Psikolojik Şiddet Boşanma Sebebi midir?
Psikolojik Şiddet Boşanma Sebebi midir?
Psikolojik şiddet, evlilik birliği içinde eşlerden birinin diğer eş üzerinde baskı, korku, değersizlik, kontrol, yalnızlaştırma, aşağılanma veya çaresizlik duygusu oluşturacak davranışlarda bulunmasıdır. Fiziksel şiddet kadar görünür olmayabilir; ancak kişinin ruhsal bütünlüğünü, özgüvenini, sosyal yaşamını ve evlilik içindeki güven duygusunu ciddi şekilde zedeleyebilir.
Psikolojik şiddet, somut olayın özelliklerine göre boşanma sebebi olabilir. Eşlerden birinin sürekli hakaret etmesi, aşağılaması, tehdit etmesi, küçük düşürmesi, kontrol etmesi, sosyal çevreden koparması, manipüle etmesi, kıskançlık baskısı kurması veya sistematik şekilde değersizleştirmesi evlilik birliğini temelinden sarsabilir.
Türk Medeni Kanunu m.166 kapsamında, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa boşanma davası açılabilir. Psikolojik şiddet de evlilik birliğini çekilmez hale getiren önemli davranışlardan biri olarak ileri sürülebilir.
Psikolojik Şiddet Nedir?
Psikolojik şiddet, kişinin fiziksel bütünlüğünden çok ruhsal bütünlüğünü hedef alan şiddet türüdür.
Bu şiddet türünde fail, mağduru korkutabilir, baskı altına alabilir, tehdit edebilir, küçük düşürebilir, değersiz hissettirebilir, sosyal çevresinden uzaklaştırabilir veya kendi kararlarını veremez hale getirebilir.
Psikolojik şiddet bazen açık hakaret ve tehdit şeklinde görülür. Bazen de daha sinsi biçimde ortaya çıkar. Sürekli suskunlukla cezalandırma, yok sayma, değersizleştirme, “sen hiçbir şey yapamazsın” deme, ailesiyle görüşmesini engelleme, kıskançlık bahanesiyle kontrol etme, telefonunu sürekli denetleme, ne giyeceğine ve kimlerle görüşeceğine karışma gibi davranışlar psikolojik şiddet niteliği taşıyabilir.
Bu davranışlar tek tek bakıldığında basit anlaşmazlık gibi görülebilir. Ancak süreklilik gösterdiğinde, kişinin ruhsal sağlığını ve evlilik hayatını ciddi şekilde etkilediğinde boşanma davasında önemli hale gelir.
Psikolojik Şiddet Boşanma Sebebi midir?
Evet. Psikolojik şiddet boşanma sebebi olabilir.
Türk Medeni Kanunu m.166, evlilik birliğinin temelinden sarsılması halinde eşlere boşanma davası açma hakkı tanır. Psikolojik şiddet, evlilik birliğini ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede sarsabilir.
Örneğin bir eşin diğerine sürekli hakaret etmesi, onu toplum içinde aşağılaması, tehdit etmesi, ailesiyle görüştürmemesi, baskı altında tutması, kıskançlık bahanesiyle kontrol etmesi, sürekli suçlaması ve ruhsal olarak yıpratması boşanma sebebi olarak ileri sürülebilir.
Ancak dava dilekçesinde yalnızca “psikolojik şiddet gördüm” demek yeterli değildir. Hangi davranışların psikolojik şiddet oluşturduğu, ne zaman yaşandığı, ne kadar sürdüğü, evlilik birliğini nasıl etkilediği ve hangi delillerle ispatlanacağı açıklanmalıdır.
Psikolojik Şiddet ile Basit Tartışma Arasındaki Fark Nedir?
Her evlilikte tartışma, fikir ayrılığı veya dönemsel gerginlik yaşanabilir. Bunların tamamı psikolojik şiddet anlamına gelmez.
Psikolojik şiddeti basit tartışmadan ayıran temel unsurlar; davranışın ağırlığı, sürekliliği, sistematik olması, karşı taraf üzerinde baskı veya korku yaratması ve kişinin ruhsal bütünlüğünü zedelemesidir.
Örneğin bir tartışma sırasında tarafların birbirine kırıcı sözler söylemesi her zaman psikolojik şiddet olarak nitelendirilmeyebilir. Ancak eşlerden biri sürekli olarak diğerini aşağılıyor, değersizleştiriyor, tehdit ediyor, ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaştırıyor, ekonomik ve sosyal olarak kontrol altında tutuyor, onu korku içinde yaşamaya zorluyorsa psikolojik şiddet gündeme gelir.
Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken olayların tekil mi yoksa süreklilik gösteren bir davranış biçimi mi olduğuna bakar.
Hangi Davranışlar Psikolojik Şiddet Sayılabilir?
Psikolojik şiddet birçok farklı davranışla ortaya çıkabilir. Uygulamada sık karşılaşılan örnekler şunlardır:
Sürekli hakaret etmek
Eşi aşağılamak
Eşi küçük düşürmek
Eşi ailesinin veya arkadaşlarının yanında rencide etmek
Eşi tehdit etmek
Eşi korkutmak
Sürekli suçlamak
Eşi değersiz hissettirmek
Eşin telefonunu, sosyal medyasını veya mesajlarını sürekli kontrol etmek
Aşırı kıskançlık nedeniyle baskı kurmak
Eşin ailesiyle görüşmesini engellemek
Eşin arkadaşlarıyla görüşmesini yasaklamak
Eşi evden çıkarmamak veya sürekli takip etmek
Eşi yok saymak
Uzun süre konuşmayarak cezalandırmak
Eşi çocuklarla tehdit etmek
Eşin çocukları görmesini engellemekle tehdit etmek
Eşi boşanırsa çocukları alamayacağı yönünde korkutmak
Eşe “seni kimse almaz”, “sen tek başına yaşayamazsın” gibi sözler söylemek
Eşin kıyafetine, işine, eğitimine veya sosyal yaşamına baskı kurmak
Sürekli boşanmakla, evden atmakla veya ailesine zarar vermekle tehdit etmek
Bu davranışların hepsi somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Tek bir davranış bile çok ağırsa boşanma sebebi olabilir; bazı davranışlar ise süreklilik ve sistematiklik kazandığında psikolojik şiddet niteliği taşır.
Hakaret Psikolojik Şiddet midir?
Evet. Hakaret, psikolojik şiddetin en sık görülen biçimlerinden biridir.
Eşe küfür etmek, aşağılayıcı sözler söylemek, onu toplum içinde küçük düşürmek, ailesinin yanında rencide etmek veya sürekli değersizleştirmek evlilik birliğini sarsan davranışlardandır.
Hakaretin boşanma davasındaki etkisi, sözlerin ağırlığına, sürekliliğine, hangi ortamda söylendiğine ve eşin kişilik haklarını ne ölçüde zedelediğine göre değerlendirilir.
Örneğin bir eşin diğerine sürekli “sen hiçbir işe yaramazsın”, “aptalsın”, “senden utanıyorum”, “kimse seni istemez” gibi sözler söylemesi, yalnızca kaba davranış değil; kişilik hakkını zedeleyen psikolojik şiddet olarak değerlendirilebilir.
Hakaret mesajlarla, tanık beyanlarıyla, sosyal medya paylaşımlarıyla, ses kaydı tartışmalarıyla veya kolluk başvurularıyla ispatlanabilir. Ancak delillerin hukuka uygun olması gerekir.
Tehdit Psikolojik Şiddet midir?
Evet. Tehdit, psikolojik şiddetin ağır biçimlerinden biridir.
Eşin diğer eşi öldürmekle, yaralamakla, çocukları göstermemekle, evden atmakla, ailesine zarar vermekle, özel görüntülerini yaymakla, işini kaybettirmekle veya sosyal çevresinde küçük düşürmekle tehdit etmesi psikolojik şiddet sayılabilir.
Tehdit, kişinin sürekli korku ve güvensizlik içinde yaşamasına neden olur. Bu durum evlilik birliğini çekilmez hale getirebilir.
Tehdit iddialarında WhatsApp mesajları, SMS kayıtları, sosyal medya yazışmaları, tanık beyanları, kolluk başvuruları, 6284 başvuruları ve savcılık dosyaları önem taşıyabilir.
Eğer tehdit ciddi ve acil risk oluşturuyorsa, yalnızca boşanma davası değil, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma ve uzaklaştırma kararı da talep edilmelidir.
Aşırı Kıskançlık Psikolojik Şiddet Sayılır mı?
Aşırı kıskançlık, kontrol ve baskı aracına dönüşüyorsa psikolojik şiddet sayılabilir.
Evlilikte kıskançlık duygusu tek başına boşanma sebebi olmayabilir. Ancak eşin kıskançlık bahanesiyle diğer eşin telefonunu sürekli kontrol etmesi, sosyal medya hesaplarını denetlemesi, dışarı çıkmasını engellemesi, kıyafetine karışması, iş arkadaşlarıyla görüşmesini yasaklaması, ailesiyle ve arkadaşlarıyla bağını kesmeye çalışması psikolojik şiddet niteliği taşıyabilir.
Bu tür davranışlar, eşin özgürlüğünü ve kişiliğini baskı altına alır. Evlilik ilişkisini güven ilişkisinden çıkarıp kontrol ilişkisine dönüştürür.
Aşırı kıskançlık iddiası mesaj kayıtları, tanık anlatımları, sosyal medya yazışmaları, tarafların birbirine gönderdiği tehdit veya kontrol içerikli mesajlarla ispatlanabilir.
Sosyal İzolasyon Psikolojik Şiddet midir?
Evet. Eşin diğer eşi ailesinden, arkadaşlarından, iş çevresinden veya sosyal yaşamından koparmaya çalışması psikolojik şiddet olabilir.
Sosyal izolasyon, mağdurun destek kaynaklarını azaltır ve onu şiddet uygulayan kişiye daha bağımlı hale getirebilir.
Örneğin eşin diğer eşe “ailenle görüşmeyeceksin”, “arkadaşlarınla konuşmayacaksın”, “tek başına dışarı çıkamazsın”, “çalışmanı istemiyorum” demesi veya bu yönde baskı kurması psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Bu davranışlar uzun süre devam ettiğinde mağdurun yalnızlaşmasına, özgüveninin azalmasına ve kendi kararlarını veremez hale gelmesine neden olabilir.
Manipülasyon ve Gaslighting Boşanma Sebebi Olabilir mi?
Evet. Manipülasyon ve gaslighting olarak bilinen davranışlar da psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Gaslighting, kişinin kendi algısından, hafızasından ve gerçeklik duygusundan şüphe etmesine yol açan sistematik manipülasyon biçimidir.
Örneğin eşin sürekli “sen abartıyorsun”, “sen delisin”, “bunu hiç yaşamadık”, “her şeyi uyduruyorsun”, “psikolojin bozuk” diyerek karşı tarafın gerçeklik algısını zayıflatması psikolojik şiddet niteliği taşıyabilir.
Bu tür davranışların ispatı zor olabilir. Ancak mesaj kayıtları, tanık beyanları, psikolojik destek kayıtları, olayların kronolojik anlatımı ve tarafların davranış örüntüsü mahkemece değerlendirilebilir.
Sessizlikle Cezalandırma Psikolojik Şiddet midir?
Sürekli ve sistematik hale gelen sessizlikle cezalandırma psikolojik şiddet sayılabilir.
Eşlerden birinin tartışma sonrası kısa süre konuşmaması her zaman boşanma sebebi değildir. Ancak diğer eşi cezalandırmak, değersiz hissettirmek, kontrol etmek veya psikolojik baskı kurmak amacıyla günlerce, haftalarca yok saymak evlilik birliğini sarsabilir.
Özellikle bu davranış başka psikolojik şiddet davranışlarıyla birlikte görülüyorsa daha güçlü değerlendirilir.
Örneğin eşin sürekli küsmesi, konuşmaması, evde yokmuş gibi davranması, çocuklar üzerinden iletişim kurması, duygusal ihtiyaçları tamamen reddetmesi ve bunu baskı aracı olarak kullanması boşanma davasında ileri sürülebilir.
Psikolojik Şiddet 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Değerlendirilebilir mi?
Evet. 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet yalnızca fiziksel şiddet değildir. Psikolojik, ekonomik, cinsel veya fiziksel zarar ya da acı doğuran veya doğurması muhtemel davranışlar da şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Bu nedenle psikolojik şiddete maruz kalan kişi, boşanma davası açmadan önce veya boşanma davası devam ederken 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı talep edebilir.
Örneğin tehdit, hakaret, ısrarlı takip, sürekli arama, sosyal medya üzerinden rahatsız etme, evin önüne gelme, işyerine gitme, çocuklarla tehdit etme veya ağır psikolojik baskı durumlarında uzaklaştırma, iletişim yasağı, yaklaşmama, adres gizliliği ve diğer tedbirler istenebilir.
Bu süreç, boşanma davasından bağımsızdır. Şiddet tehlikesi varsa boşanma davasının sonucunu beklemeden koruma kararı istenebilir.
Psikolojik Şiddet Boşanma Davasında Kusur Sayılır mı?
Evet. Psikolojik şiddet boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.
Eşin diğer eşe sürekli hakaret etmesi, aşağılaması, tehdit etmesi, kıskançlık baskısı kurması, onu sosyal çevresinden koparması veya değersizleştirmesi evlilik birliğinden doğan yükümlülüklere aykırıdır.
Boşanma davasında kusur; tazminat, yoksulluk nafakası ve bazı talepler bakımından önemlidir.
Psikolojik şiddet uygulayan eş daha ağır kusurlu kabul edilebilir. Ancak mahkeme tüm olayları birlikte değerlendirir. Diğer eşin de kusurlu davranışları varsa kusur kıyaslaması yapılır.
Bu nedenle psikolojik şiddet iddiası somut olaylar ve delillerle desteklenmelidir.
Psikolojik Şiddet Maddi Tazminat Sebebi Olur mu?
Evet. Psikolojik şiddet, şartları varsa maddi tazminat talebine dayanak olabilir.
Türk Medeni Kanunu m.174’e göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.
Psikolojik şiddet uygulayan eş, boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu kabul edilirse ve diğer eşin mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma nedeniyle zedelenirse maddi tazminat gündeme gelebilir.
Maddi tazminat bakımından mahkeme tarafların kusur durumunu, ekonomik ve sosyal koşullarını, evliliğin süresini ve hakkaniyeti değerlendirir.
Psikolojik Şiddet Manevi Tazminat Sebebi Olur mu?
Evet. Psikolojik şiddet çoğu zaman manevi tazminat bakımından daha doğrudan önem taşır.
Türk Medeni Kanunu m.174’e göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir.
Psikolojik şiddet, mağdurun onurunu, saygınlığını, ruhsal bütünlüğünü, özgüvenini ve kişilik değerlerini zedeleyebilir.
Sürekli hakaret, aşağılama, tehdit, toplum içinde küçük düşürme, manipülasyon, duygusal baskı ve korkutma gibi davranışlar manevi tazminat talebini destekleyebilir.
Ancak manevi tazminat otomatik değildir. Talep edilmeli, psikolojik şiddetin kişilik hakkına nasıl saldırı oluşturduğu açıklanmalı ve delillerle desteklenmelidir.
Psikolojik Şiddet Yoksulluk Nafakasını Etkiler mi?
Evet. Psikolojik şiddet, yoksulluk nafakası bakımından kusur değerlendirmesinde etkili olabilir.
Türk Medeni Kanunu m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir.
Psikolojik şiddet uygulayan taraf daha ağır kusurlu kabul edilirse, bu tarafın yoksulluk nafakası talebi reddedilebilir. Buna karşılık psikolojik şiddet mağduru olan ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, koşulları varsa yoksulluk nafakası isteyebilir.
Ancak yoksulluk nafakasında yalnızca kusur değil, tarafların ekonomik durumu, gelirleri, çalışma imkânları ve boşanma sonrası yoksulluğa düşme ihtimali de değerlendirilir.
Psikolojik Şiddet Velayeti Etkiler mi?
Psikolojik şiddet, velayet bakımından doğrudan önemli olabilir; özellikle şiddet çocukları etkiliyorsa.
Velayet kararında temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Eşlerden birinin diğer eşe psikolojik şiddet uygulaması, çocukların bu şiddete tanık olması veya çocukların da psikolojik baskıya maruz kalması halinde velayet değerlendirmesi etkilenebilir.
Örneğin çocukların yanında sürekli hakaret edilmesi, diğer ebeveynin küçük düşürülmesi, çocuğun anne veya babaya karşı yönlendirilmesi, çocuk üzerinden tehdit kurulması veya çocuğun korku ortamında büyümesi çocuğun psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Bu durumda mahkeme sosyal inceleme raporu alabilir, çocuğun görüşünü uzman eşliğinde değerlendirebilir ve çocuğun üstün yararına göre velayet kararı verebilir.
Ancak eşler arasındaki her psikolojik şiddet iddiası otomatik olarak velayetin karşı tarafa verileceği anlamına gelmez. Çocuğa etkisi, ebeveynlik becerileri ve çocuğun güvenliği ayrıca incelenir.
Psikolojik Şiddet Çocukla Kişisel İlişkiyi Etkiler mi?
Evet. Psikolojik şiddet çocukla kişisel ilişki düzenlemesini de etkileyebilir.
Eğer psikolojik şiddet çocuğa yönelmişse veya çocuk diğer ebeveyne karşı baskı aracı olarak kullanılıyorsa, mahkeme kişisel ilişkiyi sınırlandırabilir, uzman eşliğinde görüşme kararı verebilir veya geçici tedbirler alabilir.
Örneğin ebeveyn çocuğa sürekli “annen/baban seni istemiyor”, “onun yanına gidersen seni bırakırım”, “beni seçmezsen seni affetmem” gibi cümleler kuruyorsa bu durum çocuğun psikolojik sağlığı bakımından önemlidir.
Ayrıca çocuk diğer ebeveynle görüşmeye zorlanırken korku, baskı veya travma yaşıyorsa uzman incelemesi istenebilir.
Psikolojik Şiddet Nasıl İspatlanır?
Psikolojik şiddetin ispatı fiziksel şiddete göre daha zor olabilir. Çünkü çoğu zaman görünür yaralanma veya resmi rapor yoktur.
Ancak psikolojik şiddet farklı delillerle ispatlanabilir.
Bu deliller şunlar olabilir:
WhatsApp mesajları
SMS kayıtları
E-posta yazışmaları
Sosyal medya mesajları
Tehdit veya hakaret içerikli kayıtlar
Tanık beyanları
Psikolojik destek veya terapi kayıtları
Psikiyatri veya psikolog raporları
Kolluk başvuruları
6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma kararları
Savcılık şikâyetleri
Ses kaydı tartışmaları
Fotoğraf ve video kayıtları
Sosyal inceleme raporu
Okul rehberlik servisi kayıtları
Çocukların psikolojik durumuna ilişkin belgeler
Ancak bu delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi gerekir. Hukuka aykırı deliller mahkemede dikkate alınmayabilir.
Mesajlar Psikolojik Şiddet Delili Olur mu?
Evet. Mesajlar psikolojik şiddetin en güçlü delillerinden biri olabilir.
Eşin hakaret, tehdit, aşağılama, kontrol, kıskançlık, baskı veya manipülasyon içeren mesajları mahkemeye sunulabilir.
Örneğin “ailenle görüşmeyeceksin”, “seni çocuklardan ederim”, “kimse sana inanmaz”, “seni rezil ederim”, “evden çıkarsan sonuçlarına katlanırsın” gibi mesajlar psikolojik şiddet iddiasını destekleyebilir.
Ancak mesajların hukuka uygun elde edilmiş olması gerekir. Kişinin kendisine gelen mesajları sunması ile karşı tarafın telefonuna gizlice girerek mesajları ele geçirmesi aynı şey değildir.
Mesajlar sunulurken tarih, saat, kişi bilgisi ve konuşma bütünlüğü korunmalıdır. Bağlamından koparılan mesajlar karşı tarafça tartışılabilir.
Tanık Beyanı Psikolojik Şiddette Önemli midir?
Evet. Tanık beyanları psikolojik şiddet iddialarında çok önemlidir.
Aile içi psikolojik şiddet çoğu zaman ev içinde gerçekleşir. Ancak bazı davranışlar aile üyeleri, arkadaşlar, komşular, iş arkadaşları veya çocukların öğretmenleri tarafından fark edilebilir.
Tanıklar şu hususları anlatabilir:
Eşin diğer eşe hakaret ettiğini duydum.
Eşin diğerini ailesinin yanında küçük düşürdüğünü gördüm.
Mağdurun sürekli korku içinde olduğunu gözlemledim.
Eşin diğerinin ailesiyle görüşmesini engellediğini biliyorum.
Eşin mağduru çocuklarla tehdit ettiğine şahit oldum.
Tarafların evinde sürekli bağırma ve aşağılama vardı.
Ancak tanıkların somut olay anlatması önemlidir. “Davalı kötü biriydi” veya “davacı çok üzülüyordu” gibi genel ifadeler zayıf kalabilir.
Psikolog veya Psikiyatri Raporu Delil Olur mu?
Evet. Psikolojik şiddet nedeniyle kişinin psikolojik destek alması, terapiye gitmesi veya psikiyatrik tedavi görmesi dosyada önem taşıyabilir.
Psikolog veya psikiyatri kayıtları, kişinin yaşadığı ruhsal etkileri gösterebilir. Ancak bu kayıtlar mahremiyet içerdiği için dikkatli kullanılmalıdır.
Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre sağlık kayıtlarını isteyebilir veya uzman incelemesi yapılmasına karar verebilir.
Psikolojik destek alınmış olması tek başına karşı tarafın psikolojik şiddet uyguladığını kesin ispatlamaz. Ancak mesajlar, tanıklar, 6284 başvuruları ve olay anlatımıyla birlikte değerlendirildiğinde önemli bir destekleyici delil olabilir.
6284 Kararı Psikolojik Şiddeti İspatlar mı?
6284 sayılı Kanun kapsamında alınan koruma veya uzaklaştırma kararı boşanma davasında önemli olabilir. Ancak tek başına psikolojik şiddetin kesin ispatı anlamına her zaman gelmez.
Çünkü 6284 sayılı Kanun’un amacı mağduru hızlı şekilde korumaktır. Koruyucu tedbir kararı için her zaman ayrıntılı delil incelemesi yapılmayabilir.
Buna rağmen 6284 başvurusu, dilekçesi, kolluk tutanakları, mesajlar, ihlal kayıtları ve zorlama hapsi kararlarıyla birlikte değerlendirildiğinde psikolojik şiddet iddiasını güçlendirebilir.
Özellikle tehdit, ısrarlı takip, iletişim yoluyla rahatsız etme ve korkutma gibi davranışlarda 6284 süreci boşanma davasındaki delil zincirinin önemli parçası olabilir.
Ses Kaydı Psikolojik Şiddet Delili Olur mu?
Ses kaydı konusu çok dikkatli ele alınmalıdır.
Kural olarak kişilerin özel konuşmalarının izinsiz kaydedilmesi hukuka aykırılık riski taşır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189’a göre hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller mahkeme tarafından dikkate alınmaz.
Bazı istisnai durumlarda, kişinin kendisine yönelen ani tehdit, hakaret veya saldırıyı başka türlü ispatlama imkânı yoksa olay anında alınan kayıt farklı değerlendirilebilir. Ancak bu her dosya için geçerli genel bir kural değildir.
Sistematik şekilde eşin sesini kaydetmek, eve gizli cihaz yerleştirmek, telefon konuşmalarını kaydetmek veya özel hayat alanını izlemek ciddi hukuki ve cezai risk doğurabilir.
Bu nedenle ses kaydı kullanılmadan önce mutlaka hukuka uygunluk değerlendirmesi yapılmalıdır.
Sosyal Medya Paylaşımları Delil Olur mu?
Evet. Sosyal medya paylaşımları psikolojik şiddet iddiasında delil olabilir.
Eşin sosyal medyada diğer eşi aşağılayan, küçük düşüren, tehdit eden, ifşa eden, alay konusu yapan veya mahrem bilgilerini paylaşan içerikler yayınlaması psikolojik şiddet niteliği taşıyabilir.
Ayrıca sosyal medya üzerinden sürekli mesaj atma, sahte hesaplarla rahatsız etme, kıskançlık ve takip davranışları da delil olarak değerlendirilebilir.
Ancak sosyal medya delilleri de hukuka uygun şekilde elde edilmelidir. Herkese açık paylaşımların kaydedilmesi ile şifre kırılarak özel hesaba girilmesi aynı değildir.
Psikolojik Şiddet Dava Dilekçesinde Nasıl Anlatılmalıdır?
Psikolojik şiddet iddiası dava dilekçesinde soyut bırakılmamalıdır.
Dilekçede olaylar tarih sırasına göre anlatılmalıdır. Hangi sözlerin söylendiği, hangi davranışların yapıldığı, bunların ne kadar sürdüğü, kimin tanık olduğu ve hangi delillerle ispatlanacağı açıkça yazılmalıdır.
Örneğin:
“Davalı eş, evlilik birliği boyunca davacıya sürekli ‘sen hiçbir işe yaramazsın, senden utanıyorum’ şeklinde hakaretlerde bulunmuş; davacıyı ailesi ve arkadaşları yanında küçük düşürmüştür. Bu husus tanık beyanları ve mesaj kayıtlarıyla ispatlanacaktır.”
veya
“Davalı eş, davacının ailesiyle görüşmesini engellemiş, telefonunu sürekli kontrol etmiş, işyerine ve sosyal çevresine müdahale ederek davacıyı sosyal olarak yalnızlaştırmıştır.”
gibi somut anlatım yapılmalıdır.
Bu şekilde psikolojik şiddet iddiası yalnızca duygu anlatımı olmaktan çıkar, hukuki vakıaya dönüşür.
Psikolojik Şiddet İddiasında Delil Listesi Nasıl Hazırlanır?
Delil listesi olaylarla bağlantılı hazırlanmalıdır.
Örneğin hakaret iddiası varsa mesajlar ve tanıklar; tehdit iddiası varsa kolluk başvurusu ve mesajlar; sosyal izolasyon iddiası varsa tanıklar ve yazışmalar; çocuklarla tehdit iddiası varsa mesajlar ve çocuk teslimi kayıtları gösterilmelidir.
Delil listesinde şu kaynaklar bulunabilir:
Tanık isimleri ve adresleri
WhatsApp/SMS kayıtları
E-posta kayıtları
Sosyal medya içerikleri
6284 başvuru ve kararları
Kolluk tutanakları
Savcılık dosyaları
Psikolojik destek belgeleri
Sağlık kayıtları
Sosyal inceleme raporu talebi
Okul rehberlik servisi kayıtları
Telefon arama kayıtları
Fotoğraf ve video kayıtları
Ancak deliller süresinde ve hukuka uygun şekilde sunulmalıdır.
Psikolojik Şiddet Sürekli Olmak Zorunda mı?
Psikolojik şiddet çoğu zaman süreklilik gösteren davranışlarla ortaya çıkar. Ancak tek bir çok ağır olay da boşanma sebebi olabilir.
Örneğin eşin diğer eşi herkesin önünde ağır şekilde aşağılaması, ölümle tehdit etmesi, özel görüntülerini yaymakla tehdit etmesi veya çocukları göstermemekle ağır baskı kurması tek başına ciddi bir boşanma sebebi olabilir.
Bununla birlikte uygulamada psikolojik şiddetin sürekliliğini göstermek davayı güçlendirir. Çünkü sistematik baskı, evlilik birliğini daha açık şekilde çekilmez hale getirebilir.
Bu nedenle dilekçede psikolojik şiddetin ne zamandan beri devam ettiği ve davranışların nasıl tekrarlandığı anlatılmalıdır.
Psikolojik Şiddete Maruz Kalan Eş Evden Ayrılırsa Kusurlu Olur mu?
Psikolojik şiddet nedeniyle evden ayrılan eş, sırf evden ayrıldığı için otomatik olarak kusurlu kabul edilmez.
Eğer eş; tehdit, baskı, hakaret, korkutma, ağır psikolojik şiddet veya güvenlik riski nedeniyle ortak konuttan ayrılmışsa, bu ayrılık haklı sebebe dayanabilir.
Terk iddiasının değerlendirilebilmesi için ayrılığın haklı olup olmadığı önemlidir. Şiddet, tehdit veya ağır psikolojik baskı nedeniyle evden ayrılan kişi aleyhine “terk etti” iddiası her zaman sonuç doğurmaz.
Bu nedenle evden ayrılma sebebi delillerle açıklanmalıdır. Mesajlar, tanıklar, 6284 kararı, kolluk başvurusu veya psikolojik destek kayıtları bu konuda önem taşıyabilir.
Psikolojik Şiddet Mağduru Ne Yapmalıdır?
Psikolojik şiddete maruz kalan kişi öncelikle güvenliğini ve ruhsal sağlığını korumalıdır.
Eğer tehdit, takip veya fiziksel şiddet riski varsa kolluğa başvurulmalı ve 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı talep edilmelidir.
Boşanma düşünülüyorsa olaylar tarih sırasına göre yazılmalı, mesajlar ve belgeler saklanmalı, tanıklar belirlenmeli ve deliller hukuka uygun şekilde korunmalıdır.
Psikolojik destek almak hem kişinin sağlığı hem de yaşanan sürecin belgelenmesi bakımından önem taşıyabilir.
Ancak delil toplamak amacıyla hukuka aykırı yollara başvurulmamalıdır. Eşin telefonuna gizlice girmek, gizli kamera veya ses kaydı almak, sosyal medya hesaplarına izinsiz erişmek ciddi riskler doğurabilir.
Psikolojik Şiddet Uyguladığı İddia Edilen Eş Ne Yapmalıdır?
Psikolojik şiddet iddiasıyla karşılaşan eş de savunmasını somut şekilde yapmalıdır.
Eğer iddialar doğru değilse, olayların gerçeğe aykırı olduğunu gösteren deliller sunulabilir. Mesajların bağlamı, tanık beyanları, karşı tarafın davranışları, taraflar arasındaki genel ilişki ve varsa karşı kusur iddiaları açıklanabilir.
Ancak savunma yapılırken mağduru daha fazla baskı altına alacak, tehdit edecek veya iletişim yasağı varsa bunu ihlal edecek davranışlardan kaçınılmalıdır.
Eğer 6284 kararı varsa, karar haksız görülse bile yürürlükte olduğu sürece karara uyulmalıdır. Karara karşı yasal itiraz yolu kullanılabilir; fakat ihlal edilmesi zorlama hapsi gibi sonuçlar doğurabilir.
Psikolojik Şiddet Davasında En Sık Yapılan Hatalar
Psikolojik şiddet iddiasında sık yapılan hatalar şunlardır:
“Psikolojik şiddet gördüm” deyip somut olay anlatmamak
Olayları tarih sırasına koymamak
Hangi sözlerin söylendiğini belirtmemek
Tanıkların ne bildiğini değerlendirmeden tanık göstermek
Mesajları bağlamından kopuk sunmak
Hukuka aykırı ses veya görüntü kaydı kullanmaya çalışmak
6284 koruma kararı talep etmeyi geciktirmek
Çocukların bu süreçten nasıl etkilendiğini anlatmamak
Psikolojik destek kayıtlarını hiç değerlendirmemek
Tazminat taleplerini açık kurmamak
Velayet ve kişisel ilişki bakımından çocuğun üstün yararını somutlaştırmamak
Bu hatalar davanın ispatını zorlaştırabilir.
Psikolojik Şiddet Davasında Pratik Kontrol Listesi
Boşanma davası açmadan önce şu sorular cevaplanmalıdır:
Psikolojik şiddet hangi davranışlarla gerçekleşti?
Bu davranışlar ne zamandan beri devam ediyor?
Hakaret, tehdit, aşağılama veya kontrol davranışı var mı?
Mesaj, e-posta veya sosyal medya kaydı var mı?
Tanıklar olayları bizzat biliyor mu?
6284 başvurusu yapıldı mı?
Kolluk veya savcılık başvurusu var mı?
Psikolojik destek alındı mı?
Çocuklar bu davranışlara tanık oldu mu?
Çocukların psikolojik durumu etkilendi mi?
Velayet bakımından risk var mı?
Tazminat talep edilecek mi?
Deliller hukuka uygun mu?
Evden ayrılma varsa haklı sebep gösterilebilir mi?
Bu sorular dava dilekçesinin daha sağlam hazırlanmasını sağlar.
Sonuç
Psikolojik şiddet, boşanma sebebi olabilir. Eşlerden birinin diğer eşe sürekli hakaret etmesi, aşağılaması, tehdit etmesi, baskı kurması, sosyal çevresinden koparması, aşırı kıskançlıkla kontrol etmesi veya manipüle etmesi evlilik birliğini temelinden sarsabilir.
Psikolojik şiddet yalnızca boşanma kararı bakımından değil; kusur, maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası, velayet, çocukla kişisel ilişki ve 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri bakımından da önem taşır.
Ancak psikolojik şiddet iddiası soyut bırakılmamalıdır. Olaylar tarih sırasına göre anlatılmalı, hangi davranışların psikolojik şiddet oluşturduğu açıklanmalı ve delillerle desteklenmelidir.
Mesajlar, tanık beyanları, sosyal medya kayıtları, 6284 kararları, kolluk tutanakları, psikolojik destek kayıtları, sosyal inceleme raporu ve çocukların durumuna ilişkin belgeler psikolojik şiddet iddiasında kullanılabilir. Fakat delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi gerekir.
Her psikolojik şiddet dosyası kendi özel koşullarına göre değerlendirilmelidir. Şiddetin türü, süresi, ağırlığı, mağdur üzerindeki etkisi, çocuklara yansıması, koruma ihtiyacı ve dava talepleri birlikte ele alınmalıdır.
