmiyorsa, gidilen ülkenin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve özellikle Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi gündeme gelebilir. Türkiye, bu alanda Adalet Bakanlığı merkezi makam uygulamaları üzerinden süreç yürütmektedir.

Bu tür dosyalar hızlı ve teknik yürütülmelidir; çünkü zaman geçtikçe çocuğun yeni ülkede yerleşik hale geldiği iddiaları gündeme gelebilir.

Lahey Sözleşmesi Nedir?

Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi, çocuğun mutad meskeninden hukuka aykırı şekilde başka bir ülkeye götürülmesi veya orada alıkonulması halinde çocuğun geri dönüşünü sağlamaya yönelik uluslararası bir mekanizmadır.

Bu sözleşmenin amacı, velayet uyuşmazlığının esasını çözmek değil; çocuğun hukuka aykırı şekilde götürüldüğü veya alıkonulduğu ülkeden mutad mesken ülkesine iadesini sağlamaktır.

Örneğin çocuk Türkiye’de yaşarken ebeveynlerden biri çocuğu başka bir sözleşmeci ülkeye götürüp geri getirmezse, diğer ebeveyn Lahey Sözleşmesi kapsamında çocuğun iadesi için başvuru yapabilir.

Ancak bu süreçte çocuğun mutad meskeni, götürmenin hukuka aykırı olup olmadığı, velayet hakkı, rıza veya sonradan kabul, çocuğun uyum sağlaması ve ciddi risk istisnaları gibi teknik konular değerlendirilir.

Yurt Dışına Çıkış Kişisel İlişki Hakkını Engellerse Ne Olur?

Velayet sahibi ebeveynin çocuğu yurt dışına çıkarması, diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkını tamamen engellememelidir.

Eğer seyahat kısa süreliyse ve kişisel ilişki günlerine denk geliyorsa, telafi görüşme planlanabilir. Ancak çocuğun uzun süreli yurt dışına götürülmesi diğer ebeveynle düzenli görüşmeyi imkânsız hale getiriyorsa, kişisel ilişki yeniden düzenlenmelidir.

Örneğin çocuk başka ülkede yaşayacaksa, diğer ebeveynle yaz tatili, ara tatil, online görüşme, bayramlar, uçak masrafları ve teslim şekli ayrıntılı düzenlenmelidir.

Mahkeme, çocuğun iki ebeveynle de sağlıklı ilişki kurma hakkını gözetir. Yurt dışına taşınma, diğer ebeveynin çocukla bağını tamamen koparacak şekilde kullanılmamalıdır.

Çocuğun Görüşü Alınır mı?

Çocuk idrak çağındaysa, yurt dışına çıkış veya yurt dışına yerleşme konusunda görüşü alınabilir.

Özellikle kalıcı taşınma, okul değişikliği veya diğer ebeveynle ilişkiyi etkileyecek büyük kararlar söz konusuysa çocuğun yaşı ve olgunluğu dikkate alınarak görüşü uzman eşliğinde alınabilir.

Ancak çocuğun görüşü tek başına belirleyici değildir. Mahkeme çocuğun baskı altında olup olmadığını, tercihinin gerçek nedenini ve üstün yararına uygun olup olmadığını değerlendirir.

Çocuğa “annenle mi yurt dışına gitmek istiyorsun, babanla mı kalmak istiyorsun?” şeklinde baskı kurulmamalıdır. Görüş alma süreci çocuk dostu ve uzman destekli yürütülmelidir.

Sosyal İnceleme Raporu Alınır mı?

Mahkeme gerekli görürse sosyal inceleme raporu alabilir.

Özellikle yurt dışına yerleşme, okul değişikliği, velayet uyuşmazlığı, çocuk kaçırma riski veya diğer ebeveynle ilişkinin zayıflama ihtimali varsa sosyal inceleme raporu önemlidir.

Uzmanlar çocuğun mevcut yaşam düzenini, anne ve babayla ilişkisini, taşınmanın çocuğa etkisini, çocuğun psikolojik durumunu ve yurt dışı planının çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını değerlendirebilir.

Sosyal inceleme raporu mahkeme için önemli bir delildir; ancak hâkim raporla mutlak şekilde bağlı değildir.

Yurt Dışına Çıkış İzni Hangi Delillerle Desteklenir?

Yurt dışına çıkış izni talep eden taraf şu delilleri sunabilir:

Uçak bileti veya rezervasyon

Otel veya konaklama bilgileri

Davet mektubu

Okul, kurs veya yarışma belgesi

Sağlık tedavisi belgeleri

Vize randevusu veya vize belgesi

Seyahat sigortası

Dönüş bileti

İş veya izin belgeleri

Çocuğun okul takvimi

Diğer ebeveynle telafi görüşme planı

Mesajlaşmalar

Diğer ebeveynin haksız izin vermediğini gösteren yazışmalar

Bu deliller seyahatin gerçek, geçici, planlı ve çocuğun yararına uygun olduğunu gösterebilir.

Yurt Dışına Çıkışın Engellenmesi Hangi Delillerle İstenir?

Çocuğun yurt dışına çıkarılmasının engellenmesi talep edilecekse soyut korku yerine somut deliller sunulmalıdır.

Şu deliller önem taşıyabilir:

Ebeveynin “çocuğu geri getirmeyeceğim” mesajları

Yurt dışında kalıcı iş veya konut düzeni

Çocuğun okul kaydının iptali

Dönüş bileti alınmaması

Pasaportun saklanması

Daha önce çocuğun teslim edilmemesi

Kişisel ilişki kararlarına aykırılık tutanakları

Çocuğun diğer ebeveynden koparılmaya çalışılması

Yurt dışına kalıcı yerleşme hazırlıkları

Aile veya sosyal medya beyanları

6284 veya velayet dosyaları

Tanık beyanları

Bu deliller, mahkemeye riskin gerçek olduğunu göstermek için önemlidir.

Pasaport Kimde Kalmalıdır?

Boşanmış veya ayrı yaşayan anne-baba arasında çocuğun pasaportunun kimde kalacağı da sorun olabilir.

Pasaport, çocuğun yurt dışına çıkışını kolaylaştırdığı için yüksek çatışmalı dosyalarda risk unsuru olarak görülebilir.

Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre pasaportun velayet sahibi ebeveynde kalmasına, belirli seyahatlerde diğer ebeveyne teslim edilmesine veya kaçırma riski varsa geçici olarak sınırlama getirilmesine karar verebilir.

Ortak velayet veya anlaşmalı boşanma protokolünde pasaport konusunda açık düzenleme yapılması faydalıdır.

Örneğin:

“Çocuğun pasaportu anne tarafından muhafaza edilecek, babanın yurt dışı seyahati için gerekli olduğu hallerde seyahat tarihinden 7 gün önce babaya teslim edilecek ve dönüşten sonra 3 gün içinde anneye iade edilecektir.”

gibi hüküm yazılabilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Yurt Dışı Seyahati Nasıl Yazılmalıdır?

Anlaşmalı boşanma protokolünde çocuğun yurt dışı seyahatleri açık düzenlenmelidir.

Örneğin:

“Taraflar, müşterek çocuğun kısa süreli yurt dışı seyahatlerinde seyahate çıkacak ebeveynin diğer ebeveyne en az 15 gün önceden ülke, şehir, konaklama yeri, gidiş-dönüş tarihleri ve iletişim bilgilerini bildirmesini kabul ederler.”

“Müşterek çocuğun kalıcı olarak yurt dışına yerleşmesi, okulunun yurt dışına taşınması veya 30 günü aşan yurt dışı kalışları tarafların yazılı mutabakatına bağlıdır.”

“Taraflar, müşterek çocuğun pasaport işlemleri için gerekli muvafakatname ve belgeleri makul sebep olmaksızın vermekten kaçınmayacaklarını kabul ederler.”

“Yurt dışı seyahatinin diğer ebeveynin kişisel ilişki günlerine denk gelmesi halinde, kullanılmayan kişisel ilişki süresi seyahat dönüşünde telafi edilecektir.”

Bu tür hükümler ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları azaltır.

Mahkemeden İzin Talebi İçin Örnek Talep Cümlesi

Dilekçede şu tarz bir talep kullanılabilir:

“Müşterek çocuk …’ın 01.07.2026 – 15.07.2026 tarihleri arasında davacı anne ile birlikte İngiltere’ye turistik amaçlı seyahat etmesine, bu seyahat için davalı babanın muvafakatinin aranmamasına, gerekli pasaport, vize ve çıkış işlemlerinin davacı anne tarafından yapılabilmesine karar verilmesini talep ederiz.”

Kalıcı taşınma için ise daha ayrıntılı talep gerekir:

“Müşterek çocuğun üstün yararı gereğince, davacı annenin yurt dışındaki iş ve yaşam düzeni kapsamında … ülkesine yerleşmesine, müşterek çocuğun eğitimine bu ülkede devam etmesine, davalı baba ile çocuk arasında yaz tatili, ara tatil ve online görüşmeleri de içerecek şekilde yeniden kişisel ilişki düzenlenmesine karar verilmesini talep ederiz.”

Bu talepler somut olaya göre uyarlanmalıdır.

Yurt Dışına Çıkışta En Sık Yapılan Hatalar

Bu konuda sık yapılan hatalar şunlardır:

Hukuki yetki ile pasaport/vize uygulamasını karıştırmak

Muvafakatname gerekmeyeceğini düşünüp havalimanında sorun yaşamak

Seyahat tarihlerini ve dönüş bilgisini diğer ebeveynle paylaşmamak

Kişisel ilişki günlerini dikkate almamak

Kalıcı taşınmayı kısa tatil gibi göstermek

Çocuğun okul düzenini düşünmemek

Ortak velayette tek taraflı karar almak

Diğer ebeveynin haklı endişelerini yok saymak

Çocuk kaçırma riski varsa tedbir istemekte gecikmek

Soyut korkuyla tedbir talep edip delil sunmamak

Pasaport ve muvafakatname konusunu protokolde düzenlememek

Çocuğun görüşünü ve üstün yararını somutlaştırmamak

Bu hatalar hem seyahati engelleyebilir hem de velayet uyuşmazlığını büyütebilir.

Pratik Kontrol Listesi

Çocuğun yurt dışına çıkarılması konusunda şu sorular cevaplanmalıdır:

Velayet kimde?

Ortak velayet var mı?

Boşanma davası devam ediyor mu?

Seyahat kısa süreli mi, kalıcı mı?

Gidilecek ülke neresi?

Dönüş tarihi belli mi?

Pasaport var mı?

Pasaport için muvafakatname gerekiyor mu?

Vize başvurusu için diğer ebeveynin izni isteniyor mu?

Havayolu veya ülke giriş kuralları muvafakatname arıyor mu?

Seyahat kişisel ilişki günlerine denk geliyor mu?

Telafi görüşme planlandı mı?

Diğer ebeveyn çocuğun geri getirilmeyeceğinden endişeli mi?

Bu endişe somut delile dayanıyor mu?

Çocuğun okul düzeni etkilenecek mi?

Çocuk idrak çağındaysa görüşü ne?

Mahkemeden izin veya tedbir gerekiyor mu?

Bu sorular netleşmeden çocuğun yurt dışına çıkarılması konusunda sağlıklı karar verilmemelidir.

Sonuç

Çocuğun yurt dışına çıkarılması konusunda her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir. Velayet sahibi ebeveynin kısa süreli ve çocuğun üstün yararına uygun seyahatlerde hareket alanı bulunsa da, pasaport, vize, havayolu ve sınır uygulamaları bakımından diğer ebeveynin muvafakatnamesi pratikte gerekebilir.

Kısa süreli tatil ile kalıcı yurt dışına taşınma aynı değildir. Kalıcı taşınma, çocuğun okulunu, yerleşim yerini, sosyal çevresini ve diğer ebeveynle kişisel ilişkisini etkilediği için aile mahkemesi tarafından değerlendirilmelidir.

Ortak velayet varsa, yurt dışı seyahatleri ve özellikle uzun süreli kalışlar anne ve babanın ortak kararını gerektirebilir. Velayet kendisinde olmayan ebeveynin çocukla yurt dışına çıkabilmesi için ise velayet sahibi ebeveynin yazılı izni veya mahkeme kararı gerekebilir.

Çocuk kaçırma veya geri getirmeme riski varsa mahkemeden yurt dışı çıkışın önlenmesi, pasaportla ilgili tedbirler veya velayetin yeniden değerlendirilmesi talep edilebilir. Çocuk yurt dışına çıkarılmış ve geri getirilmiyorsa, Lahey Sözleşmesi kapsamındaki uluslararası çocuk kaçırma mekanizmaları gündeme gelebilir.

Bu nedenle çocuğun yurt dışına çıkarılması planlanırken seyahatin amacı, süresi, dönüş tarihi, kişisel ilişki düzeni, muvafakatname ihtiyacı, pasaport/vize işlemleri ve çocuğun üstün yararı birlikte değerlendirilmelidir.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir