Boşanma Davasında Karşı Dava Nedir?
Boşanma Davasında Karşı Dava Nedir?
Boşanma davasında karşı dava, kendisine boşanma davası açılan davalı eşin, aynı dosya içinde davacı eşe karşı kendi boşanma talebini ve buna bağlı taleplerini ileri sürmesidir.
Uygulamada birçok kişi, kendisine boşanma davası açıldığında yalnızca cevap dilekçesi vermesinin yeterli olduğunu düşünür. Oysa cevap dilekçesi ile karşı dava aynı şey değildir. Cevap dilekçesi savunma niteliğindedir. Karşı dava ise davalının davacıya karşı kendi davasını açmasıdır.
Bu ayrım özellikle çekişmeli boşanma davalarında çok önemlidir. Çünkü davalı eş sadece “ben kusurlu değilim, davacı kusurludur” diyerek savunma yapabilir. Ancak kendisi de boşanmak, maddi ve manevi tazminat istemek, yoksulluk nafakası talep etmek, velayet istemek veya başka taleplerde bulunmak istiyorsa karşı dava açması gerekebilir.
Karşı Dava Nedir?
Karşı dava, davalının kendisine karşı açılmış olan davada, davacıya karşı kendi talebini ileri sürdüğü davadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.132’ye göre karşı dava açılabilmesi için asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması gerekir. Ayrıca karşı davada ileri sürülen talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas, mahsup ilişkisi veya bağlantı bulunmalıdır.
Boşanma davalarında bu bağlantı çoğu zaman vardır. Çünkü asıl dava da karşı dava da aynı evlilik birliğine, aynı taraflara ve boşanmaya sebep olan olaylara ilişkindir.
Örneğin erkek eş boşanma davası açmışsa, kadın eş de aynı dosyada karşı dava açarak erkeğin kusurlu olduğunu, boşanmaya karar verilmesini, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesini isteyebilir.
Cevap Dilekçesi ile Karşı Dava Arasındaki Fark Nedir?
Cevap dilekçesi, davalının kendisine yöneltilen davaya karşı savunma yaptığı dilekçedir.
Karşı dava ise davalının davacıya karşı kendi taleplerini ileri sürdüğü bağımsız dava niteliğindedir.
Örneğin davalı eş cevap dilekçesinde şöyle diyebilir:
“Davacının iddiaları doğru değildir. Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kusurludur. Davanın reddini talep ederim.”
Bu bir savunmadır.
Ancak davalı eş şöyle diyorsa karşı dava gündeme gelir:
“Davacının ağır kusurlu davranışları nedeniyle tarafların boşanmalarına, müvekkilim lehine maddi ve manevi tazminata, yoksulluk nafakasına ve müşterek çocuğun velayetinin müvekkilime verilmesine karar verilmesini talep ederim.”
Bu artık davalı eşin kendi taleplerini içerir. Bu taleplerin usulüne uygun karşı dava ile ileri sürülmesi gerekir.
Karşı Dava Neden Önemlidir?
Karşı dava, davalı eşin yalnızca savunmada kalmamasını sağlar.
Eğer davalı eş boşanmak istemiyor ve yalnızca davacının davasının reddini istiyorsa cevap dilekçesi yeterli olabilir. Ancak davalı eş de boşanmak istiyor ve davacının kusurlu olduğunu ileri sürerek kendi lehine sonuçlar almak istiyorsa karşı dava önemlidir.
Karşı dava açılmadığında davalı eş bazı taleplerini ileri sürmekte sorun yaşayabilir.
Özellikle şu talepler bakımından karşı dava stratejik önem taşır:
Davalının kendi boşanma talebi
Maddi tazminat
Manevi tazminat
Yoksulluk nafakası
Velayet
İştirak nafakası
Kişisel ilişkinin düzenlenmesi
Ziynet veya eşya talepleriyle bağlantılı talepler
Ancak her talep için karşı dava zorunlu olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Boşanmanın feri niteliğindeki bazı talepler yargılama içinde ileri sürülebilse de, davalının kendi boşanma talebi bakımından karşı dava kritik öneme sahiptir.
Davalı Karşı Dava Açmazsa Ne Olur?
Davalı karşı dava açmazsa, kural olarak davacı tarafından açılan dava üzerinden yargılama yürür.
Davalı, cevap dilekçesiyle davacının iddialarına karşı koyabilir, davacının kusurlu olduğunu savunabilir ve davanın reddini isteyebilir. Ancak kendisi de boşanma kararı verilmesini istiyorsa ve davacıya karşı bağımsız talepler ileri sürmek istiyorsa karşı dava açmaması hak kaybına yol açabilir.
Örneğin davacı eş boşanma davası açmış, davalı eş ise karşı dava açmamış olsun. Yargılama sonunda mahkeme davacının davasını ispatlanmadığı için reddederse, davalı eşin bağımsız boşanma talebi olmadığı için taraflar boşanmayabilir.
Oysa davalı karşı dava açmış olsaydı, mahkeme davacının davasını reddetse bile davalının karşı davasını değerlendirip boşanmaya karar verebilirdi.
Bu nedenle davalı eşin sadece savunma mı yapacağı, yoksa kendi boşanma talebini de mi ileri süreceği dava başında doğru belirlenmelidir.
Karşı Dava Hangi Sürede Açılır?
Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılır.
HMK m.127’ye göre cevap dilekçesi verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa, davalı aynı süre içinde mahkemeden ek süre isteyebilir. Ek süre bir defaya mahsus olmak üzere ve bir ayı geçmemek üzere verilebilir.
HMK m.133’e göre karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı dilekçeyle açılabilir. Süresinden sonra karşı dava açılırsa mahkeme davaların ayrılmasına karar verebilir.
Bu nedenle boşanma davası kendisine tebliğ edilen davalı eşin süreleri kaçırmaması çok önemlidir.
Cevap Süresi Kaçırılırsa Karşı Dava Açılabilir mi?
Cevap süresi kaçırılmışsa karşı dava açmak usulî açıdan sorunlu hale gelir.
Karşı dava, kural olarak cevap süresi içinde açılmalıdır. Süre geçtikten sonra karşı dava açılırsa, mahkeme bu davayı asıl davadan ayırabilir. Bu durumda davalı eşin karşı talepleri ayrı bir dava olarak yürüyebilir; dosya bütünlüğü ve usul ekonomisi zedelenebilir.
Bu nedenle dava dilekçesi tebliğ edildiğinde iki haftalık cevap süresi çok dikkatli takip edilmelidir.
Eğer süre içinde cevap hazırlamak mümkün değilse, aynı iki haftalık süre içinde mahkemeden ek süre talep edilmelidir. Ek süre talebi zamanında yapılmazsa hak kaybı yaşanabilir.
Karşı Dava İçin Harç Ödenir mi?
Evet. Karşı dava bağımsız dava niteliğinde olduğu için harca tabidir.
Boşanma davasında karşı dava açan tarafın, dava türüne ve taleplerine göre gerekli harç ve gider avansını yatırması gerekir.
Özellikle maddi tazminat, manevi tazminat veya ziynet/eşya gibi para ile ölçülebilen talepler varsa harç ve usul konusu dikkatle değerlendirilmelidir.
Ancak boşanmanın feri niteliğindeki bazı talepler bakımından ayrıca harç gerekip gerekmediği talebin niteliğine göre değerlendirilir. Örneğin TMK m.174 kapsamındaki maddi ve manevi tazminat ile TMK m.175 kapsamındaki yoksulluk nafakası boşanmanın eki niteliğindedir; bu tür taleplerin ayrıca nasıl harçlandırılacağı uygulamada talebin niteliğine göre incelenmelidir. TMK m.174 maddi ve manevi tazminatın koşullarını düzenler.
Bu nedenle karşı dava dilekçesi hazırlanırken yalnızca içerik değil, harç ve gider avansı da kontrol edilmelidir.
Boşanma Davasında Karşı Dava Hangi Talepleri İçerebilir?
Karşı dava dilekçesinde davalı eş kendi taleplerini açıkça yazmalıdır.
Karşı dava şu talepleri içerebilir:
Boşanma kararı verilmesi
Davacı-karşı davalının ağır kusurlu olduğunun tespiti
Maddi tazminat
Manevi tazminat
Tedbir nafakası
Yoksulluk nafakası
Çocuk varsa velayet
İştirak nafakası
Çocukla kişisel ilişki düzenlemesi
6284 veya TMK m.169 kapsamında geçici tedbir talepleri
Ortak konutun tahsisi
Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti
Somut olayın özelliklerine göre ziynet eşyası, ev eşyası veya malvarlığı talepleri de gündeme gelebilir. Ancak ziynet ve mal rejimi gibi taleplerin boşanmanın feri sonucu olup olmadığı, ayrı dava gerektirip gerektirmediği ve harç durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Karşı Dava Açmadan Tazminat İstenebilir mi?
Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat talepleri özel bir yere sahiptir.
Türk Medeni Kanunu m.174’e göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun maddi tazminat isteyebilir. Ayrıca boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir.
Uygulamada boşanmanın feri niteliğindeki tazminat taleplerinin yargılama içinde ileri sürülmesi mümkündür. Ancak davalı eşin yalnızca savunma yapması ile davacıya karşı kendi boşanma ve tazminat taleplerini bağımsız şekilde ileri sürmesi farklıdır.
Bu nedenle davalı eşin tazminat talebi varsa, karşı dava açarak taleplerini açık ve güçlü şekilde kurması daha güvenli bir yöntemdir.
Karşı Dava Açmadan Yoksulluk Nafakası İstenebilir mi?
Yoksulluk nafakası, boşanmanın feri niteliğindeki taleplerden biridir.
Türk Medeni Kanunu m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir.
Yoksulluk nafakası talebi boşanma davası içinde ileri sürülebilir. Ancak davalı eş hem boşanma hem de nafaka bakımından aktif talepte bulunmak istiyorsa, karşı dava açması çoğu durumda daha sağlıklı olur.
Özellikle davacı eşin davasının reddi ihtimali varsa, davalının kendi boşanma talebini karşı dava ile ileri sürmemesi risk yaratabilir. Çünkü yoksulluk nafakası boşanma sonucuna bağlıdır.
Karşı Dava Açmadan Velayet İstenebilir mi?
Çocuk varsa mahkeme velayeti çocuğun üstün yararına göre kendiliğinden değerlendirmek zorundadır. Bu nedenle velayet konusunda hâkimin araştırma yükümlülüğü vardır.
Ancak davalı eş, çocuğun velayetinin kendisine verilmesini istiyorsa bunu cevap dilekçesinde ve gerekiyorsa karşı dava dilekçesinde açıkça talep etmelidir.
Velayet talebi yalnızca “çocuğumu istiyorum” şeklinde soyut bırakılmamalıdır. Çocuğun üstün yararı, bakım düzeni, okul durumu, sağlık durumu, anne-babayla ilişkisi, sosyal inceleme raporu ihtiyacı ve diğer ebeveynin tutumu somut şekilde anlatılmalıdır.
Karşı dava, davalı eşin velayet konusundaki aktif pozisyonunu güçlendirir.
Karşı Dava Açılınca Dosya Nasıl İlerler?
Karşı dava açıldığında aynı dosyada iki dava birlikte görülür:
Asıl dava
Karşı dava
Bu durumda tarafların sıfatları değişir. İlk davayı açan kişi “davacı-karşı davalı”, karşı dava açan kişi ise “davalı-karşı davacı” olur.
Mahkeme her iki tarafın iddialarını, savunmalarını, delillerini ve taleplerini birlikte değerlendirir. Yargılama sonunda mahkeme asıl davayı kabul edip karşı davayı reddedebilir, karşı davayı kabul edip asıl davayı reddedebilir veya her iki davayı da kabul ederek tarafların boşanmalarına karar verebilir.
Boşanma davalarında mahkeme kusur değerlendirmesini her iki taraf yönünden yapar. Bu nedenle karşı dava, kusur ve taleplerin daha dengeli değerlendirilmesi açısından önemlidir.
Asıl Dava Reddedilip Karşı Dava Kabul Edilebilir mi?
Evet. Mahkeme, davacının açtığı asıl davayı reddedebilir; ancak davalının açtığı karşı davayı kabul edebilir.
Örneğin davacı eş, davalıyı kusurlu göstermiş; fakat iddialarını ispatlayamamış olabilir. Buna karşılık davalı-karşı davacı eş, davacının şiddet, hakaret, aldatma veya ekonomik şiddet gibi kusurlu davranışlarını ispatlamış olabilir.
Bu durumda mahkeme asıl davayı reddedip karşı dava üzerinden boşanmaya karar verebilir.
Bu ihtimal, karşı davanın neden önemli olduğunu gösterir. Eğer davalı karşı dava açmamış olsaydı, mahkeme sadece asıl davayı reddedebilir ve taraflar boşanmayabilirdi.
Hem Asıl Dava Hem Karşı Dava Kabul Edilebilir mi?
Evet. Mahkeme her iki davayı da kabul edebilir.
Bu durumda mahkeme genellikle tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına ve boşanmalarına karar verir. Ancak kusur durumunu ayrıca değerlendirir.
Örneğin mahkeme, her iki tarafın da kusurlu davranışları bulunduğunu, ancak bir tarafın daha ağır kusurlu olduğunu belirleyebilir. Bu kusur değerlendirmesi maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası bakımından önemlidir.
Bu nedenle karşı dava açılmış dosyalarda sadece boşanma kararı değil, kusur oranı ve feri talepler de dikkatle takip edilmelidir.
Karşı Dava Açılırsa Davacı Davasından Feragat Ederse Ne Olur?
Davacı asıl davasından feragat ederse, bu feragat yalnızca asıl davayı etkiler. Karşı dava açılmışsa karşı dava devam eder.
Örneğin erkek eş boşanma davası açmış, kadın eş karşı dava açmış olsun. Erkek daha sonra kendi davasından feragat ederse, kadının karşı davası kendiliğinden sona ermez. Kadın karşı davasını sürdürürse mahkeme karşı dava üzerinden yargılamaya devam eder.
Bu nedenle karşı dava, davalının haklarını korur. Aksi halde davacı istediği zaman davasından feragat ederek dosyanın tümünü kontrol edebilir gibi bir durum ortaya çıkabilirdi.
Karşı dava bağımsız dava niteliğinde olduğu için davacının feragati, karşı davacının taleplerini ortadan kaldırmaz.
Karşı Davadan Feragat Edilebilir mi?
Evet. Karşı davacı da kendi karşı davasından feragat edebilir.
Karşı davadan feragat edilirse, karşı dava feragat nedeniyle reddedilir. Ancak asıl dava devam edebilir.
Eğer taraflar barışmışsa ve dosyada hem asıl dava hem karşı dava varsa, her iki tarafın da kendi davası yönünden açık usuli beyanda bulunması gerekir.
Aksi halde taraflardan biri davasından feragat ederken diğer tarafın davası devam edebilir.
Karşı Dava Açmak Kusur Kabulü Anlamına Gelir mi?
Hayır. Karşı dava açmak, davalının kusuru kabul ettiği anlamına gelmez.
Aksine karşı dava çoğu zaman davalının, davacının kusurlu olduğunu ileri sürmesi ve kendi boşanma talebini ortaya koymasıdır.
Davalı, karşı dava açarken şunu söylemiş olur:
“Davacının iddialarını kabul etmiyorum. Boşanmaya sebep olan olaylarda asıl kusurlu olan davacıdır. Bu nedenle benim karşı davamın kabulüne karar verilmelidir.”
Bu nedenle karşı dava açmak savunmadan vazgeçmek değil, savunmayı aktif talebe dönüştürmektir.
Karşı Dava Açmak Boşanmayı Kabul Etmek midir?
Karşı dava açmak çoğu durumda davalının da boşanma istediğini gösterir. Ancak bu, davacının iddialarını kabul ettiği anlamına gelmez.
Davalı, “evet boşanmak istiyorum ama davacının anlattığı sebeplerle değil; davacının kusurlu davranışları nedeniyle boşanmak istiyorum” diyebilir.
Bu durum özellikle kusur, tazminat ve nafaka bakımından önemlidir.
Çünkü tarafların ikisi de boşanmak istese bile, kimin kusurlu olduğu, tazminat ve nafaka taleplerinin sonucunu etkileyebilir.
Karşı Dava Dilekçesinde Kusur Nasıl Anlatılmalıdır?
Karşı dava dilekçesinde kusur iddiaları somut, kronolojik ve delillerle bağlantılı şekilde anlatılmalıdır.
Sadece “davacı kusurludur” demek yeterli değildir.
Örneğin:
“Davacı-karşı davalı eş, evlilik birliği boyunca müvekkile sürekli hakaret etmiş, müvekkili ailesi yanında küçük düşürmüş ve 12.03.2026 tarihinde fiziksel şiddet uygulamıştır. Bu hususlar tanık beyanları, darp raporu ve kolluk kayıtlarıyla ispatlanacaktır.”
şeklinde somut anlatım yapılmalıdır.
Her olayın tarihi, yeri, içeriği, tanıkları ve delilleri belirtilmelidir.
Bu yöntem mahkemenin kusur değerlendirmesini kolaylaştırır.
Karşı Dava Dilekçesinde Deliller Nasıl Gösterilmelidir?
Deliller olaylarla bağlantılı gösterilmelidir.
Örneğin:
Hakaret için WhatsApp mesajları ve tanıklar
Şiddet için darp raporu, kolluk tutanağı ve tanıklar
Aldatma için mesajlar, otel kayıtları, sosyal medya ve tanıklar
Ekonomik şiddet için banka kayıtları, SGK, tanıklar
Çocukla ilgili ihmal için okul kayıtları, sağlık kayıtları, sosyal inceleme raporu
Delil listesi gelişigüzel yapılmamalıdır. Hangi delilin hangi vakıayı ispatladığı anlaşılır olmalıdır.
Karşı Dava Dilekçesinde Talep Sonucu Nasıl Yazılmalıdır?
Talep sonucu açık olmalıdır.
Örneğin şu talepler kurulabilir:
Asıl davanın reddine
Karşı davanın kabulüne
Tarafların boşanmalarına
Davacı-karşı davalının ağır kusurlu olduğunun kabulüne
Karşı davacı lehine maddi tazminata
Karşı davacı lehine manevi tazminata
Karşı davacı lehine tedbir ve yoksulluk nafakasına
Müşterek çocuğun velayetinin karşı davacıya verilmesine
Çocuk lehine iştirak nafakasına
Davalı-karşı davacı ile çocuk arasında uygun kişisel ilişki kurulmasına
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine
Talep sonucu belirsiz veya eksik yazılırsa mahkeme taleplerin tamamını değerlendiremeyebilir.
Karşı Dava Açarken Ziynet Talep Edilebilir mi?
Ziynet eşyası talepleri boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir; ancak ziynet talebi boşanmanın feri sonucu değildir.
Bu nedenle ziynet eşyası talebi harç, ispat ve dava niteliği bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Davalı eş karşı dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesini veya mümkün değilse bedelini talep etmek istiyorsa, bu talebin açıkça ve harca esas değer gösterilerek kurulması gerekebilir.
Ziynet talebi ile boşanma kusuru birbirine karıştırılmamalıdır. Ziynet eşyalarında temel mesele, ziynetlerin kime ait olduğu, kimde kaldığı, bozdurulup bozdurulmadığı ve iade edilip edilmeyeceğidir.
Karşı Dava Açarken Mal Paylaşımı Talep Edilebilir mi?
Mal rejiminin tasfiyesi, boşanmanın feri sonucu değildir. Bu nedenle mal paylaşımı talepleri boşanma davasından ayrı teknik değerlendirme gerektirir.
Eşler arasındaki edinilmiş mallara katılma rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş kabul edilir; ancak tasfiye çoğu zaman boşanma kararının kesinleşmesinden sonra gündeme gelir.
Bu nedenle karşı dava dilekçesinde mal paylaşımı talepleri varsa, bunların tefrik edilip ayrı görülmesi veya boşanmanın sonucunun bekletici mesele yapılması gündeme gelebilir.
Mal rejimi talepleri için katılma alacağı, değer artış payı, katkı payı, kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımı ayrıca hazırlanmalıdır.
Karşı Dava Açılmazsa Davalının Delilleri Değerlendirilir mi?
Evet. Davalı karşı dava açmasa bile cevap dilekçesinde sunduğu savunma delilleri mahkeme tarafından değerlendirilebilir.
Davalı, davacının iddialarını çürütebilir, davacının kusurlu olduğunu gösterebilir ve asıl davanın reddini isteyebilir.
Ancak karşı dava açılmadıysa, davalının kendi bağımsız boşanma talebi bulunmaz. Bu nedenle davacının davası reddedilirse, davalı kendi talebi üzerinden boşanma kararı alamayabilir.
Bu ayrım çok önemlidir.
Karşı Dava Açmak Davayı Uzatır mı?
Karşı dava, dosyaya yeni iddialar ve talepler eklediği için yargılamayı bir miktar genişletebilir. Ancak çoğu durumda aynı evlilik birliğine ilişkin olaylar birlikte değerlendirileceği için usul ekonomisi sağlar.
Karşı dava açılmaz ve davalı sonradan ayrı bir boşanma davası açmak zorunda kalırsa, iki ayrı dosya ortaya çıkabilir. Bu da süreci daha karmaşık hale getirebilir.
Bu nedenle karşı dava, doğru dosyada ve süresinde açıldığında süreci gereksiz uzatmaktan çok, tarafların tüm iddialarının aynı yargılamada değerlendirilmesini sağlar.
Karşı Dava Açmak İçin Ayrı Dilekçe mi Gerekir?
Karşı dava cevap dilekçesi içinde açılabilir veya cevap süresi içinde ayrı bir karşı dava dilekçesiyle açılabilir.
Uygulamada genellikle “cevap ve karşı dava dilekçesi” başlığı kullanılır.
Bu dilekçede önce davacının iddialarına cevap verilir, sonra karşı dava açıklamaları yapılır ve talep sonucu açıkça yazılır.
Başlıkta ve içerikte karşı dava açıldığı net olmalıdır. Sadece cevap dilekçesinin içinde bazı talepler yazmak, her zaman usulüne uygun karşı dava açıldığı anlamına gelmeyebilir.
Bu nedenle dilekçenin başlığı, harçlandırılması ve talep sonucu dikkatli hazırlanmalıdır.
Karşı Dava Dilekçesinde En Sık Yapılan Hatalar
Karşı dava dilekçelerinde sık yapılan hatalar şunlardır:
Cevap dilekçesi ile karşı davayı karıştırmak
Karşı dava açmadan boşanma talep etmek
Süreyi kaçırmak
Ek süre talebini zamanında yapmamak
Harç ve gider avansını yatırmamak
Talep sonucunu açık yazmamak
Kusur iddialarını soyut bırakmak
Delilleri olaylarla ilişkilendirmemek
Tazminat ve nafaka taleplerini gerekçelendirmemek
Velayet talebinde çocuğun üstün yararını anlatmamak
Ziynet ve mal rejimi taleplerini boşanmanın feri sonucu sanmak
Karşı dava açıldıktan sonra davacının feragatinin karşı davayı bitireceğini düşünmek
Bu hatalar hak kaybına neden olabilir.
Karşı Dava İçin Pratik Kontrol Listesi
Boşanma davasına cevap verirken şu sorular cevaplanmalıdır:
Dava dilekçesi ne zaman tebliğ edildi?
İki haftalık cevap süresi başladı mı?
Ek süre talebi gerekiyor mu?
Davalı sadece davanın reddini mi istiyor?
Davalı da boşanmak istiyor mu?
Davacıya karşı kusur iddiaları var mı?
Maddi tazminat istenecek mi?
Manevi tazminat istenecek mi?
Yoksulluk nafakası istenecek mi?
Çocuk varsa velayet kimde olmalı?
İştirak nafakası talep edilecek mi?
Tedbir nafakası veya ortak konut tedbiri istenecek mi?
Ziynet veya ev eşyası talebi var mı?
Mal rejimi talebi ayrıca açılmalı mı?
Deliller hazır mı?
Tanıklar kim?
Karşı dava harcı ve gider avansı yatırılacak mı?
Bu sorular cevaplanmadan sadece cevap dilekçesi vermek riskli olabilir.
Sonuç
Boşanma davasında karşı dava, davalı eşin davacı eşe karşı kendi boşanma talebini ve buna bağlı taleplerini ileri sürdüğü davadır. Cevap dilekçesi savunma niteliğindeyken, karşı dava bağımsız talep içerir.
Karşı dava özellikle davalının da boşanmak istemesi, davacının kusurlu olduğunu ileri sürmesi, maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası, velayet veya başka taleplerde bulunması halinde önemlidir.
HMK m.132’ye göre karşı dava açılabilmesi için asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması ve karşı dava ile asıl dava arasında bağlantı bulunması gerekir. Boşanma davalarında bu bağlantı çoğu zaman vardır. Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılmalıdır.
Davalı karşı dava açmazsa, davacının davasına karşı savunma yapabilir; ancak kendi bağımsız boşanma talebi bulunmayabilir. Bu durumda davacının davası reddedilirse, davalı eşin karşı dava üzerinden boşanma kararı alma imkânı olmaz.
Bu nedenle boşanma davası kendisine tebliğ edilen davalı eşin, cevap süresi içinde yalnızca savunma mı yapacağı yoksa karşı dava mı açacağı dikkatle belirlenmelidir. Süre, harç, deliller, kusur iddiaları, tazminat, nafaka, velayet ve diğer talepler birlikte değerlendirilmelidir.
