Boşanma Davasından Sonra Barışılırsa Ne Olur?
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Barışılırsa Ne Olur?
Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerin barışması mümkündür. Taraflar dava sürecinde yeniden bir araya gelebilir, ortak hayatı sürdürmeye karar verebilir veya boşanmaktan vazgeçebilir. Ancak bu durumda davanın kendiliğinden sona ereceği düşünülmemelidir.
Boşanma davası açıldıktan sonra barışma halinde ne olacağı, tarafların mahkemeye ne bildirdiğine ve davayı nasıl sonlandırmak istediğine göre değişir. Davacı davasından feragat edebilir, davayı geri almak isteyebilir, taraflar duruşmaya katılmayabilir veya dava takipsiz bırakılabilir. Bu yolların her biri farklı hukuki sonuç doğurur.
Bu nedenle “barıştık, dava bitti” demek doğru değildir. Dava dosyasının usulüne uygun şekilde sonuçlandırılması gerekir. Aksi halde dosya işlemden kaldırılabilir, feragat nedeniyle reddedilebilir, açılmamış sayılabilir veya ileride yeni dava açıldığında eski olayların kullanılıp kullanılamayacağı tartışma konusu olabilir.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Barışmak Mümkün mü?
Evet. Boşanma davası açıldıktan sonra taraflar barışabilir.
Boşanma davası, tarafların evlilik birliğini sona erdirmek için başvurduğu bir yoldur. Ancak dava devam ederken eşler sorunlarını çözebilir, yeniden birlikte yaşamaya başlayabilir veya boşanma iradelerinden vazgeçebilir.
Bu durumda dava mahkemeye bildirilmelidir. Tarafların yalnızca kendi aralarında barışması, dosyayı otomatik olarak kapatmaz.
Örneğin davacı boşanma davası açmış, daha sonra eşiyle barışmış ve aynı evde yaşamaya başlamış olabilir. Ancak mahkemeye herhangi bir beyanda bulunulmazsa dava dosyası işlemeye devam edebilir. Duruşma günü gelir, tarafların gelmemesi halinde dosya işlemden kaldırılabilir veya usuli sonuçlar doğabilir.
Bu nedenle barışma sonrasında dosyanın nasıl kapatılacağı dikkatle belirlenmelidir.
Barışma Davayı Kendiliğinden Bitirir mi?
Hayır. Barışma davayı kendiliğinden bitirmez.
Mahkeme, tarafların dava açtıktan sonra barıştığını kendiliğinden bilemeyebilir. Bu nedenle davacı veya taraflar mahkemeye beyanda bulunmalıdır.
Barışma sonrasında şu yollar gündeme gelebilir:
Davadan feragat
Davanın geri alınması
Davanın takipsiz bırakılması
Dosyanın işlemden kaldırılması
Açılmamış sayılma
Anlaşmalı boşanmadan vazgeçme
Çekişmeli davada sulh veya feragat beyanı
Bu yollar birbirinden farklıdır. En önemli ayrım, feragat ile davanın geri alınması arasındadır.
Davadan Feragat Nedir?
Davadan feragat, davacının dava konusu talep sonucundan tamamen veya kısmen vazgeçmesidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.307’ye göre feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Boşanma davasında davacı, boşanma talebinden feragat ederse dava feragat nedeniyle reddedilir.
Feragat çok ciddi sonuç doğurur. HMK m.311’e göre feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu nedenle davacı feragat ettikten sonra aynı dava sebebine ve aynı olaylara dayanarak yeniden boşanma davası açmakta sorun yaşayabilir.
Bu yüzden barışma halinde “feragat ediyorum” demeden önce, bunun hukuki sonuçları iyi değerlendirilmelidir.
Feragat Sonrası Yeniden Boşanma Davası Açılabilir mi?
Feragat sonrası yeniden boşanma davası açılıp açılamayacağı, yeni davanın hangi olaylara dayanacağına bağlıdır.
Davacı önceki boşanma davasından feragat etmişse, feragat ettiği davaya konu olayları affetmiş veya en azından hoşgörüyle karşılamış sayılabilir. Bu nedenle aynı eski olaylara dayanarak yeniden boşanma davası açması sorunlu hale gelir.
Ancak feragatten sonra yeni kusurlu davranışlar ortaya çıkarsa, bu yeni olaylara dayanarak yeniden boşanma davası açılabilir. Örneğin taraflar barışmış, davacı davasından feragat etmiş; daha sonra diğer eş yeniden şiddet uygulamış, hakaret etmiş, sadakatsiz davranmış veya ortak hayatı yeniden çekilmez hale getirmişse yeni dava açılabilir.
Bu durumda yeni davada özellikle feragat tarihinden sonraki olaylar anlatılmalıdır. Eski olaylar tek başına boşanma sebebi yapılamasa da, yeni olayların arka planını açıklamak bakımından sınırlı şekilde gündeme gelebilir. Ancak kusur isnadı esas olarak yeni olaylara dayanmalıdır.
Davanın Geri Alınması Nedir?
Davanın geri alınması, feragatten farklıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.123’e göre davacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızasıyla davasını geri alabilir.
Davanın geri alınması halinde dava açılmamış sayılır. Bu, feragat gibi hakkın özünden vazgeçme anlamına gelmez. Davacı ileride şartları varsa yeniden dava açabilir.
Ancak davanın geri alınması için davalının açık rızası gerekir. Davalı rıza göstermezse davacı tek taraflı olarak davayı geri alamaz. Bu durumda feragat veya davanın takipsiz bırakılması gibi başka ihtimaller gündeme gelebilir.
Feragat ile Davanın Geri Alınması Arasındaki Fark Nedir?
Feragat ile davanın geri alınması arasındaki fark çok önemlidir.
Feragatte davacı dava konusu haktan vazgeçer. Boşanma davası bakımından davacı, o davadaki boşanma talebinden vazgeçmiş olur. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve aynı olaylara dayanarak yeniden dava açılması güçleşir.
Davanın geri alınmasında ise davacı dava hakkından değil, o anki davanın görülmesinden vazgeçer. Dava açılmamış sayılır. Ancak bunun için davalının açık rızası gerekir.
Kısaca:
Feragat tek taraflı yapılabilir; davalının rızası gerekmez.
Davanın geri alınması için davalının açık rızası gerekir.
Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Davanın geri alınması halinde dava açılmamış sayılır.
Feragat eski olayların tekrar kullanılmasını zorlaştırır.
Davanın geri alınması affetme yönünden yine somut olayla birlikte değerlendirilir; ancak feragat kadar ağır sonuç doğurmayabilir.
Bu nedenle barışma halinde hangi yolun seçileceği dikkatle belirlenmelidir.
Barışma Affetme Anlamına Gelir mi?
Çoğu durumda evet, barışma affetme veya en azından hoşgörüyle karşılama olarak değerlendirilebilir.
Boşanma davasına konu edilen olaylardan sonra tarafların yeniden birlikte yaşamaya başlaması, evlilik ilişkisini sürdürmesi, ortak hayatı devam ettirmesi veya açıkça barıştıklarını beyan etmesi, önceki olayların affedildiği anlamına gelebilir.
Yargıtay uygulamasında affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylara dayanılarak yeniden kusur isnat edilemeyeceği kabul edilmektedir. Bu nedenle barışma sonrası aynı eski olaylara dayanarak tekrar boşanma davası açılması riskli olabilir.
Ancak her kısa görüşme veya zorunlu iletişim barışma anlamına gelmez. Özellikle çocuklar nedeniyle görüşmek, ekonomik zorunlulukla aynı evde kalmak, geçici barışma denemesi yapmak veya baskı altında ortak yaşamı sürdürmek her zaman gerçek af sayılmayabilir.
Hangi Davranışlar Affetme Sayılabilir?
Affetme açık veya örtülü olabilir.
Açık affetme, eşin diğer eşe “seni affettim” demesi veya mahkemeye barıştıklarını bildirmesi şeklinde olabilir.
Örtülü affetme ise davranışlardan anlaşılır. Örneğin:
Boşanma davasından feragat etmek
Barışma dilekçesi vermek
Uzun süre ortak hayata devam etmek
Aynı evde evlilik ilişkisini sürdürmek
Birlikte tatile gitmek
Aile çevresine barışıldığını açıklamak
Önceki olaylardan sonra normal evlilik hayatına dönmek
Terk ihtarı göndermek suretiyle eşin ortak konuta dönmesini istemek
Bu davranışlar somut olayın özelliklerine göre affetme veya hoşgörüyle karşılama olarak değerlendirilebilir.
Özellikle terk ihtarı konusu önemlidir. Yargıtay uygulamasında terk ihtarı gönderen eşin, ihtardan önceki kusurlu davranışları affetmiş veya en azından hoşgörüyle karşılamış sayılabileceği kabul edilmektedir.
Hangi Davranışlar Affetme Sayılmaz?
Her temas veya görüşme affetme sayılmaz.
Şu davranışlar somut olaya göre affetme sayılmayabilir:
Çocuk teslimi için görüşmek
Mecburen aynı evde kısa süre kalmak
Ekonomik zorunluluk nedeniyle evi hemen ayıramamak
Aile baskısıyla geçici olarak barışmayı denemek
Şiddet korkusuyla birlikte kalmaya devam etmek
Dava sürecinde uzlaşma görüşmesi yapmak
Çocukların psikolojisi için kontrollü iletişim kurmak
Kişisel eşyaları almak için eve gitmek
Nafaka veya çocuk masrafları için yazışmak
Örneğin fiziksel şiddet gören eş, ekonomik durumu olmadığı için bir süre daha aynı evde kalmışsa bu durum tek başına affetme olarak yorumlanmamalıdır. Aynı şekilde çocuk nedeniyle iletişim kurmak, boşanma sebeplerinin affedildiği anlamına gelmez.
Bu nedenle affetme iddiası her dosyada somut olaylara göre değerlendirilir.
Barışmadan Sonra Yeni Olaylar Olursa Ne Olur?
Barışmadan sonra yeni kusurlu olaylar yaşanırsa, bu yeni olaylara dayanılarak yeniden boşanma davası açılabilir.
Örneğin eşler boşanma davası açıldıktan sonra barışmış ve dava sona ermiş olabilir. Daha sonra eşlerden biri tekrar fiziksel şiddet uygulamış, hakaret etmiş, aldatmış, evden kovmuş veya aile birliğini yeniden çekilmez hale getirmişse yeni dava açılabilir.
Bu durumda yeni dava dilekçesinde özellikle barışma tarihinden sonra meydana gelen olaylar anlatılmalıdır.
Eski olaylar affedilmiş sayılabileceği için, eski olaylara tek başına dayanmak risklidir. Ancak yeni olayların mahiyetini ve evlilikteki genel süreci anlatmak için eski olaylara sınırlı şekilde değinilebilir. Fakat kusur yüklemesi yeni olaylara kurulmalıdır.
Barışma Sonrası Eski Olaylar Yeniden Kullanılabilir mi?
Kural olarak affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olaylar yeniden boşanma sebebi yapılamaz.
Eğer eşler önceki olaylardan sonra barışmış, ortak hayata dönmüş ve evliliği sürdürmüşse, bu olayların affedildiği kabul edilebilir. Bu durumda aynı olaylara dayanarak yeniden boşanma talep edilmesi reddedilebilir.
Ancak eski olaylar tamamen yok sayılır demek de doğru değildir. Yeni olayların anlamını açıklamak, davranışların sürekliliğini göstermek veya taraflar arasındaki ilişkinin arka planını anlatmak için eski olaylar sınırlı şekilde ifade edilebilir.
Fakat mahkemenin boşanma kararı verebilmesi için barışmadan sonra meydana gelen yeni ve affedilmemiş olayların bulunması önemlidir.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Barışılırsa Ne Olur?
Anlaşmalı boşanma davasında taraflar duruşmaya çıkmadan önce veya duruşma sırasında boşanmaktan vazgeçebilir.
Anlaşmalı boşanma için tarafların boşanma iradesini hâkim önünde serbestçe açıklaması gerekir. Taraflardan biri duruşmada “boşanmak istemiyorum” derse anlaşmalı boşanma gerçekleşmez.
Anlaşmalı boşanma protokolü imzalanmış olsa bile, karar kesinleşinceye kadar bazı aşamalarda vazgeçme gündeme gelebilir. Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve protokolü uygun bulması gerekir.
Bu nedenle protokol imzalanması tek başına boşanmayı kesinleştirmez. Taraflar duruşmaya çıkıp boşanma iradelerini açıklamadıkça ve mahkeme boşanmaya karar vermedikçe evlilik sona ermez.
Anlaşmalı Boşanma Kararından Sonra Barışılırsa Ne Olur?
Anlaşmalı boşanma kararı verilmiş ancak karar henüz kesinleşmemişse, taraflar karara karşı kanun yoluna başvurabilir veya kesinleşmeyi engelleyecek usuli yollara başvurabilir. Ancak bu aşama teknik değerlendirme gerektirir.
Boşanma kararı kesinleştikten sonra taraflar artık hukuken boşanmış olur. Kesinleşmiş boşanma kararından sonra barışmaları, evliliği kendiliğinden geri getirmez. Yeniden evli olmak istiyorlarsa yeniden evlenmeleri gerekir.
Bu nedenle boşanma kararının verilmesi ile kesinleşmesi arasındaki fark önemlidir.
Çekişmeli Boşanma Davasında Barışılırsa Ne Olur?
Çekişmeli boşanma davasında taraflar barışırsa davacı davasından feragat edebilir, davayı geri almak isteyebilir veya dava takipsiz bırakılabilir.
Ancak çekişmeli boşanma davasında davalı taraf karşı dava açmışsa durum daha karmaşık hale gelir.
Davacı kendi davasından feragat etse bile, davalının karşı davası devam edebilir. Çünkü karşı dava bağımsız bir dava niteliğindedir. Bu nedenle tarafların gerçekten barışması halinde yalnızca asıl davadan değil, varsa karşı davadan da usulüne uygun şekilde vazgeçilmesi gerekir.
Aksi halde bir taraf davasından vazgeçtiğini sanarken, diğer tarafın karşı davası üzerinden boşanma yargılaması devam edebilir.
Karşı Dava Varsa Barışma Ne Sonuç Doğurur?
Boşanma davalarında karşı dava çok önemlidir.
Örneğin kadın boşanma davası açmış, erkek de karşı dava açmış olabilir. Taraflar daha sonra barışırsa yalnızca kadının asıl davadan feragat etmesi yeterli olmayabilir. Erkek karşı davasından vazgeçmezse yargılama karşı dava üzerinden devam eder.
Bu nedenle barışma halinde dosyada karşı dava olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.
Eğer her iki taraf da boşanmaktan vazgeçiyorsa, asıl dava ve karşı dava bakımından ayrı ayrı feragat, geri alma veya usuli beyan verilmelidir.
Barışma Nafaka ve Tedbirleri Etkiler mi?
Boşanma davası devam ederken mahkeme tedbir nafakası, çocukların geçici velayeti, kişisel ilişki, ortak konutun tahsisi veya başka geçici önlemler vermiş olabilir.
Tarafların barışması halinde bu tedbirlerin durumu da değerlendirilmelidir. Dava sona ererse geçici tedbirler de genellikle dava süreciyle bağlantılı olarak sona erer.
Ancak tedbir nafakası ödenmemişse, dava süresince doğmuş nafaka alacakları ayrıca gündeme gelebilir. Davadan feragat veya barışma, geçmişte doğmuş ve ödenmemiş nafaka borçlarını otomatik olarak ortadan kaldırmayabilir. Bu konuda kararın içeriği ve tarafların beyanları önemlidir.
Eğer taraflar barışırken geçmiş nafaka alacaklarından da vazgeçmek istiyorsa, bu hususun açıkça düzenlenmesi gerekir.
Barışma Tazminat Taleplerini Etkiler mi?
Evet. Barışma, boşanma davasındaki maddi ve manevi tazminat taleplerini etkileyebilir.
Eğer davacı boşanma davasından tamamen feragat ederse, o davadaki tazminat talepleri de feragat kapsamında sona erebilir.
Ayrıca taraflar barışıp önceki olayları affetmiş sayılırsa, bu olaylara dayanarak yeniden tazminat talep edilmesi de sorunlu hale gelir.
Ancak barışmadan sonra yeni bir boşanma sebebi ortaya çıkar ve yeni dava açılırsa, yeni olaylara dayalı tazminat talepleri ileri sürülebilir.
Bu nedenle barışma ve feragat beyanları yapılırken tazminat, nafaka, ziynet, mal rejimi ve diğer alacakların akıbeti ayrıca değerlendirilmelidir.
Barışma Ziynet Eşyası Talebini Etkiler mi?
Ziynet eşyası talebi, boşanmanın feri sonucu değildir. Bu nedenle boşanma davasından feragat edilmesi, her durumda ziynet eşyası alacağından da vazgeçildiği anlamına gelmeyebilir.
Ancak dava dilekçesinde ziynet eşyası talebi de ileri sürülmüşse ve davacı tüm davadan feragat ederse, bu talebin de feragat kapsamında değerlendirilme riski vardır.
Bu nedenle boşanma davasından vazgeçerken ziynet eşyası, mal rejimi, ev eşyası veya başka alacak talepleri varsa bunların ayrıca belirtilmesi gerekir.
Örneğin taraflar barışmış ama ziynetler hâlâ iade edilmemiş olabilir. Bu durumda barışma, ziynetlerin mülkiyetini kendiliğinden değiştirmez. Ancak dava dosyasında nasıl bir feragat veya vazgeçme beyanı verildiği önemlidir.
Barışma Mal Paylaşımı Talebini Etkiler mi?
Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasından ayrı teknik bir alandır.
Boşanma gerçekleşmezse, mal rejiminin boşanma nedeniyle tasfiyesi de kural olarak gündeme gelmez. Çünkü mal rejiminin tasfiyesi için evliliğin sona ermesi veya mal rejiminin başka şekilde sona ermesi gerekir.
Taraflar boşanma davası açıldıktan sonra barışır ve dava sona ererse, evlilik devam eder. Bu durumda boşanma nedeniyle mal paylaşımı yapılmaz.
Ancak taraflar evlilik içinde mal rejimi sözleşmesi yapabilir, mal ayrılığına geçebilir veya belirli mallar konusunda kendi aralarında hukuki işlemler yapabilirler. Bunlar ayrı değerlendirilir.
Barışma Velayet Düzenlemesini Etkiler mi?
Boşanma davası devam ederken çocuklar için tedbiren velayet düzenlemesi yapılmış olabilir. Taraflar barışır ve dava sona ererse, boşanma davasındaki geçici velayet düzenlemesi de anlamını yitirebilir.
Evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Ancak taraflar fiilen ayrı yaşamaya devam ediyor, çocukların bakımında sorun yaşanıyor veya çocuğun üstün yararı risk altındaysa ayrıca aile mahkemesinden gerekli tedbirler talep edilebilir.
Eğer barışma gerçek değilse ve çocuklar anne-baba çatışmasının içinde kalıyorsa, velayet ve kişisel ilişki meseleleri yeniden gündeme gelebilir.
Boşanma Davası Takipsiz Bırakılırsa Ne Olur?
Taraflar barıştıktan sonra bazen mahkemeye dilekçe vermek yerine duruşmaya gitmez. Bu durumda dosyanın işlemden kaldırılması gündeme gelebilir.
Hukuk yargılamasında taraflarca takip edilmeyen dosyalar belirli şartlarda işlemden kaldırılır. Sonrasında belirli süre içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılabilir.
Ancak bu yol her zaman en temiz yol değildir. Çünkü dosyanın hangi aşamada olduğu, duruşmaya kimlerin çağrıldığı, karşı dava olup olmadığı ve önceki ara kararlar önemlidir.
Bu nedenle barışma halinde dosyayı bilinçsizce takipsiz bırakmak yerine, hangi usuli yolun daha doğru olduğu değerlendirilmelidir.
Barışma Halinde Mahkemeye Nasıl Dilekçe Verilir?
Taraflar barıştıysa mahkemeye kısa ve açık bir dilekçe sunulabilir. Ancak dilekçede kullanılacak kelimeler önemlidir.
Eğer davacı gerçekten boşanma talebinden vazgeçiyorsa feragat dilekçesi verebilir. Ancak bunun kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı bilinmelidir.
Eğer davacı davayı geri almak istiyorsa ve davalı da buna rıza gösteriyorsa, davanın geri alınması talep edilebilir.
Örneğin:
“Taraflar evlilik birliğini sürdürme konusunda anlaşmış olup davacı, davalı tarafın açık rızasıyla davasını geri aldığını bildirir. Davalı da davanın geri alınmasına açıkça rıza gösterdiğini beyan eder.”
şeklinde bir dilekçe kurulabilir.
Feragat için ise:
“Davacı, açmış olduğu boşanma davasından feragat ettiğini bildirir.”
denilebilir. Ancak bu daha ağır sonuç doğurur.
Bu nedenle dilekçe verilmeden önce feragat mi, geri alma mı, takipsiz bırakma mı daha uygun olduğu belirlenmelidir.
Feragat Dilekçesi mi, Davayı Geri Alma Dilekçesi mi Daha Uygun?
Bu tamamen tarafların amacına bağlıdır.
Eğer davacı kesin olarak o davadaki boşanma talebinden vazgeçiyor ve sonuçlarını kabul ediyorsa feragat dilekçesi verilebilir.
Ancak taraflar barışmayı denemek istiyor, ileride sorun olursa dava açma hakkını daha az riskli şekilde korumak istiyorsa davanın geri alınması daha uygun olabilir. Fakat bunun için davalının açık rızası gerekir.
Davalı rıza göstermezse geri alma mümkün olmaz. Bu durumda feragat veya dosyanın takipsiz bırakılması gibi yollar değerlendirilir.
Boşanma davalarında feragatin affetme ve eski olayları yeniden kullanamama sonuçları doğurabileceği unutulmamalıdır.
Barışma Sonrası Yeniden Dava Açarken Nelere Dikkat Edilmeli?
Barışmadan sonra yeniden boşanma davası açılacaksa dilekçe çok dikkatli hazırlanmalıdır.
Öncelikle önceki davanın nasıl sona erdiği incelenmelidir:
Feragat mi edildi?
Dava geri mi alındı?
Dava açılmamış mı sayıldı?
Karşı dava var mıydı?
Taraflar ne kadar süre birlikte yaşadı?
Barışma gerçek miydi?
Sonraki yeni olaylar neler?
Yeni dava, mümkün olduğunca barışma veya feragat tarihinden sonraki yeni olaylara dayanmalıdır.
Örneğin:
“Taraflar önceki davadan sonra evlilik birliğini sürdürmeyi denemiş; ancak davalı eş feragat tarihinden sonra yeniden davacıya fiziksel şiddet uygulamış, hakaret etmiş ve ortak hayatı çekilmez hale getirmiştir.”
şeklinde kurgu yapılabilir.
Eski olaylar ana boşanma sebebi olarak değil, yeni olayların arka planı olarak sınırlı kullanılmalıdır.
Barışma Delil Olarak Nasıl İspatlanır?
Taraflardan biri eski olayların affedildiğini iddia ediyorsa barışmayı ispatlamaya çalışabilir.
Barışma şu delillerle ispatlanabilir:
Aynı evde yaşamaya devam edildiğini gösteren kayıtlar
Ortak tatil fotoğrafları
Mesajlaşmalar
Aile çevresine yapılan barışma açıklamaları
Dava dosyasındaki feragat dilekçesi
Davanın geri alınması dilekçesi
Birlikte kira veya fatura ödemeleri
Tanık beyanları
Sosyal medya paylaşımları
Ortak hayatın devam ettiğini gösteren belgeler
Ancak bu deliller her zaman kesin affetme anlamına gelmez. Diğer taraf, aynı evde kalmanın ekonomik zorunluluk, çocuklar veya baskı nedeniyle olduğunu ileri sürebilir.
Barışma Olmadığı Nasıl İspatlanır?
Bazı durumlarda karşı taraf, gerçekte barışma olmadığı halde “beni affetti” savunması yapabilir.
Bu durumda şu hususlar ileri sürülebilir:
Aynı evde kalma zorunluydu.
Çocuklar nedeniyle iletişim kuruldu.
Ekonomik sebeple hemen ayrı ev tutulamadı.
Şiddet korkusu nedeniyle açık tepki verilemedi.
Taraflar fiilen ayrı odalarda yaşadı.
Evlilik ilişkisi sürdürülmedi.
Dava süreci devam etti.
6284 kararı veya kolluk başvuruları vardı.
Barışma değil, geçici uzlaşma denemesi vardı.
Bu iddialar tanık, mesaj, kolluk kaydı, 6284 kararı, sağlık raporu veya başka delillerle desteklenebilir.
Barışma Halinde En Sık Yapılan Hatalar
Bu konuda sık yapılan hatalar şunlardır:
Barışınca davanın kendiliğinden bittiğini sanmak
Feragat ile davanın geri alınmasını karıştırmak
Feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğurduğunu bilmemek
Karşı dava olup olmadığını kontrol etmemek
Eski olayların affedilmiş sayılabileceğini düşünmemek
Barışmadan sonra yeni olayları belgelememek
Dilekçede yanlışlıkla tüm alacaklardan feragat etmek
Ziynet, nafaka, tazminat veya mal rejimi taleplerini açık ayırmamak
Anlaşmalı boşanma protokolü imzalandı diye boşanmanın kesinleştiğini sanmak
Duruşmaya gitmeyince her şeyin sorunsuz biteceğini düşünmek
Boşanma kararı kesinleşmeden barışma ihtimalini değerlendirmemek
Bu hatalar ileride yeni dava açılmasını veya hak taleplerini zorlaştırabilir.
Pratik Kontrol Listesi
Boşanma davası açıldıktan sonra barışma varsa şu sorular cevaplanmalıdır:
Dava anlaşmalı mı, çekişmeli mi?
Karşı dava var mı?
Taraflar gerçekten barıştı mı?
Ortak hayat yeniden başladı mı?
Davacı feragat mi etmek istiyor?
Davalı davanın geri alınmasına rıza gösteriyor mu?
Dava takipsiz mi bırakılacak?
Tedbir nafakası veya diğer tedbirler ne olacak?
Ziynet, tazminat, nafaka veya mal rejimi talepleri var mı?
Bu taleplerden de vazgeçiliyor mu?
Eski olayların affedilmiş sayılması isteniyor mu?
Barışmadan sonra yeni olay olursa nasıl delillendirilecek?
Boşanma kararı verildi mi?
Karar kesinleşti mi?
Bu sorular netleşmeden dosyaya feragat veya vazgeçme dilekçesi verilmemelidir.
Sonuç
Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerin barışması mümkündür. Ancak barışma, boşanma davasını kendiliğinden sona erdirmez. Dava dosyasının usulüne uygun şekilde sonuçlandırılması gerekir.
Barışma halinde davadan feragat, davanın geri alınması veya davanın takipsiz bırakılması gibi farklı yollar gündeme gelebilir. Feragat, HMK m.307 ve m.311 kapsamında kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Bu nedenle aynı eski olaylara dayanarak yeniden dava açılması zorlaşabilir. Davanın geri alınması ise HMK m.123 kapsamında davalının açık rızasına bağlıdır ve dava açılmamış sayılır.
Boşanma hukukunda barışma çoğu zaman affetme veya hoşgörüyle karşılama olarak değerlendirilir. Affedilen olaylar kural olarak yeniden boşanma sebebi yapılamaz. Ancak barışmadan sonra yeni kusurlu olaylar meydana gelirse, bu yeni olaylara dayanılarak yeniden boşanma davası açılabilir.
Bu nedenle boşanma davası açıldıktan sonra barışma halinde, dosyada karşı dava olup olmadığı, mevcut talepler, feragat beyanının kapsamı, nafaka ve tedbirlerin durumu, ziynet ve mal rejimi talepleri ve ileride doğabilecek hukuki sonuçlar dikkatle değerlendirilmelidir.
