Ortak Velayet Mümkün Mü?
Ortak Velayet Türkiye’de Mümkün mü?
Ortak velayet, boşanma sonrasında çocuğun velayetinin yalnızca anneye veya yalnızca babaya bırakılması yerine, anne ve babanın velayet hakkını birlikte kullanması anlamına gelir. Bu durumda anne ve baba, çocuğun eğitim, sağlık, bakım, yerleşim yeri, okul seçimi ve önemli yaşam kararlarında birlikte sorumluluk üstlenir.
Türkiye’de uzun süre boşanma sonrasında velayetin anne veya babadan yalnızca birine verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak günümüzde ortak velayet, çocuğun üstün yararına uygun olduğu takdirde mahkemeler tarafından değerlendirilebilen bir velayet modeli haline gelmiştir.
Ortak velayet her dosyada otomatik olarak kabul edilmez. Mahkeme, anne ve babanın iletişim kurup kuramadığını, çocukla ilgili ortak karar alabilecek olgunlukta olup olmadığını, aralarındaki çatışmanın çocuğa zarar verip vermeyeceğini ve en önemlisi ortak velayetin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını değerlendirir.
Ortak Velayet Nedir?
Ortak velayet, boşanma sonrasında anne ve babanın çocuk üzerindeki velayet hakkını birlikte kullanmasıdır.
Klasik velayet düzeninde çocuklardan birinin veya müşterek çocuğun velayeti anneye ya da babaya bırakılır. Velayet kendisine verilmeyen taraf ise çocukla kişisel ilişki kurar ve çocuğun bakım giderlerine iştirak nafakası yoluyla katılır.
Ortak velayette ise anne ve baba, çocuğun hayatındaki temel konularda birlikte karar alma sorumluluğu taşır. Çocuğun okulu, sağlık tedavileri, yurt dışına çıkışı, önemli eğitim tercihleri, yerleşim yeri ve benzeri konularda ebeveynlerin birlikte hareket etmesi beklenir.
Ortak velayet, çocuğun sürekli iki ev arasında gidip gelmesi anlamına gelmez. Çocuğun fiili yaşam düzeni yine belirlenebilir. Örneğin çocuk ağırlıklı olarak anne yanında kalabilir; ancak velayet hakkı anne ve baba tarafından birlikte kullanılabilir.
Ortak Velayet ile Kişisel İlişki Aynı Şey midir?
Hayır. Ortak velayet ile kişisel ilişki farklı kavramlardır.
Kişisel ilişki, velayet kendisine verilmeyen anne veya babanın çocukla belirli gün ve saatlerde görüşmesini ifade eder. Örneğin baba ile çocuk arasında her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu kişisel ilişki kurulması gibi.
Ortak velayet ise çocuğun velayet hakkının anne ve baba tarafından birlikte kullanılmasıdır. Burada mesele yalnızca görüşme günleri değildir. Çocuğun hayatındaki önemli kararların birlikte alınması söz konusudur.
Bu nedenle ortak velayet talep edilen dosyalarda yalnızca çocuğun hangi gün kimde kalacağı değil, anne ve babanın çocuğa ilişkin kararları nasıl birlikte alacağı da değerlendirilmelidir.
Türkiye’de Ortak Velayet Mümkün müdür?
Evet, Türkiye’de ortak velayet mümkündür. Ancak bu konu kanunda açık ve ayrıntılı şekilde düzenlenmiş değildir. Bu nedenle ortak velayet uygulaması daha çok yargı kararları, uluslararası sözleşmeler ve çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde gelişmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sonrası ortak velayeti açıkça yasaklayan bir hüküm bulunmamaktadır. Bunun yanında çocuğun üstün yararı ilkesi, velayet kararlarında temel ölçüttür.
Mahkemeler, somut olayda ortak velayetin çocuğun yararına uygun olduğunu, anne ve babanın bu konuda iş birliği yapabileceğini ve çocuğun bu düzen içinde zarar görmeyeceğini değerlendirirse ortak velayete karar verebilir.
Ancak uygulamada ortak velayet hâlâ sınırlı ve dikkatli uygulanan bir kurumdur. Özellikle taraflar arasında ağır çatışma, şiddet, tehdit, iletişim kopukluğu veya çocuğu manipüle etme davranışları varsa ortak velayet uygun görülmeyebilir.
Ortak Velayetin Kanuni Dayanağı Nedir?
Türk Medeni Kanunu’nda “boşanma sonrası ortak velayet” başlığı altında özel bir madde bulunmamaktadır. Ancak velayete ilişkin genel hükümler ve uluslararası sözleşmeler ortak velayet tartışmasında önemlidir.
Türk Medeni Kanunu m.335’e göre ergin olmayan çocuk, anne ve babasının velayeti altındadır. Evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır.
Türk Medeni Kanunu m.336’ya göre evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir. Boşanma halinde de velayet düzenlemesi hâkim tarafından yapılır.
Türk Medeni Kanunu m.182’ye göre mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken çocuğun velayeti, çocukla kişisel ilişki ve çocuğun bakım giderleri konusunda gerekli düzenlemeleri yapar.
Bu hükümler doğrudan ortak velayet kelimesini kullanmasa da, mahkemenin çocuğun üstün yararına göre velayet düzenlemesi yapacağını gösterir.
Ayrıca Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’de çocuğun üstün yararı, çocuğun görüşünün dikkate alınması ve çocuğun anne-babasıyla ilişkisinin korunması ilkeleri önemlidir.
Ortak Velayette Temel Ölçüt Nedir?
Ortak velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Mahkeme, anne ve babanın isteklerinden önce çocuğun ihtiyaçlarına bakar. Çocuk hangi düzen içinde daha güvenli, huzurlu ve istikrarlı gelişebilir? Anne ve baba ortak karar alabilecek mi? Aralarındaki iletişim çocuğu yıpratacak mı? Çocuğun okul, sağlık ve günlük yaşam düzeni korunabilecek mi?
Bu soruların cevabı ortak velayet açısından belirleyicidir.
Ortak velayet anne ve babanın eşit hak mücadelesi değildir. Çocuğun yararına hizmet ettiği ölçüde kabul edilebilir.
Bu nedenle taraflardan biri yalnızca “ben de velayet sahibi olmak istiyorum” diyerek ortak velayet talep ederse bu yeterli olmayabilir. Talep, çocuğun üstün yararı üzerinden somutlaştırılmalıdır.
Ortak Velayet İçin Anne ve Babanın Anlaşması Gerekir mi?
Uygulamada ortak velayet kararlarında anne ve babanın bu konuda anlaşması büyük önem taşır.
Ortak velayet, anne ve babanın çocuğa ilişkin önemli konularda birlikte karar almasını gerektirir. Bu nedenle taraflar arasında sürekli kavga, iletişimsizlik, ağır güvensizlik veya şiddet varsa ortak velayet pratikte çocuğa zarar verebilir.
Anlaşmalı boşanma davalarında tarafların ortak velayet konusunda protokole açık hüküm koyması mümkündür. Ancak hâkim bu hükmü kendiliğinden kabul etmek zorunda değildir. Çocuğun üstün yararını değerlendirir.
Çekişmeli boşanma davalarında ise taraflardan biri ortak velayet istiyor, diğeri istemiyorsa mahkeme daha dikkatli değerlendirme yapar. Taraflar arasında sağlıklı iletişim yoksa ortak velayet genellikle sorunlu görülebilir.
Ortak Velayet Anlaşmalı Boşanmada Mümkün mü?
Evet. Ortak velayet en çok anlaşmalı boşanma davalarında gündeme gelir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar çocuğun velayetini ortak kullanacaklarını, çocuğun fiilen hangi ebeveyn yanında kalacağını, diğer ebeveynle kişisel ilişki düzenini, eğitim ve sağlık kararlarının nasıl alınacağını, iştirak nafakasını ve masrafların nasıl karşılanacağını düzenleyebilir.
Ancak tarafların protokolde ortak velayet yazması tek başına yeterli değildir. Hâkim, bu düzenlemenin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını inceler.
Örneğin anne ve baba aynı şehirde yaşıyor, iletişim kurabiliyor, çocukla ilgili kararları birlikte alabiliyor ve çocuk bu düzende zarar görmeyecekse ortak velayet daha güçlü değerlendirilebilir.
Buna karşılık taraflar sürekli kavga ediyor, birbirleriyle iletişim kuramıyor, çocuk teslimleri sorunlu yaşanıyor veya şiddet iddiaları varsa ortak velayet uygun bulunmayabilir.
Ortak Velayet Çekişmeli Boşanmada Mümkün mü?
Teorik olarak mümkündür; ancak uygulamada daha zordur.
Çekişmeli boşanma davalarında taraflar genellikle kusur, nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve velayet konusunda anlaşmazlık yaşar. Bu yüksek çatışma ortamında ortak velayet, çocuğun yararına olmayabilir.
Ortak velayetin işleyebilmesi için anne ve babanın en azından çocuk konusunda makul iletişim kurabilmesi gerekir. Eğer taraflar birbirleriyle hiç konuşamıyor, sürekli şikâyet ve dava süreçleri yürütüyor, çocuğu birbirine karşı kullanıyor veya çocuk teslimleri bile sorun oluyorsa ortak velayet pratikte çocuğu çatışmanın merkezine koyabilir.
Bu nedenle çekişmeli boşanma davalarında ortak velayet talep edilecekse, tarafların çocukla ilgili konularda iş birliği yapabileceği somut delillerle gösterilmelidir.
Ortak Velayet İçin Hangi Şartlar Aranır?
Kanunda ortak velayet için tek tek yazılmış şartlar bulunmasa da uygulamada bazı ölçütler önemlidir.
Mahkeme genellikle şu hususlara bakar:
Çocuğun üstün yararı
Anne ve babanın ortak velayeti kabul etmesi
Anne ve babanın iletişim kurabilmesi
Taraflar arasında ağır çatışma bulunmaması
Şiddet, tehdit veya istismar riskinin olmaması
Çocuğun istikrarlı yaşam düzeninin korunması
Çocuğun okul ve sağlık düzeninin bozulmaması
Anne ve babanın aynı şehirde veya makul mesafede yaşaması
Çocuğun yaşına ve olgunluğuna göre görüşü
Sosyal inceleme raporu
Anne ve babanın ebeveynlik becerileri
Çocuğun iki ebeveynle de sağlıklı bağ kurabilmesi
Bu kriterlerden hiçbiri tek başına otomatik sonuç doğurmaz. Mahkeme tüm dosyayı birlikte değerlendirir.
Ortak Velayet İçin Aynı Şehirde Yaşamak Şart mı?
Aynı şehirde yaşamak kesin bir şart değildir; ancak uygulamada ortak velayetin sağlıklı işlemesi için önemlidir.
Anne ve baba farklı şehirlerde yaşıyorsa çocuğun okul, sağlık, sosyal hayat ve günlük bakım düzeni zorlaşabilir. Ortak karar alma süreçleri daha karmaşık hale gelebilir.
Örneğin çocuğun hangi şehirde okuyacağı, sağlık kontrollerinin nerede yapılacağı, resmi işlemleri kimin takip edeceği ve kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı daha ayrıntılı düzenlenmelidir.
Taraflar farklı şehirlerde olsa bile iyi iletişim kurabiliyor, çocuğun ana yaşam merkezi net belirlenmiş ve karar alma mekanizması açık kurulmuşsa ortak velayet teorik olarak düşünülebilir. Ancak yüksek çatışmalı ve mesafeli durumlarda ortak velayet çocuğun yararına olmayabilir.
Ortak Velayette Çocuk Kimin Yanında Kalır?
Ortak velayet, çocuğun haftanın yarısını annede, yarısını babada geçireceği anlamına gelmez.
Ortak velayette çocuğun fiili yaşam merkezi ayrıca belirlenebilir. Örneğin çocuk anne yanında kalabilir, ancak velayet anne ve baba tarafından ortak kullanılabilir. Ya da çocuğun eğitim ve günlük düzeni babanın yanında kurulabilir, fakat önemli kararlar ortak alınabilir.
Bu nedenle ortak velayet protokolünde veya mahkeme kararında çocuğun fiilen nerede yaşayacağı açıkça yazılmalıdır.
Belirsiz düzenlemeler ileride sorun çıkarabilir. “Çocuk anne ve babada ortak kalacaktır” gibi genel ifadeler yeterli olmayabilir. Hangi günler, hangi tatiller, okul düzeni ve teslim şekli netleştirilmelidir.
Ortak Velayette İştirak Nafakası Ödenir mi?
Evet, ortak velayet olsa bile iştirak nafakası gündeme gelebilir.
İştirak nafakası, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve yaşam giderlerine anne ve babanın güçleri oranında katılmasıdır. Velayetin ortak olması, çocuğun masraflarının kendiliğinden eşit paylaşılacağı anlamına gelmez.
Eğer çocuk fiilen daha çok bir ebeveyn yanında kalıyorsa ve diğer ebeveynin ekonomik gücü daha yüksekse, iştirak nafakası ödenmesine karar verilebilir.
Ortak velayet protokolünde çocuğun okul masrafları, sağlık giderleri, servis, kurs, kıyafet, sosyal aktivite ve diğer giderlerinin nasıl karşılanacağı açıkça yazılmalıdır.
Örneğin taraflar, aylık iştirak nafakası yanında özel okul ve sağlık giderlerini yarı yarıya karşılayacaklarını kararlaştırabilir. Ancak bu hükümler açık ve uygulanabilir olmalıdır.
Ortak Velayette Çocukla Kişisel İlişki Düzenlenir mi?
Evet. Ortak velayet olsa bile çocuğun hangi gün ve saatlerde hangi ebeveyn yanında kalacağı düzenlenmelidir.
Çünkü ortak velayet karar alma yetkisinin birlikte kullanılmasına ilişkindir. Çocuğun günlük yaşam düzeni ayrıca belirlenmelidir.
Örneğin çocuk hafta içi anne yanında kalıp hafta sonları baba yanında kalabilir. Ya da yaz tatili, sömestr, dini bayramlar ve özel günler için ayrı düzenleme yapılabilir.
Bu düzenleme açık olmazsa uygulamada yeni uyuşmazlıklar çıkabilir. Özellikle okul saatleri, teslim yeri, bayram günleri, yaz tatili süresi ve yurt dışı seyahatler net yazılmalıdır.
Ortak Velayet Çocuğun Yurt Dışına Çıkışını Nasıl Etkiler?
Ortak velayette çocuğun yurt dışına çıkışı konusunda her iki ebeveynin onayı gerekebilir.
Çünkü ortak velayette anne ve baba, çocuğun önemli kararlarında birlikte hareket eder. Yurt dışına çıkış, pasaport işlemleri, uzun süreli seyahat, eğitim veya yerleşim değişikliği çocuğun hayatını doğrudan etkileyen konulardandır.
Bu nedenle ortak velayet protokolünde yurt dışı seyahatleri konusunda açık düzenleme yapılması faydalıdır.
Örneğin kısa süreli tatiller için nasıl izin alınacağı, pasaportun kimde kalacağı, yurt dışı eğitim veya taşınma durumunda hangi usulün izleneceği yazılabilir.
Aksi halde taraflar arasında sürekli yeni uyuşmazlık çıkabilir.
Ortak Velayette Okul Seçimini Kim Yapar?
Ortak velayette okul seçimi anne ve baba tarafından birlikte yapılmalıdır.
Çocuğun hangi okula gideceği, özel okul veya devlet okulu tercihi, okul değişikliği, kurslar, rehberlik desteği ve eğitim hayatını etkileyen önemli kararlar ortak velayetin kapsamındadır.
Bu nedenle tarafların bu konularda sağlıklı iletişim kurabilmesi gerekir.
Eğer anne ve baba okul seçimi gibi temel konularda sürekli anlaşmazlık yaşıyorsa, ortak velayet çocuğun eğitim düzenini bozabilir. Böyle durumlarda mahkeme ortak velayeti uygun görmeyebilir veya belirli konularda ayrıntılı düzenleme yapılmasını isteyebilir.
Ortak Velayette Sağlık Kararlarını Kim Alır?
Ortak velayette çocuğun önemli sağlık kararları da anne ve baba tarafından birlikte alınır.
Ameliyat, uzun süreli tedavi, psikolojik destek, özel tedavi programları ve önemli sağlık müdahaleleri ortak karar gerektirebilir.
Ancak acil hallerde çocuğun sağlığı önceliklidir. Acil tıbbi müdahale gereken durumlarda çocuğun yanında bulunan ebeveyn gerekli sağlık işlemlerini yaptırabilir. Daha sonra diğer ebeveyn bilgilendirilmelidir.
Ortak velayet düzenlemesinde çocuğun sağlık giderlerinin kim tarafından karşılanacağı, özel sağlık sigortası, düzenli tedaviler ve acil durumlarda bilgilendirme yükümlülüğü açıkça yazılabilir.
Ortak Velayette Ebeveynlerden Biri Kararları Engellerse Ne Olur?
Ortak velayetin en büyük riski, ebeveynlerden birinin ortak karar alma sürecini kötüye kullanmasıdır.
Örneğin bir ebeveyn çocuğun okul kaydını, sağlık işlemini veya seyahatini sürekli engelliyorsa; diğer ebeveynle hiçbir konuda iletişim kurmuyorsa; çocuğun ihtiyaçlarını kendi öfkesi nedeniyle geciktiriyorsa ortak velayet işlevsiz hale gelebilir.
Bu durumda mahkemeden velayet düzenlemesinin değiştirilmesi istenebilir. Ortak velayet çocuğun üstün yararına aykırı hale gelmişse, velayet anne veya babadan birine bırakılabilir.
Ayrıca somut konuda hâkim müdahalesi veya çocuğun yararına uygun tedbirler de talep edilebilir.
Ortak Velayet Sonradan Değiştirilebilir mi?
Evet. Ortak velayet kararı kesinleşmiş olsa bile, koşullar değişirse velayet düzenlemesinin değiştirilmesi istenebilir.
Örneğin anne ve baba artık iletişim kuramıyorsa, çocuk sürekli çatışmanın ortasında kalıyorsa, bir ebeveyn ortak velayeti kötüye kullanıyorsa, çocuk ihmal ediliyorsa veya çocuğun yaşam düzeni bozuluyorsa ortak velayetin kaldırılması ve velayetin tek ebeveyne verilmesi talep edilebilir.
Türk Medeni Kanunu m.183, yeni olguların zorunlu kılması halinde hâkimin gerekli önlemleri alabileceğini kabul eder. Bu hüküm, velayet düzeninin sonradan değiştirilebilmesi bakımından önemlidir.
Velayet kararları çocukların değişen ihtiyaçlarına göre yeniden değerlendirilebilir. Önemli olan yine çocuğun üstün yararıdır.
Ortak Velayet Talebi Dilekçede Nasıl Yazılır?
Ortak velayet talebi dilekçede açık şekilde yazılmalıdır.
Örneğin:
“Müşterek çocuk …’ın velayetinin taraflarca ortak kullanılmasına, çocuğun fiili yaşam merkezinin anne yanında belirlenmesine, baba ile çocuk arasında aşağıda belirtilen şekilde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ederiz.”
şeklinde bir talep kurulabilir.
Ancak yalnızca “ortak velayet istiyoruz” demek yeterli değildir. Ortak velayetin nasıl işleyeceği açıklanmalıdır.
Dilekçede şu hususlar düzenlenmelidir:
Çocuğun fiilen kimin yanında kalacağı
Diğer ebeveynle görüşme günleri
Okul ve sağlık kararlarının nasıl alınacağı
Yurt dışı çıkış izinleri
Nafaka ve masraf paylaşımı
Tatil düzeni
Bayram ve özel günler
Acil durumlarda bilgilendirme
Tarafların iletişim yöntemi
Bu ayrıntılar yazılmazsa ortak velayet kararı uygulamada sorun çıkarabilir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Ortak Velayet Nasıl Yazılmalıdır?
Anlaşmalı boşanma protokolünde ortak velayet açık ve uygulanabilir şekilde düzenlenmelidir.
Örneğin şu şekilde yazılabilir:
“Taraflar, müşterek çocuk …’ın velayetinin anne ve baba tarafından ortak kullanılacağını kabul ederler. Müşterek çocuğun fiili yaşam merkezi anne yanı olarak belirlenmiştir. Baba ile çocuk arasında her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu cuma günü saat 18.00’den pazar günü saat 18.00’e kadar kişisel ilişki kurulacaktır. Taraflar çocuğun eğitim, sağlık, yurt dışı çıkış ve okul değişikliği gibi önemli kararlarında birlikte hareket edeceklerini kabul ederler.”
Bu hüküm somut olaya göre daha da ayrıntılı hale getirilebilir.
Örneğin özel okul masrafları, servis, sağlık sigortası, pasaport, yaz tatili, dini bayramlar ve acil sağlık kararları ayrıca yazılabilir.
Ortak Velayet İçin Sosyal İnceleme Raporu Alınır mı?
Mahkeme gerekli görürse sosyal inceleme raporu alabilir.
Sosyal inceleme raporunda çocuğun yaşı, psikolojik durumu, anne ve babayla ilişkisi, tarafların iletişimi, bakım ortamları, ebeveynlik becerileri ve ortak velayetin çocuğun yararına olup olmadığı değerlendirilir.
Ortak velayet, özellikle taraflar arasında uyuşmazlık varsa uzman incelemesi gerektirebilir.
Uzman, anne ve babanın ortak karar alma kapasitesini, çocuğun bu düzenden nasıl etkileneceğini ve ebeveynler arasındaki çatışmanın çocuğa yansıyıp yansımadığını inceleyebilir.
Rapor mahkeme için önemli bir delildir; ancak hâkim raporla mutlak şekilde bağlı değildir.
Çocuğun Görüşü Alınır mı?
Çocuk idrak çağındaysa görüşü alınabilir.
Çocuğun ortak velayet düzeni hakkındaki görüşü, hangi ebeveynle nasıl ilişki kurduğu, günlük yaşam düzeni, okul ve sosyal çevresi mahkeme tarafından değerlendirilebilir.
Ancak çocuğun görüşü tek başına belirleyici değildir. Mahkeme, çocuğun baskı altında olup olmadığını ve görüşünün üstün yararına uygun olup olmadığını değerlendirir.
Çocuğa anne ve baba arasında seçim yaptırılmamalıdır. Çocuğun görüşü, onu çatışmanın tarafı haline getirmeden uzman desteğiyle alınmalıdır.
Ortak Velayet Hangi Durumlarda Uygun Olmayabilir?
Ortak velayet her dosyada uygun değildir.
Şu durumlarda ortak velayet çocuğun yararına aykırı olabilir:
Taraflar arasında ağır çatışma varsa
Aile içi şiddet iddiası varsa
6284 koruma kararları bulunuyorsa
Taraflar hiç iletişim kuramıyorsa
Bir ebeveyn çocuğu diğerine karşı yönlendiriyorsa
Çocuk teslimleri sürekli sorun oluyorsa
Bir ebeveyn çocuğu ihmal ediyorsa
Taraflar farklı şehirlerde yaşıyor ve düzen kurulamıyorsa
Okul ve sağlık kararları sürekli kilitleniyorsa
Bir ebeveyn ortak velayeti diğerini kontrol aracı olarak kullanıyorsa
Çocuk bu düzen içinde kaygı ve baskı yaşıyorsa
Bu hallerde tek başına ortak velayet istemek yeterli değildir. Mahkeme çocuğun zarar görme ihtimalini değerlendirir.
Ortak Velayet Anne veya Babanın Hak Mücadelesi midir?
Hayır. Ortak velayet, anne veya babanın “eşit hak” iddiasından önce çocuğun yararına ilişkin bir kurumdur.
Mahkeme açısından temel soru şudur:
“Bu düzen çocuk için daha iyi mi?”
Eğer ortak velayet anne ve babanın çatışmasını artıracaksa, çocuk sürekli karar anlaşmazlıklarının ortasında kalacaksa veya çocuğun hayatında belirsizlik yaratacaksa ortak velayet uygun olmayabilir.
Bu nedenle ortak velayet talebinde anne-babanın kendi hakkından çok çocuğun ihtiyacı merkeze alınmalıdır.
Ortak Velayette En Sık Yapılan Hatalar
Ortak velayet taleplerinde sık yapılan hatalar şunlardır:
Ortak velayeti yalnızca anne-baba hakkı gibi görmek
Çocuğun fiili yaşam merkezini yazmamak
Kişisel ilişki günlerini belirsiz bırakmak
Nafaka ve masrafları düzenlememek
Okul ve sağlık kararlarının nasıl alınacağını belirtmemek
Yurt dışı çıkış izni konusunu yazmamak
Taraflar arasında ağır çatışma varken ortak velayet istemek
Şiddet veya 6284 dosyalarını görmezden gelmek
Çocuğun görüşünü ve psikolojik durumunu değerlendirmemek
Sosyal inceleme raporu talep etmemek
Protokole yalnızca “ortak velayet olacaktır” yazmak
Bu hatalar ileride yeni dava ve uyuşmazlıklara neden olabilir.
Ortak Velayet İçin Pratik Kontrol Listesi
Ortak velayet talep edilmeden önce şu sorular cevaplanmalıdır:
Anne ve baba gerçekten iletişim kurabiliyor mu?
Çocukla ilgili kararlar birlikte alınabiliyor mu?
Taraflar arasında şiddet veya tehdit var mı?
Çocuk anne-baba çatışmasının ortasında kalıyor mu?
Çocuğun fiili yaşam merkezi neresi olacak?
Okul ve sağlık kararları nasıl alınacak?
Çocuk hangi günler hangi ebeveynde kalacak?
Yaz tatili ve bayramlar nasıl düzenlenecek?
İştirak nafakası ödenecek mi?
Çocuğun özel okul, kurs ve sağlık giderleri nasıl karşılanacak?
Yurt dışı çıkış izni nasıl verilecek?
Acil durumlarda kim karar alacak?
Taraflar farklı şehirlerde mi yaşıyor?
Çocuk idrak çağındaysa görüşü ne?
Sosyal inceleme raporu ortak velayeti destekliyor mu?
Bu sorular netleşmeden ortak velayet kararı uygulamada sorun çıkarabilir.
Sonuç
Ortak velayet, Türkiye’de çocuğun üstün yararına uygun olduğu durumlarda mümkün olabilen bir velayet modelidir. Ancak her dosyada otomatik olarak kabul edilmez.
Ortak velayette anne ve baba, çocuğun önemli yaşam kararlarını birlikte alır. Fakat bu durum çocuğun sürekli iki ev arasında eşit süreyle kalacağı anlamına gelmez. Çocuğun fiili yaşam merkezi, kişisel ilişki günleri, okul düzeni, sağlık kararları, nafaka ve masraflar ayrıca açık şekilde düzenlenmelidir.
Mahkeme ortak velayet kararı verirken çocuğun üstün yararını, anne ve babanın iletişim becerisini, taraflar arasındaki çatışma düzeyini, çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarını, sosyal inceleme raporunu ve çocuğun görüşünü birlikte değerlendirir.
Şiddet, tehdit, ağır çatışma, çocuğun yönlendirilmesi, kişisel ilişki engelleri veya tarafların iletişim kuramaması halinde ortak velayet uygun görülmeyebilir.
Bu nedenle ortak velayet talebi hazırlanırken yalnızca “anne ve baba velayeti birlikte kullansın” demek yeterli değildir. Ortak velayetin çocuğun günlük yaşamında nasıl işleyeceği açık, uygulanabilir ve çocuğun üstün yararına uygun şekilde düzenlenmelidir.
