6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma Kararı

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin korunması amacıyla verilen hukuki tedbirleri ifade eder. Uygulamada bu kararlar çoğu zaman “uzaklaştırma kararı”, “koruma kararı”, “tedbir kararı” veya “6284 kararı” olarak bilinmektedir.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, yalnızca fiziksel şiddet durumlarında uygulanmaz. Psikolojik şiddet, ekonomik şiddet, cinsel şiddet, tehdit, hakaret, ısrarlı takip, baskı, korkutma, özgürlüğün kısıtlanması ve benzeri durumlar da somut olayın özelliklerine göre bu kanun kapsamında değerlendirilebilir.

Koruma kararının amacı, şiddet mağdurunu hızlı şekilde korumak, şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişiyi sınırlamak ve daha ağır sonuçların ortaya çıkmasını önlemektir.

6284 Sayılı Kanun Nedir?

6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin korunması ve şiddetin önlenmesi amacıyla çıkarılmış özel bir kanundur.

Kanunun amacı; kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunmasını sağlamaktır. Bu yönüyle 6284 sayılı Kanun yalnızca evli eşler arasında uygulanmaz. Evli olmayan kişiler, boşanmış eşler, eski partnerler, aile bireyleri ve ısrarlı takip mağdurları da somut olayın özelliklerine göre bu kanun kapsamında korunabilir.

6284 sayılı Kanun’da şiddet kavramı geniş yorumlanır. Şiddet yalnızca bedensel zarar vermek değildir. Kişinin onurunu, güvenliğini, özgürlüğünü, ekonomik bağımsızlığını, psikolojik bütünlüğünü veya cinsel dokunulmazlığını hedef alan davranışlar da şiddet kapsamında değerlendirilebilir.

Bu nedenle “beni dövmedi, sadece tehdit ediyor” veya “fiziksel şiddet yok, sürekli takip ediyor” gibi durumlarda da 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir talep edilebilir.

Koruma Kararı Kimler İçin Alınabilir?

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler için alınabilir.

Bu kapsamda özellikle şu kişiler koruma talebinde bulunabilir:

Şiddete uğrayan kadınlar

Şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınlar

Çocuklar

Aile bireyleri

Boşanmış eşler

Ayrı yaşayan eşler

Eski partnerler

Tek taraflı ısrarlı takip mağdurları

Tehdit edilen veya baskı altında tutulan kişiler

Şiddet riski altındaki yakınlar

Bu noktada önemli olan, kişinin mutlaka fiziksel şiddete uğramış olması değildir. Şiddet tehlikesi altında bulunmak da tedbir kararı verilmesi için yeterli olabilir.

Örneğin kişi sürekli tehdit ediliyorsa, takip ediliyorsa, evinin veya işyerinin önüne geliniyorsa, sosyal medya üzerinden taciz ediliyorsa, ailesine zarar vermekle korkutuluyorsa veya sürekli baskı altında tutuluyorsa koruma kararı istenebilir.

Koruma Kararı İçin Evlilik Şart mı?

Hayır. 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı alınabilmesi için tarafların mutlaka evli olması gerekmez.

Kanun, yalnızca eşler arasındaki şiddeti değil; kadınlara, çocuklara, aile bireylerine ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarına yönelik şiddeti de kapsar.

Bu nedenle eski sevgili, eski nişanlı, boşanmış eş, birlikte yaşanan kişi, aile bireyi veya ısrarlı takipte bulunan üçüncü kişi hakkında da somut olayın özelliklerine göre tedbir talep edilebilir.

Ancak bazı tedbirler niteliği gereği sadece evlilik ilişkisi bulunan kişiler bakımından uygulanabilir. Örneğin müşterek konuttan uzaklaştırma veya aile konutu ile ilgili bazı tedbirler, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye göre değerlendirilir.

Bu nedenle başvuruda tarafların ilişkisi açıkça anlatılmalıdır.

Koruma Kararı Nereden Alınır?

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı için başvuru yapılabilecek birden fazla merci vardır.

Başvuru şu yerlere yapılabilir:

Aile mahkemesi

Cumhuriyet başsavcılığı

Polis veya jandarma

Valilik veya kaymakamlık

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi

Acil durumlarda kolluk birimleri, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bazı tedbirleri derhal alabilir. Sonrasında bu kararların ilgili makama sunulması gerekir.

Uygulamada en sık başvuru yolları aile mahkemesine dilekçe verilmesi, polis veya jandarmaya başvurulması ve Cumhuriyet başsavcılığına müracaat edilmesidir.

Şiddet mağduru kişi bulunduğu yerdeki en yakın kolluk birimine, adliyedeki nöbetçi aile mahkemesine, Cumhuriyet başsavcılığına veya mülki amirliğe başvurabilir.

Koruma Kararı İçin Delil Gerekir mi?

6284 sayılı Kanun’un en önemli özelliklerinden biri, koruma ihtiyacının hızlı değerlendirilmesidir.

Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığına dair kesin delil veya belge aranmaz. Çünkü bu kanunun amacı, mağdurun daha fazla zarar görmesini beklemeden önleyici ve koruyucu önlemler almaktır.

Bu nedenle başvuru sırasında darp raporu, kamera kaydı, tanık veya mesaj kaydı bulunması faydalı olsa da her zaman zorunlu değildir.

Ancak delil varsa mutlaka başvuruya eklenmelidir. Tehdit mesajları, arama kayıtları, fotoğraflar, darp raporu, kolluk tutanağı, tanık bilgileri, sosyal medya mesajları, daha önceki şikâyetler ve sağlık raporları kararın kapsamını ve gerekliliğini güçlendirebilir.

Özellikle uzaklaştırma, iletişim yasağı, silah teslimi, adres gizliliği veya elektronik kelepçe gibi tedbirler isteniyorsa olayların somut şekilde anlatılması önemlidir.

Koruyucu Tedbir Kararı Nedir?

Koruyucu tedbir kararları, şiddet mağdurunu korumaya yönelik tedbirlerdir. Bu tedbirlerde esas amaç, mağdurun güvenliğini sağlamak ve mağdurun hayatını yeniden düzenleyebilmesine yardımcı olmaktır.

6284 sayılı Kanun m.3 ve m.4 kapsamında mülki amir veya hâkim tarafından verilebilecek koruyucu tedbirler bulunmaktadır.

Koruyucu tedbirler arasında şunlar yer alabilir:

Mağdura uygun barınma yeri sağlanması

Geçici maddi yardım yapılması

Psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal destek verilmesi

Geçici koruma altına alınma

Kreş imkânı sağlanması

İşyerinin değiştirilmesi

Evli kişiler bakımından ayrı yerleşim yeri belirlenmesi

Aile konutu şerhi konulması

Hayati tehlike varsa kimlik ve ilgili bilgilerin değiştirilmesi

Bu tedbirler, mağdurun durumuna göre tek tek veya birlikte talep edilebilir.

Örneğin şiddet mağduru kişi aynı evde kalmak istemiyorsa barınma tedbiri isteyebilir. Hayati tehlike varsa geçici koruma talep edilebilir. Çalıştığı yerde şiddet uygulayan kişinin kendisini bulma riski varsa işyerinin değiştirilmesi gündeme gelebilir.

Önleyici Tedbir Kararı Nedir?

Önleyici tedbir kararları, şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişiye yönelik sınırlamalardır. Amaç, şiddetin devam etmesini veya tekrarlanmasını engellemektir.

6284 sayılı Kanun m.5 kapsamında hâkim tarafından verilebilecek önleyici tedbirler arasında özellikle şunlar bulunur:

Şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunmama

Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden uzaklaştırılma

Korunan kişiye, konuta, okula veya işyerine yaklaşmama

Çocuklarla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması veya sınırlandırılması

Korunan kişinin yakınlarına, çocuklarına veya tanıklarına yaklaşmama

Korunan kişinin eşyalarına zarar vermeme

Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme

Bulundurulması veya taşınmasına izin verilen silahları kolluğa teslim etme

Kamu görevi nedeniyle silah taşısa bile silahını kurumuna teslim etme

Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanarak korunan kişinin bulunduğu yere yaklaşmama

Bağımlılık veya psikolojik sorunlar varsa sağlık kuruluşuna başvurma ve tedavi olma

Bu tedbirler özellikle uzaklaştırma kararı denilen uygulamanın temelini oluşturur.

Uzaklaştırma Kararı Nedir?

Uzaklaştırma kararı, şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişinin mağdurdan, mağdurun konutundan, işyerinden, okulundan veya bulunduğu yerlerden uzak tutulmasını sağlayan önleyici tedbirdir.

Uygulamada en çok bilinen 6284 tedbiri uzaklaştırma kararıdır. Ancak uzaklaştırma yalnızca evden uzaklaştırma anlamına gelmez. Mahkeme, şiddet uygulayan kişinin mağdura yaklaşmamasına, iletişim kurmamasına, işyerine gitmemesine, çocukların okuluna yaklaşmamasına veya belirli adreslerden uzak durmasına karar verebilir.

Örneğin eşine şiddet uygulayan kişi müşterek konuttan uzaklaştırılabilir. Eski partnerini takip eden kişi mağdurun evine, işyerine ve okuluna yaklaşmaktan yasaklanabilir. Sürekli mesaj atan kişi iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme tedbirine tabi tutulabilir.

Bu nedenle başvuruda yalnızca “uzaklaştırma istiyorum” demek yerine, hangi yerlerden uzaklaştırma istendiği açıkça yazılmalıdır.

İletişim Yasağı Nedir?

İletişim yasağı, şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişinin korunan kişiyi telefon, mesaj, WhatsApp, e-posta, sosyal medya, üçüncü kişiler veya başka yollarla rahatsız etmesini engelleyen tedbirdir.

6284 sayılı Kanun kapsamında kişi hakkında korunan kişiye yönelik iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme kararı verilebilir.

Bu tedbir özellikle fiziksel temas olmasa bile sürekli arama, mesaj atma, sosyal medyadan yazma, sahte hesaplarla ulaşma, yakınlar üzerinden haber gönderme veya tehdit mesajları gönderme durumlarında önemlidir.

İletişim yasağı ihlal edilirse, bu durum tedbir kararına aykırılık oluşturabilir ve zorlama hapsi gündeme gelebilir.

Israrlı Takip Halinde Koruma Kararı Alınabilir mi?

Evet. Tek taraflı ısrarlı takip mağdurları da 6284 sayılı Kanun kapsamında korunabilir.

Israrlı takip; kişinin istemediği halde sürekli aranması, mesaj gönderilmesi, evinin veya işyerinin önüne gelinmesi, sosyal medya hesaplarının takip edilmesi, üçüncü kişiler aracılığıyla rahatsız edilmesi, gittiği yerlerin izlenmesi veya sürekli karşısına çıkılması şeklinde olabilir.

Israrlı takip bazen fiziksel şiddetten önce gelen ciddi bir risk göstergesidir. Bu nedenle bu tür davranışlar hafife alınmamalıdır.

Başvuruda ısrarlı takip davranışları tarihleriyle anlatılmalı, varsa mesajlar, arama kayıtları, kamera görüntüleri, tanıklar ve sosyal medya kayıtları eklenmelidir.

Koruma Kararı Ne Kadar Süreyle Verilir?

6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararları ilk defasında en çok altı ay için verilebilir.

Ancak şiddet veya şiddet tehlikesi devam ediyorsa tedbir süresi uzatılabilir. Tedbirlerin değiştirilmesi, kaldırılması veya aynen devam ettirilmesi talep edilebilir.

Bu nedenle tedbir süresi bitmeden önce risk devam ediyorsa yeni başvuru yapılması önemlidir.

Örneğin uzaklaştırma kararı üç ay için verilmişse ve üç ayın sonunda tehditler devam ediyorsa, kararın uzatılması için aile mahkemesine başvurulabilir.

Süre bittikten sonra karar kendiliğinden etkisini kaybedebilir. Bu nedenle kararın başlangıç ve bitiş tarihleri dikkatle takip edilmelidir.

Koruma Kararı Ücretsiz midir?

6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvurular harca tabi değildir. Kanunun amacı hızlı ve etkili koruma sağlamak olduğu için mağdurun ekonomik durumunun koruma talebine engel olmaması gerekir.

Bu nedenle koruma kararı talep eden kişinin başvuru sırasında harç veya masraf ödemesi kural olarak beklenmez.

Ayrıca mağdurun ihtiyacı varsa adli yardım, sosyal destek, barınma, geçici maddi yardım ve diğer destek mekanizmaları da gündeme gelebilir.

Koruma Kararı Nasıl Talep Edilir?

Koruma kararı talebi yazılı dilekçeyle yapılabilir. Acil durumlarda sözlü başvuru da mümkündür; kolluk veya ilgili makam beyanı tutanağa geçirir.

Dilekçede şu hususlara yer verilmelidir:

Başvurucunun kimlik bilgileri

Şiddet uygulayan veya tehdit eden kişinin kimlik bilgileri

Taraflar arasındaki ilişki

Yaşanan olayların tarih sırasına göre anlatımı

Şiddetin türü

Devam eden risk

Talep edilen tedbirler

Varsa çocukların durumu

Varsa deliller

Adres gizliliği talebi

Tedbir süresi talebi

Dilekçede olaylar mümkün olduğunca açık ve somut anlatılmalıdır.

Örneğin “beni rahatsız ediyor” demek yerine, “son bir ay içinde 40 kez aradı, işyerime geldi, sosyal medya üzerinden tehdit mesajları gönderdi, evimin önünde bekledi” gibi somut anlatım yapılmalıdır.

Hangi Tedbirler Birlikte Talep Edilebilir?

6284 başvurusunda birden fazla tedbir birlikte istenebilir. Somut olayın durumuna göre şu talepler aynı dilekçede yer alabilir:

Şiddet tehdidinde bulunmama

Hakaret ve aşağılayıcı sözlerde bulunmama

Müşterek konuttan uzaklaştırma

Korunan kişiye yaklaşmama

İşyerine yaklaşmama

Çocuğun okuluna yaklaşmama

İletişim araçlarıyla rahatsız etmeme

Silahların teslimi

Geçici koruma

Adres bilgilerinin gizlenmesi

Kimlik bilgilerinin gizlenmesi

Geçici maddi yardım

Barınma tedbiri

Çocuklarla kişisel ilişkinin sınırlandırılması

Alkol veya madde etkisiyle yaklaşmama

Tedaviye yönlendirme

Elektronik kelepçe uygulanması

Burada önemli olan, tedbir taleplerinin somut riskle bağlantılı olmasıdır.

Örneğin şiddet uygulayan kişi silah taşıyorsa silah teslimi talep edilmelidir. Sürekli işyerine geliyorsa işyerine yaklaşmama istenmelidir. Sosyal medyadan tehdit ediyorsa iletişim yasağı istenmelidir.

Elektronik Kelepçe Talep Edilebilir mi?

Hayati risk bulunan veya tedbir kararının ihlal edilme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda elektronik kelepçe gündeme gelebilir.

Elektronik kelepçe, şiddet uygulayan kişinin korunan kişiye belirli mesafeden fazla yaklaşmasını engellemeye ve bu yaklaşmanın elektronik olarak izlenmesine yönelik bir uygulamadır.

Her dosyada elektronik kelepçe uygulanmaz. Genellikle ciddi risk, ölüm tehdidi, silah tehdidi, ısrarlı takip, önceki tedbir ihlalleri veya mağdurun güvenliği bakımından yüksek tehlike bulunan hallerde değerlendirilir.

Başvuruda elektronik kelepçe talep edilecekse, hayati risk ve tedbir ihlali ihtimali somut olaylarla açıklanmalıdır.

Adres Gizliliği Talep Edilebilir mi?

Evet. Şiddet mağdurunun adresinin gizlenmesi, güvenlik açısından çok önemli olabilir.

6284 sayılı Kanun kapsamında gerekli hallerde korunan kişinin kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesi, resmi kayıtlarda görünürlüğünün sınırlandırılması veya başka güvenlik önlemleri alınması talep edilebilir.

Adres gizliliği özellikle mağdurun sığınma evine yerleştiği, başka bir şehre taşındığı, şiddet uygulayan kişinin mağdurun yerini öğrenmeye çalıştığı veya hayati risk bulunduğu durumlarda önemlidir.

Başvuruda adres gizliliği açıkça talep edilmelidir. Ayrıca dilekçede mağdurun güncel adresi yazılıyorsa, bu adresin karşı tarafa tebliğ edilmemesi özellikle belirtilmelidir.

Çocuklar İçin Koruma Kararı Alınabilir mi?

Evet. Çocuklar da 6284 sayılı Kanun kapsamında korunabilir.

Aile içi şiddete tanık olan çocuklar, doğrudan fiziksel şiddet görmeseler bile psikolojik olarak zarar görebilir. Bu nedenle çocukların korunması için de tedbir talep edilebilir.

Şiddet uygulayan kişinin çocuğa yaklaşmaması, okuluna gitmemesi, çocukla kişisel ilişkinin sınırlandırılması, görüşmenin uzman eşliğinde yapılması veya geçici olarak kişisel ilişkinin durdurulması gibi tedbirler gündeme gelebilir.

Ancak çocukla ilgili tedbirlerde temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme, çocuğun güvenliğini, psikolojik durumunu, ebeveynlerle ilişkisini ve somut riski birlikte değerlendirir.

Koruma Kararı Boşanma Davası Açmadan Alınabilir mi?

Evet. Koruma kararı almak için boşanma davası açılmış olması gerekmez.

Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa, boşanma davası açılmadan da 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı istenebilir.

Aynı şekilde boşanma davası devam ederken de 6284 tedbirleri talep edilebilir.

Koruma kararı ile boşanma davası birbirinden farklıdır. Koruma kararı acil güvenlik ihtiyacına yöneliktir. Boşanma davası ise evlilik birliğinin sona erdirilmesi ve buna bağlı sonuçlarla ilgilidir.

Bu nedenle şiddet riski olan durumlarda boşanma davasının sonucu beklenmeden koruma talebinde bulunulabilir.

Koruma Kararı Boşanma Davasında Delil Olur mu?

6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma kararı, boşanma davasında önemli bir veri olabilir. Ancak koruma kararı, boşanma davasında şiddetin kesin olarak ispatlandığı anlamına her zaman gelmez.

Çünkü 6284 sayılı Kanun’un amacı mağduru hızlı şekilde korumaktır. Koruyucu tedbir kararı verilirken her zaman ayrıntılı delil incelemesi yapılmayabilir.

Buna rağmen koruma kararı; başvuru dilekçesi, kolluk tutanağı, darp raporu, mesajlar, tanık beyanları, tedbir ihlali kayıtları ve zorlama hapsi kararlarıyla birlikte değerlendirildiğinde boşanma davasında güçlü bir delil zinciri oluşturabilir.

Özellikle fiziksel şiddet, tehdit, hakaret, ısrarlı takip veya psikolojik şiddet iddialarında 6284 süreci çekişmeli boşanma davasını destekleyebilir.

Koruma Kararı Verilince Karşı Tarafa Ne Olur?

Koruma veya uzaklaştırma kararı verildiğinde, karar şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişiye tebliğ edilir.

Kararda hangi davranışların yasaklandığı açıkça belirtilir. Örneğin eve yaklaşmama, iletişim kurmama, tehdit etmeme, işyerine gitmeme, silah teslim etme veya belirli yerlere yaklaşmama gibi yükümlülükler yazılır.

Karşı taraf bu karara uymak zorundadır. Kararın yanlış olduğunu düşünüyorsa itiraz yoluna başvurabilir. Ancak itiraz etmiş olması, kural olarak kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz.

Bu nedenle karar yürürlükte olduğu sürece taraflar karara uygun hareket etmelidir.

Koruma Kararına İtiraz Edilebilir mi?

Evet. 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarına karşı itiraz edilebilir.

İtiraz süresi, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki haftadır. İtiraz aile mahkemesine yapılır.

İtirazı, hakkında tedbir kararı verilen kişi yapabileceği gibi, tedbir talebi reddedilen kişi de yapabilir.

Ancak itiraz yoluna başvurulması, tedbir kararının önemini ortadan kaldırmaz. Karar yürürlükte olduğu sürece karara aykırı davranmak zorlama hapsi sonucunu doğurabilir.

İtiraz dilekçesinde kararın neden haksız olduğu, hangi tedbirlerin ölçüsüz olduğu veya hangi olayların doğru olmadığı somut şekilde açıklanmalıdır.

Koruma Kararı İhlal Edilirse Ne Olur?

6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararına aykırı davranılması ciddi sonuçlar doğurur.

Tedbir kararına aykırı hareket eden kişi hakkında zorlama hapsi uygulanabilir.

6284 sayılı Kanun m.13’e göre tedbir kararının gereklerine aykırı hareket eden kişi, fiili ayrıca suç oluştursa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsiyle karşılaşabilir.

İlk ihlalde üç günden on güne kadar zorlama hapsi gündeme gelebilir. Tedbir kararına aykırılığın tekrarlanması halinde daha uzun süreli zorlama hapsi uygulanabilir. Ancak toplam süre kanunda belirtilen sınırı aşamaz.

Burada önemli olan, ihlalin belgelenmesidir. Örneğin uzaklaştırma kararına rağmen eve gelme, mesaj atma, arama, işyerine gitme, sosyal medyadan tehdit etme veya üçüncü kişiler üzerinden rahatsız etme gibi davranışlar delillendirilmelidir.

Zorlama Hapsi Nedir?

Zorlama hapsi, tedbir kararına uymayan kişiye uygulanan özel bir yaptırımdır.

Bu yaptırımın amacı kişiyi cezalandırmaktan çok, tedbir kararına uymasını sağlamaktır. Ancak sonuç olarak kişinin özgürlüğünü sınırlayan ciddi bir yaptırımdır.

Zorlama hapsi uygulanabilmesi için öncelikle geçerli bir tedbir kararı bulunmalı, bu karar usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmalı ve kişi karara aykırı davranmış olmalıdır.

Örneğin hakkında “korunan kişiye yaklaşmama ve iletişim kurmama” kararı verilen kişi, karar tebliğ edildikten sonra mağdura mesaj atarsa veya evinin önüne giderse tedbir ihlali oluşabilir.

Bu durumda mağdur, ihlali gösteren delillerle birlikte ilgili makamlara başvurabilir.

Tedbir İhlali Nasıl İspatlanır?

Tedbir kararının ihlali halinde delil toplamak önemlidir.

İhlal şu delillerle ispatlanabilir:

Mesaj kayıtları

WhatsApp yazışmaları

Arama kayıtları

Sosyal medya mesajları

Kamera görüntüleri

Fotoğraflar

Tanık beyanları

Kolluk tutanakları

Apartman veya site güvenlik kayıtları

GPS veya elektronik kelepçe kayıtları

İşyeri güvenlik kayıtları

Komşu veya güvenlik görevlisi beyanları

Örneğin uzaklaştırma kararına rağmen kişinin eve geldiği iddia ediliyorsa, kolluğun olay yerine çağrılması ve tutanak tutulması önemlidir. Kişi mesaj atmışsa ekran görüntüleri tarih ve saat bilgisiyle saklanmalıdır.

Ancak deliller hukuka uygun şekilde elde edilmelidir.

Koruma Kararı Kapsamında Silah Teslimi İstenebilir mi?

Evet. Şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişinin silahı varsa, silahını kolluğa teslim etmesine karar verilebilir.

Kişi kamu görevi nedeniyle silah taşıyor olsa bile, hâkim silahın kurumuna teslim edilmesine karar verebilir.

Bu tedbir özellikle ölüm tehdidi, ağır yaralama tehdidi, silahla korkutma, daha önce silah gösterme veya silah bulundurma riski olan durumlarda çok önemlidir.

Başvuruda kişinin silahı olduğu biliniyorsa bu açıkça yazılmalı, silahın ruhsatlı olup olmadığı, kamu görevi nedeniyle mi taşındığı veya daha önce tehdit amacıyla kullanılıp kullanılmadığı belirtilmelidir.

Alkol veya Madde Kullanımı Varsa Ne Yapılır?

Şiddet uygulayan kişinin alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması şiddet riskini artırıyorsa, bu konuda da tedbir talep edilebilir.

6284 sayılı Kanun kapsamında kişinin alkol veya madde etkisiyle korunan kişinin bulunduğu yere yaklaşmaması, bu maddeleri bulunduğu yerde kullanmaması veya bağımlılık halinde muayene ve tedavi için sağlık kuruluşuna başvurması yönünde tedbirler verilebilir.

Bu tedbirler özellikle alkol aldıktan sonra şiddet uygulama, tehdit etme, eve gelme, çocukları korkutma veya çevreye zarar verme gibi durumlarda önemlidir.

Başvuruda alkol veya madde kullanımının şiddetle bağlantısı somut şekilde anlatılmalıdır.

Geçici Maddi Yardım İstenebilir mi?

Evet. Şiddet mağdurunun ekonomik desteğe ihtiyacı varsa geçici maddi yardım talep edilebilir.

6284 sayılı Kanun kapsamında geçici maddi yardım, mağdurun temel ihtiyaçlarını karşılaması ve şiddet ortamından uzaklaşabilmesi için önemlidir.

Örneğin mağdurun çalışmadığı, gelirinin olmadığı, çocuklarla birlikte evden ayrılmak zorunda kaldığı veya şiddet uygulayan kişinin ekonomik baskı kurduğu durumlarda geçici maddi yardım talep edilebilir.

Ayrıca somut olayın özelliklerine göre tedbir nafakası da gündeme gelebilir. Özellikle eşler veya çocuklar bakımından geçim ihtiyacı varsa aile mahkemesinden bu konuda tedbir istenebilir.

Koruma Kararı ile Tedbir Nafakası İstenebilir mi?

Evet. 6284 sayılı Kanun kapsamında, gerekli hallerde tedbir nafakasına da karar verilebilir.

Şiddet uygulayan kişi aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan kişi olabilir. Mağdurun ekonomik olarak tamamen bağımlı olması, şiddet ortamından ayrılmasını zorlaştırabilir.

Bu nedenle şiddet mağduru eş veya çocuklar bakımından geçici geçim desteği gerekebilir.

Tedbir nafakası talep edilecekse mağdurun gelir durumu, çocukların ihtiyaçları, karşı tarafın ekonomik gücü ve acil geçim ihtiyacı dilekçede açıklanmalıdır.

Bu talep, boşanma davasından bağımsız olarak da koruma süreci içinde gündeme gelebilir.

Koruma Kararı ile Ortak Konuttan Uzaklaştırma Mümkün mü?

Evet. Şiddet uygulayan kişi müşterek konuttan uzaklaştırılabilir ve ortak konut korunan kişiye tahsis edilebilir.

Bu tedbir, özellikle şiddet mağdurunun evden ayrılmak zorunda kalmaması ve şiddet uygulayan kişinin evden uzaklaştırılması bakımından önemlidir.

Uzaklaştırma kararı verildiğinde, kişi eve giremez, mağdura yaklaşamaz ve kararın kapsamına göre ev çevresinde bulunamaz.

Bu tedbirin ihlali zorlama hapsine yol açabilir.

Başvuruda müşterek konutun adresi, tarafların birlikte yaşayıp yaşamadığı, şiddet olayının evde meydana gelip gelmediği ve mağdurun konutta kalma ihtiyacı açıkça yazılmalıdır.

Koruma Kararı Çocukla Kişisel İlişkiyi Etkiler mi?

6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararları, çocukla kişisel ilişkiyi de etkileyebilir.

Örneğin hakkında uzaklaştırma kararı verilen kişi aynı zamanda çocukla kişisel ilişki hakkına sahipse, bu ilişkinin nasıl kurulacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Şiddet riski çocuğu da etkiliyorsa, kişisel ilişkinin sınırlandırılması, uzman eşliğinde yapılması, geçici olarak durdurulması veya teslim yerinin değiştirilmesi talep edilebilir.

Burada temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme, çocuğun güvenliğini ve psikolojik durumunu dikkate alır.

Ancak her uzaklaştırma kararı otomatik olarak çocukla görüşme hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Bu konuda ayrıca açık ve uygulanabilir bir düzenleme yapılması gerekir.

Koruma Kararı Memuriyeti veya Sabıka Kaydını Etkiler mi?

6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararı, ceza mahkûmiyeti değildir. Bu nedenle tek başına adli sicil kaydı anlamına gelmez.

Ancak tedbir kararına aykırı davranılması halinde zorlama hapsi gündeme gelebilir. Ayrıca şiddet içeren fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza soruşturması veya ceza davası açılabilir.

Örneğin tehdit, hakaret, kasten yaralama, cinsel saldırı, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması, ısrarlı takip veya mala zarar verme gibi fiiller ayrıca ceza hukuku kapsamında değerlendirilebilir.

Bu nedenle 6284 kararı ile ceza soruşturması birbirine karıştırılmamalıdır. 6284 tedbirleri koruma amaçlıdır; suç işlendiği iddiası varsa ayrıca savcılık süreci yürütülebilir.

Koruma Kararı Almak İçin Boşanma Davasında Kusur İspatı Gerekir mi?

Hayır. 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı talep etmek için boşanma davasındaki gibi ayrıntılı kusur ispatı gerekmez.

Koruma kararının amacı, şiddet riskine karşı acil önlem almaktır. Boşanma davasında ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması, kusur, deliller, nafaka, tazminat ve velayet gibi konular ayrıca değerlendirilir.

Bu nedenle 6284 başvurusu, boşanma davasının yerine geçmez. Aynı şekilde boşanma davası da acil koruma kararının yerine geçmez.

Şiddet tehlikesi varsa, boşanma davası beklenmeden 6284 kapsamında tedbir talep edilebilir.

Koruma Kararı Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Koruma kararı dilekçesi kısa ama somut olmalıdır. Gereksiz ayrıntılarla dağılmadan, şiddet riski ve talep edilen tedbirler açık yazılmalıdır.

Dilekçede özellikle şu konular bulunmalıdır:

Şiddet uygulayan kişinin kim olduğu

Taraflar arasındaki ilişki

Şiddetin ne zaman başladığı

Son olayın ne zaman yaşandığı

Fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel şiddet veya ısrarlı takip olup olmadığı

Tehdit veya hayati risk bulunup bulunmadığı

Silah, alkol veya madde kullanımı olup olmadığı

Çocukların risk altında olup olmadığı

Mağdurun nerede korunmak istediği

Adres gizliliği gerekip gerekmediği

Talep edilen tedbirler

Varsa deliller

Dilekçede olaylar tarih sırasına göre anlatılırsa karar verilmesi kolaylaşır.

Örneğin “davalı beni tehdit ediyor” demek yerine, “davalı 01.06.2026 tarihinde WhatsApp üzerinden ‘seni öldüreceğim’ şeklinde mesaj göndermiş, 03.06.2026 tarihinde işyerime gelmiş, 05.06.2026 tarihinde evimin önünde beklemiştir” şeklinde somut anlatım daha güçlüdür.

Acil Durumda Ne Yapılmalıdır?

Hayati tehlike, fiziksel saldırı, eve zorla girme, silahla tehdit, ağır takip veya çocukların güvenliği bakımından acil risk varsa vakit kaybetmeden kolluğa başvurulmalıdır.

Polis veya jandarma acil durumda gerekli işlemleri yapabilir. Mağdurun güvenli bir yere götürülmesi, sağlık kuruluşuna sevk edilmesi, tutanak tutulması, savcılığa bilgi verilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması sağlanabilir.

Acil durumlarda dilekçe hazırlamak için beklemek doğru olmayabilir. Öncelik can güvenliğidir.

Daha sonra aile mahkemesinden kapsamlı koruma tedbirleri talep edilebilir.

Koruma Kararı Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Koruma kararı alındıktan sonra kararın içeriği dikkatle okunmalıdır.

Kararda hangi tedbirlerin verildiği, süresi, hangi adreslerin korunduğu, iletişim yasağı olup olmadığı, çocuklarla ilgili düzenleme yapılıp yapılmadığı ve kararın ne zaman biteceği kontrol edilmelidir.

Karar ihlal edilirse olay derhal belgelemeli ve kolluğa veya ilgili makama başvurulmalıdır.

İhlal halinde şu adımlar izlenebilir:

Mesaj veya arama kayıtlarını saklamak

Ekran görüntüsü almak

Kolluğu çağırmak

Tutanak tutulmasını istemek

Tanık bilgilerini not etmek

Kamera kaydı varsa silinmeden talep etmek

Aile mahkemesine zorlama hapsi talebiyle başvurmak

Tedbir süresi bitmeden önce risk devam ediyorsa uzatma talep etmek

Koruma kararının etkili olabilmesi için ihlallerin düzenli şekilde kayda geçirilmesi gerekir.

Koruma Kararında En Sık Yapılan Hatalar

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı sürecinde sık yapılan hatalar şunlardır:

Sadece “uzaklaştırma istiyorum” deyip somut olayı anlatmamak

Hangi tedbirlerin istendiğini açıkça yazmamak

Adres gizliliği talep etmeyi unutmak

Çocuklar için ayrıca tedbir istememek

Silah, alkol veya madde kullanımı riskini belirtmemek

İşyerine, okula veya yakınlara yaklaşmama talebini yazmamak

İletişim yasağı talebini unutmak

Tedbir süresini takip etmemek

İhlalleri belgelememek

Karar ihlal edilince zorlama hapsi talebinde bulunmamak

Boşanma davası açıldı diye ayrıca koruma talebine gerek olmadığını sanmak

Koruma kararının ceza mahkûmiyeti olduğunu düşünmek

Delil yoksa başvuru yapılamayacağını zannetmek

Bu hatalar, mağdurun korunmasını zorlaştırabilir ve hukuki sürecin etkisini azaltabilir.

6284 Başvurusu İçin Pratik Kontrol Listesi

Koruma kararı talep etmeden önce şu sorular cevaplanmalıdır:

Şiddet uygulayan veya tehdit eden kişi kim?

Son olay ne zaman yaşandı?

Fiziksel şiddet var mı?

Tehdit, hakaret veya ısrarlı takip var mı?

Mesaj, arama, fotoğraf, rapor veya tanık var mı?

Hayati tehlike var mı?

Şiddet uygulayan kişinin silahı var mı?

Alkol veya madde kullanımı var mı?

Çocuklar risk altında mı?

Ortak konuttan uzaklaştırma gerekli mi?

İşyerine veya okula yaklaşmama istenmeli mi?

İletişim yasağı gerekli mi?

Adres gizliliği istenmeli mi?

Geçici maddi yardım veya tedbir nafakası gerekli mi?

Elektronik kelepçe talep edilmeli mi?

Tedbir süresi ne kadar istenmeli?

Bu sorular başvuru dilekçesinin daha güçlü hazırlanmasına yardımcı olur.

Sonuç

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin hızlı şekilde korunmasını sağlayan önemli bir hukuki mekanizmadır.

Bu karar yalnızca fiziksel şiddet durumlarında değil; tehdit, hakaret, psikolojik şiddet, ekonomik şiddet, cinsel şiddet, ısrarlı takip ve korkutma gibi durumlarda da gündeme gelebilir.

Başvuru aile mahkemesine, kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına, valilik veya kaymakamlığa ya da Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’ne yapılabilir.

Koruma kararı için her zaman kesin delil aranmaz. Ancak varsa mesajlar, darp raporu, kolluk kayıtları, tanıklar, fotoğraflar, kamera kayıtları ve sosyal medya içerikleri başvuruyu güçlendirir.

Tedbir kararına aykırı davranılması halinde zorlama hapsi gündeme gelebilir. Bu nedenle kararın ihlali halinde olaylar mutlaka belgelenmeli ve ilgili makamlara başvurulmalıdır.

Her 6284 başvurusu kendi özel koşullarına göre değerlendirilmelidir. Şiddetin türü, riskin ağırlığı, çocukların durumu, hayati tehlike, silah riski, ısrarlı takip, adres gizliliği ihtiyacı ve talep edilecek tedbirler birlikte ele alınmalıdır.


Örnek 6284 Koruma Kararı ve Uzaklaştırma Talepli Dilekçe

NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

TEDBİR TALEP EDEN / KORUNAN KİŞİ:
Ad Soyad: […]
T.C. Kimlik No: […]
Adres: […]
Telefon: […]

ŞİDDET UYGULAYAN / TEDBİR TALEP EDİLEN:
Ad Soyad: […]
T.C. Kimlik No: […]
Adres: […]
Telefon: […]

KONU:
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararı verilmesi talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

  1. Tedbir talep edilen kişi ile aramızda […] ilişkisi bulunmaktadır. Tedbir talep edilen kişi; tarafıma yönelik olarak fiziksel, psikolojik, ekonomik ve sözlü şiddet niteliğinde davranışlarda bulunmakta, tehdit ve hakaret içerikli sözler söylemekte, beni sürekli aramakta, mesaj göndermekte ve bulunduğum yerlere gelerek güvenliğimi tehlikeye düşürmektedir.
  2. Son olarak […] tarihinde […] adresinde / telefon görüşmesinde / mesaj yoluyla / sosyal medya üzerinden tarafıma “[…]” şeklinde tehdit ve hakaret içerikli sözler söylemiştir. Bu olay nedeniyle can güvenliğimden endişe etmekteyim.
  3. Tedbir talep edilen kişi daha önce de […] tarihlerinde benzer davranışlarda bulunmuştur. Bu davranışlar sistematik hale gelmiş olup tarafımda ciddi korku ve baskı yaratmaktadır. Şiddet uygulayan kişinin tarafıma, ikametgâhıma, işyerime ve varsa çocuklarımın okuluna yaklaşmasının engellenmesi gerekmektedir.
  4. Tedbir talep edilen kişi tarafından tarafıma gönderilen mesajlar, arama kayıtları, sosyal medya yazışmaları ve varsa sağlık/kolluk kayıtları dilekçe ekinde sunulmaktadır. Ancak 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığına dair kesin delil veya belge aranmadığından, olayın aciliyeti ve şiddet tehlikesi dikkate alınarak gecikmeksizin tedbir kararı verilmesini talep ederim.
  5. Tedbir talep edilen kişinin tarafıma ulaşma, beni takip etme, konutuma veya işyerime gelme, telefon ve sosyal medya aracılığıyla rahatsız etme ihtimali devam etmektedir. Bu nedenle yalnızca genel bir uzaklaştırma kararı değil, iletişim yasağı ve belirli yerlere yaklaşmama yönünde de karar verilmesi gerekmektedir.
  6. Tedbir talep edilen kişinin silahı bulunmaktadır / silah taşıma ihtimali bulunmaktadır / kamu görevi nedeniyle silah taşıdığı bilinmektedir. Bu nedenle varsa silahlarının kolluk birimine veya ilgili kurumuna teslimine karar verilmesini talep ederim.
  7. Tarafların müşterek çocuğu / çocukları bulunmaktadır. Çocukların da bu süreçten zarar görmemesi için tedbir talep edilen kişinin çocuklara, çocukların okuluna ve bakım yerlerine yaklaşmaması; varsa çocukla kişisel ilişki kararının çocuğun üstün yararı gereğince uzman/refakatçi eşliğinde kurulması veya geçici olarak sınırlandırılması gerekmektedir.
  8. Can güvenliğim ve özel hayatımın korunması bakımından adres bilgilerimin, kimlik bilgilerimin ve başvuru bilgilerimin tedbir talep edilen kişiden gizlenmesine karar verilmesini talep ederim.

HUKUKİ NEDENLER

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, ilgili yönetmelik hükümleri ve sair mevzuat.

DELİLLER

Mesaj kayıtları, WhatsApp yazışmaları, arama kayıtları, sosyal medya yazışmaları, fotoğraflar, darp raporu, hastane kayıtları, kolluk tutanakları, tanık beyanları, kamera kayıtları, önceki şikâyetler, varsa 6284 tedbir kararları, nüfus kayıtları ve sair her türlü yasal delil.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6284 sayılı Kanun kapsamında gecikmeksizin ve duruşma yapılmaksızın;

  1. Tedbir talep edilen kişinin tarafıma yönelik şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama, küçük düşürme, baskı ve rahatsız edici söz ve davranışlarda bulunmamasına,
  2. Tedbir talep edilen kişinin müşterek konuttan / bulunduğum konuttan / ikametgâhımdan derhal uzaklaştırılmasına,
  3. Tedbir talep edilen kişinin tarafıma, konutuma, işyerime, okuluma, çocuklarımın okuluna ve düzenli bulunduğum yerlere yaklaşmamasına,
  4. Tedbir talep edilen kişinin telefon, SMS, WhatsApp, e-posta, sosyal medya ve sair iletişim araçlarıyla tarafımı rahatsız etmemesine,
  5. Tedbir talep edilen kişinin üçüncü kişiler aracılığıyla tarafıma haber göndermemesine ve tarafımla temas kurmaya çalışmamasına,
  6. Tedbir talep edilen kişinin tarafıma, aile bireylerime, yakınlarıma, tanıklarıma ve çocuklarıma yaklaşmamasına,
  7. Tedbir talep edilen kişinin varsa ruhsatlı/ruhsatsız silahlarını kolluk birimine teslim etmesine; kamu görevi nedeniyle silah taşıyorsa silahını kurumuna teslim etmesine,
  8. Tedbir talep edilen kişinin alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisiyle tarafıma ve bulunduğum yerlere yaklaşmamasına; gerekiyorsa muayene ve tedavi için sağlık kuruluşuna başvurmasına,
  9. Hayati tehlike ve ısrarlı takip riski nedeniyle gerekli görülmesi halinde elektronik kelepçe uygulanmasına,
  10. Kimlik ve adres bilgilerimin, UYAP ve diğer resmi kayıtlar dahil olmak üzere gizlenmesine,
  11. İhtiyaç halinde tarafıma ve çocuklarıma uygun barınma yeri sağlanmasına,
  12. Ekonomik durumum dikkate alınarak tarafım ve çocuklarım lehine geçici maddi yardım ve/veya tedbir nafakasına hükmedilmesine,
  13. Müşterek çocuklar bakımından varsa kişisel ilişkinin uzman/refakatçi eşliğinde kurulmasına, sınırlandırılmasına veya geçici olarak durdurulmasına,
  14. Verilecek tedbir kararının ilk aşamada […] ay süreyle uygulanmasına,
  15. Tedbir kararına aykırılık halinde 6284 sayılı Kanun kapsamında zorlama hapsi uygulanacağının tedbir talep edilen kişiye ihtarına,

karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

Tarih: […]
Tedbir Talep Eden: […]
İmza: […]

EKLER

Diğer deliller

Kimlik fotokopisi

Mesaj ve arama kayıtları

Sosyal medya yazışmaları

Darp raporu / sağlık raporu

Kolluk başvuru tutanakları

Fotoğraf ve kamera görüntüleri

Nüfus kayıt örneği

Varsa önceki mahkeme veya 6284 kararları

Similar Posts

  • Boşanma Davasında Karşı Dava Nedir?

    Boşanma Davasında Karşı Dava Nedir? Boşanma davasında karşı dava, kendisine boşanma davası açılan davalı eşin, aynı dosya içinde davacı eşe karşı kendi boşanma talebini ve buna bağlı taleplerini ileri sürmesidir. Uygulamada birçok kişi, kendisine boşanma davası açıldığında yalnızca cevap dilekçesi vermesinin yeterli olduğunu düşünür. Oysa cevap dilekçesi ile karşı dava aynı şey değildir. Cevap dilekçesi…

  • Çocuğun Kişisel İlişki Günlerinde Teslim Edilmemesi

    Çocuğun Kişisel İlişki Günlerinde Teslim Edilmemesi Halinde Ne Yapılır? Boşanma veya ayrılık sonrasında velayet kendisine verilmeyen anne ya da baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilebilir. Bu kişisel ilişki, çocuğun anne veya babasıyla bağını koruması, duygusal gelişiminin desteklenmesi ve aile ilişkilerinin sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi açısından önemlidir. Ancak uygulamada sık karşılaşılan sorunlardan biri, mahkeme…

  • Anlaşmalı Boşanma Protokolü

    Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır? Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda vardıkları anlaşmayı yazılı hale getiren belgedir. Bu protokolde tarafların boşanma iradesi, varsa çocukların velayeti, çocukla kişisel ilişki, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, ziynet eşyaları, ev eşyaları, ortak konut, yargılama giderleri ve benzeri konular düzenlenebilir. Anlaşmalı boşanma…

  • Velayetin Değiştirilmesi Davası

    Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır? Velayetin değiştirilmesi davası, daha önce mahkeme kararıyla anneye veya babaya verilen velayetin, sonradan ortaya çıkan yeni durumlar nedeniyle değiştirilmesi amacıyla açılan aile hukuku davasıdır. Boşanma davasında verilen velayet kararı kesinleşmiş olsa bile bu karar her zaman mutlak ve değişmez değildir. Çocuğun yaşam koşulları, güvenliği, eğitimi, sağlığı, psikolojik durumu veya anne-babayla…

  • Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?

    Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? Boşanma davasında mahkemenin duruşmada “tarafların boşanmalarına” karar vermesi, tarafların o anda hukuken boşandığı anlamına gelmez. Boşanma kararının hukuki sonuç doğurabilmesi için kararın kesinleşmesi gerekir. Boşanma kararı kesinleşmeden tarafların nüfus kaydında medeni hâli değişmez, taraflar yeniden evlenemez ve kararın kesinleşmesine bağlı bazı sonuçlar doğmaz. Bu nedenle boşanma davasında en çok karıştırılan…

  • Boşanma Davası

    Boşanma Davası Nasıl Açılır? Boşanma davası, evlilik birliğinin hukuken sona erdirilmesi amacıyla aile mahkemesinde açılan davadır. Boşanma süreci yalnızca eşlerin ayrılması anlamına gelmez; aynı zamanda velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı ve çocukla kişisel ilişki gibi birçok hukuki sonucu da beraberinde getirebilir. Bu nedenle boşanma davası açmadan önce sürecin anlaşmalı mı yoksa çekişmeli…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir